Re: [105373] turkiye-icin-el-ele@googlegroups.com adlı grubun özeti - 1 konu konuda 1 güncelleme ileti

9 views
Skip to first unread message

Metin Atamer

unread,
Sep 29, 2026, 12:58:06 PMSep 29
to Turkiye-i...@googlegroups.com

DİN KILIFI

 

Ekranda güncel haberleri dinlerken bir çok konuda rahatsız olmaktayım. Ekrana görüntü veren kişilerin  başlarında, şekil olarak özel görünüm veren kadın olsun erkek olsun, dini bir kimlik resmetmeye  çalışmalarından rahatsız olmaktayım. Hatta verdikleri şekilde dini alet ederek güven arayanlara muhabbetle bakmamaktayım. Her nerede olursa olsun erkek veya kadın  kafalarını bezle sıkı sıkı bağlayanlarında, ne anlatmak istediklerini bir türlü anlamakta güçlük çekmekteyim.       

Bir insanın saç kılının iffet anlamına geldiğini, şekil olarak ifade etmelerinin arkasında, başka düzen bulunmasını izlemek , benim dini inançlarıma ters gelmekte. Nur suresi 31 ayet te belirtilen’  başlara örtü omuzlarına kadar ‘ sözü , Mısır da firavun devrine kadar uzandığı muhakkak. Firavunlar döneminde başlara konulan örtü güneşten korunmak amaçlı olup omuzlara kadar indiğini biliyoruz. Aynı surede ‘ kimseye süslerini göstermesinler’ cümlesinin ‘ saç ‘ın   süs anlamına gelmediği de bariz.

Öğleden sonra kuşağında bir kanalın programında , dağılan ailelerin problemlerini ele alan başarılı bir programcının yaptığı yayını zaman zaman izlediğimi ifade edebilirim.  Burada da başlarını sıkı sıkı bağlayıp, dindar görünüm sergileyen kadınların , evli olduğu halde eşini ve çocuklarını bırakıp  kaçarak, bir başka erkekle yeni yaşama İMAM NİKAHI ile başladığını izlerken , bazı manevi değerlerimi sorgulamaya başlamaktayım.

Bu, ne bir ahlak değeri nede bir inanç yozlaşması. Bu doğrudan toplumun manevi değerlerini zaman içinde kaybetmesi ile ortaya çıkan çocuk yaşta bozuk eğitim düzeni olduğuna inanırım.

Bilhassa kız çocuklarının daha küçük yaşta başlarını bağlamaları ile başlayan aile içi çocuk eğitimi sonrası, okul döneminde çocukların erkek ve kız olarak ayrılması, son derecede yanlış  olduğunu, pedagoglar söylemekte. Kız çocuklarına yeterince doğru eğitim verilmemesinin neticesi olarak, daha çok küçük yaşta hatta çocuk yaşta evlendirilmesi ile devam eden çarpık düzen sonrası, yozlaşan aile yapısı.

Aile yozlaşmasına sebeplerden bir başkası da ülkemizin çok hızlı bir şekilde nüfus artışına maruz kaldığına inanmaktayım. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu idrak etmeden çocuk sahibi olan yüz binlerce kız çocuğumuz bulunmakta. Yeterince insanlar eğitilmeden çocuk sahibi olmaları, hatta çocukluk yaşamını tamamlamadan çocuk sahibi olan binlerce kız  çocuğu  olduğuna inanırım. Böyle bir ANNE den doğan çocukların yeterince kaliteli eğitim alamamaktalar.  

Ekranlara  yansıyan bir olayda, hatırlayın 6  ( altı ) yaşında bir kız çocuğunu bir Cemaate bağlı   ( Hiranur vakfı ) vakıf kurucusu tarafından  istismar edildiğini, nefretle ekranlardan dinledik.  Ülkemizde Kadın ve Aileden Sorumlu bir çok Devlet Bakanlarının hizmet verdiğini hatırlamamız gerekir. Bunlardan birini hele hiç unutmamaktayım. Siz de hatırlarsınız:

2016 Mart ayında Ensar Vakfına ait Karaman daki bir yurtta , çocuk istismarı olaylarının patlak vermesi sürecinde , zamanın sorumlu Kadın ve Aileden sorumlu bakanı Sema Ramazanoğlu’nun ekranlara verdiği beyanatta ‘ Bir kerre ile bir şey olmaz’ cümlesi, insanın kanını dondurmaktaydı.

Konu edilen bir çocuk değil bir çok çocuk olduğunu, bu Bakanın idrak etmemiş olmasını, toplum anlamıştı. Bakanın da başı sıkma örtülüydü. Böyle insanlar ülkeyi yönetmeye kalktığında, Türk toplumu olarak  biz, bir çok ahlaki değerimizi yitirmekteyiz.

Kanımca bu yönetim bizi tesadüfen yönetmekteler, ve biz de tesadüfen yaşamaktayız.  Biz böyle bir yönetimi hak ediyor muyuz ?

Bence etmiyoruz, ancak ne yazık ki toplumun, AZİZ NESİN ‘in dediği gibi, ‘ Halkın % 70 i eğitimsiz, bu nedenle, seçimlerde bir paket pirinç, bir paket kahve ver, adamın oyunu alırsın ‘  sözü, doğru bir tespit olduğu muhakkak .

Hani diyorum ya başını sıkı sıkı bezle sararsan herkes seni dindar zanneder, ne söylersen inanırlar , ne yaparsan kabul görür diye, işte böyle bir durumla karşılaştık geçtiğimiz hafta. Kadın ve Aileden Sorumlu eski bir Bakan , başı sımsıkı bağlı, birileri kendisine fısıldamış ‘ Kimse Duymasın Fona Para Yatırın’  diye bilgi vermiş. Kadın hemen söylenen fona para yatırmış.  Zaman geçmiş, birkaç ay sonra , bir yatırıp bin seviyesine gelince yine aynı kaynak, ‘ Kimse Duymasın Fondan Çıkın, Keyfinize Bakın ‘ demiş. Aradan fazla geçmeden, birkaç ay  sonrası , gariban yüzbinlerce sade vatandaşın yoksulluklarına çare  olacağı düşüncesi ile aynı  FON lara yatırılan mütevazı paralar,  birileri tarafından milyarlar olarak toplanıp, bir kenara çekinilmesi , cesur bir gazeteci tarafından ekranlara aktarıldı. İşte ortalık bundan sonra karıştı.  

Aslında yine Kadın ve Aileden sorumlu eski bir bakanın sözü, bu eylem içinde geçerli olduğunu düşünmekteyim. ‘ BİR DEFA İLE BİR ŞEY OLMAZ ‘ diye bir sözüm geldi söyledim , hem nalına hem mıhına.

 

Metin Atamer 


<turkiye-i...@googlegroups.com> adresine sahip kullanıcı 29 Eyl 2026 Sal, 03:24 tarihinde şunu yazdı:
halukgta <halu...@gmail.com>: Sep 28 06:05AM -0700

Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam
diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. *TABİ NASIL
SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL.*
Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde
kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl
uyarıyordu? “*YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS,
RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM
ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.”* *Tek bir kitaba sadık kalan,
neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan
nerede duracağını kestiremez**. Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir;
pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler
çizersiniz*. Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı
emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma
bakın nasıl bir cevap vermiş.
 
*“KÖTÜ NİYETİNİN ESERİ OLARAK SAPLA SAMANI KARIŞTIRIYOR, SAPIK FİKİRLERİNİ
SURETİ HAKTAN GÖRÜNEREK İNSANLARI YANLIŞA SÜRÜKLEMEYE ÇALIŞIYORSUN. BÜTÜN
MÜSLÜMANLAR BİZE ALLAH’IN KELAMI KURAN’I KERİM YETER DİYE İMAN EDER. ANCAK
ALLAH KİTABINI ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKECEK KULLARI OLABİLECEĞİNİ BİLDİĞİ İÇİN
BU KONUDA RESUL’ÜNE GÖREV VERMİŞ, O DA RABBİNİN EMRİNİ YERİNE GETİRMİŞ.
SÜNNET VE HADİS BU EMİRDEN KAYNAKLANMIŞTIR VE KURAN’I TAMAMLAMAZ, KURAN’IN
SAHİBİNİN EMRİNİ YERİNE GETİRİR.”*
 
Arkadaşımız bana biraz kızmış olabilir, sorun değil kızsın en azından
hakaret etmemiş. Çünkü onu çok yapıyorlar, sanki bizler birbirimizin
imanından sorumluymuşuz gibi. Bu arkadaşımızın söyledikleri üzerinde lütfen
birlikte, Kur’an merkezli ama nefsimizle değil *AKLIMIZLA DÜŞÜNELİM*. Önce
şunu söylemek isterim kötü niyetli olanın, zaten Allah belasını mutlaka
verecektir, onun adaletinden hiç birimiz kaçamayız. Sapla samanı
karıştırmak, aslında dilimizde güzel bir deyimdir. *Yani iyi ile kötüyü,
doğru ile yanlışı ya da haklı ile haksızı birbirinden ayırt edememek
anlamına gelir. Konumuzla ilgili çok güzel bir söz geldi aklıma. “KAYNAĞI
BELİRSİZ BİLGİLERLE YÖN BULAN, ÇIKMAZ SOKAKLARDA KAYBOLMAYA MAHKÛMDUR.”*
 
*Allah’ın dini İslam’ı yaşarken doğru ile yanlışı iyi ile kötüyü nasıl
ayıracağımızı hangi kaynaktan öğrenmeliyiz, sanırım burası çok önemli.
Allah’ın Zuhruf 44. Ayetinde de uyardığı gibi, sorumlu tutacağına
hükmettiği Kur’an’dan öğrenmeliyiz dersek, çok doğru bir karar vermiş
oluruz. Yok, eğer eğri ile doğruyu iyi ve kötüyü hem Kur’an’dan, hem de
Allah’ın Resulüne ait olduğu iddia edilen rivayet hadislerinden
öğrenmeliyiz dersek, işte o zaman arkadaşımızın bana söylediği gibi, SAPLA
SAMANI BİRBİRİNE KARIŞTIRMIŞ OLURUZ. Çünkü Kur’an Allah’ın katından gelen
bir NUR IŞIK, her şeyden önemlisi* *ALLAH’IN KORUMASINDA OLDUĞUNU RABBİMİZ
SÖYLÜYOR.* *Peki, Allah’ın Resulüne ait olduğu iddia edilen hadisleri de,
Kur’an ayetleri gibi kesin doğru ve bizlerin sorumlu olduğumuzu
söyleyebilir miyiz? Asla bunu söyleyemeyiz, söylersek Allah’ın kitabı
Kur’an’a, şirk koşmuş oluruz. Çünkü bu bilgiler Allah’ın asla korumasında
değildir, hatta bizlere rivayet yoluyla ulaşmıştır. Onun içinde Allah
ayetinde, doğruluğundan emin olamayacağın bilgilerin sakın ardına düşmeyin,
sorumlu tutarım diye uyarıyor. Çok daha önemlisi, Resule atfen birbirimize
naklettiğimiz rivayet hadislerden, Allah’ın Resulünün haberi olmadığından,
ONAYIDA YOKTUR. Onun vefatından yaklaşık 250 yıl sonra kayda geçirildiği
rivayet edilir. Sizce böyle bilgilerle Allah, Kur’an’ı anlamamızı ister
miydi? Sanırım bu soruya bile akıl mantık merkezli vereceğimiz cevap,
bizleri doğru yola yönlendirecektir.*
 
*Arkadaşımız bütün Müslümanlar, bize Allah’ın kelamı Kur’an’ı kerim yeter
diye iman ediyor demiş. Çok doğru öyle söylüyoruz ama İslam’ı yaşarken
sizce o söylediklerimizi hayatımıza geçiriyor muyuz orası önemli.
SÖYLEMEKLE DEĞİL, YAŞAMKLA İSLAM HAYATA GEÇER. Onun için Allah, geçmiş
toplumların yanlışlarına örnek verirken,* *BANA VERDİKLERİ SÖZÜ KULLARIM
TUTMADILAR DİYOR**. Bizlerde nasıl söz vermiştik? Yalnız sana kulluk
ederiz, yalnız senden yardım dileriz Allah’ım dedik. Peki, bu sözümüzde
duruyor muyuz? Yalnız Allah’a kulluk edip, yalnız Allah’tan mı yardım
şefaat diliyoruz? Eğer sözümüzde durmayıp, Allah’ın yanında Resulünden ya
da edindiğimiz Veli kişilerden de yardım, destek, şefaat diliyorsak, bizler
Allah’a verdiğimiz sözü tutmuyor, HAKTAN GÖRÜNÜYORUZ BELKİ AMA ATALARIMIZIN
ÖĞRETTİĞİ, SAPKIN İNANÇLARI YAŞIYORYUZ DEMEKTİR.*
 
*Değerli arkadaşımız Allah, kitabını anlamakta zorluk çekecek kulları
olabileceğini bildiği için, bu konuda resulüne görev vermiş, oda Rabbinin
emrini yerine getirmiş diyor. Şimdide arkadaşımızın, bu söyledikleri
üzerinde düşünelim. Arkadaşımızın söylediğine göre, Allah Kur’an’ı her aklı
başında kulunun anlayamayacağı şekilde göndermiş olduğunu söylüyor,
Allah’ın Resulü bu açığı kapatarak Kur’an’ı anlayamayacak olanlara da,
açıklama detay verme görevini üstlenmiş oluyor. Değerli dostlarım din
kardeşlerim, bunu söylemek ALLAH’IN ADALETİNE KUR’AN’IN İNDİRİLİŞ AMACINA,
TAMAMEN TERS DÜŞTÜĞÜNÜ ANLAYAMIYOR MUYUZ?* *Anlayamıyoruz çünkü Kur’an’ın
değil rivayetlerin etkisinde İslam’ı yaşıyoruz da ondan. Peki Allah’ın
Resulü vefat edince ne olacak, onun adına uyduran hadislerin doğruluğunu
kendisine soramayacağız, sorgusuz kabul mü edeceğiz. Bu batıl yolu içimize
bizden gibi görünen YAHUDİLER SOKMUŞTUR. Lütfen Allah aşkına tarafsız
araştırınız, bugün Yahudilerin batıl inançlarının neredeyse tamamı, bu
yolla mezhepler aracılığıyla içimize girmiştir. Çok ilginçtir bunlar
Kur’an’da yok dediğimizde, her şey Kur’an’da olmaz diyerek, RİVAYET SİLAHI
İLE RESULÜN ADI KULLANILARAK İNANCIMZA SOKULMUŞTUR. Lütfen artık bu tuzağın
farkında olalım.*
 
*Allah Kur’an’da aklı başında her kulunun anlayacağı şekilde Kur’an’ı
gönderdiğini söylemiyor muydu, hem de yemin ederek. Peki, bizler Allah’ın
yemin ederek Kur’an’ı kolaylaştırdığına inanmadık, Resulümü bu açığı
kapatıp Kur’an’ı açıklayıp kolaylaştırdı, buna mı inanıyoruz? Bakın Allah
ne diyor hatırlayalım.*
 
*Kamer 17. Ayet:* *“ANDOLSUN BİZ KUR’AN’I ÖĞÜT ALINSIN DİYE KOLAYLAŞTIRDIK.
HAYDİ, ÖĞÜT ALAN YOK MU?”*
 
*Kamer 22. Ayet:* *“ANDOLSUN BİZ KUR’AN’I ÖĞÜT ALINSIN DİYE KOLAYLAŞTIRDIK.
HAYDİ, ÖĞÜT ALAN YOK MU?”*
 
Kamer suresi 32 ve 40. Ayetlerde de Allah, özellikle yemin ederek Kur’an’ı
anlayalım ve üzerinde düşünelim diye kolaylaştırdığını tekrar ediyor ama
çok üzgünüm hala Rabbimizi duyan işiten yok, çünkü batıl ve hurafe
gözlerimize perde çekmiş kulak ve kalplerimizi mühürlemiş haberimiz bile
yok. Ne kadar acı değil mi, Allah yemin ederek anlayalım diye Kur’an’ı
kolaylaştırdığını söylüyor, ama bizler atalarımızın bizlere öğrettiği
inancı yaşayabilmek için, neler söylüyoruz. Bu konuda Allah bizlerin içini
rahatlatıp, ne söylüyordu hatırlayalım. *Bakara 286. Ayetinde* *“**ALLAH
HİÇBİR KİMSEYİ, GÜCÜNÜN YETMEDİĞİ BİR ŞEYLE YÜKÜMLÜ KILMAZ..**.” Enam 152.
Ayette,* *BİZ HİÇBİR NEFSE, GÜCÜNÜN YETTİĞİNDEN FAZLASINI YÜKLEMEYİZ.”* *Bu
ayetlerin benzeri birçok kez Kur’an’da tekrar edildiği halde, ne yazık ki
Kur’an ile bizleri buluşturmadıkları için, ne söylenirse dinin Allah’ın
emri zannediyoruz.*
 
*Peki arkadaşımızın söylediği gibi Allah Resulüne, kullarımın bir kısmı
anlayamaya bilir, onun için sana açıklama ve kullarıma ayetlerimi
hadislerinle gelecek nesle izah etme görevi verdim demiş olabilir mi? Yani
Allah’ın Resulüne verdiği görev ve yetkiler arasında böyle bir şey var mı
ona bakalım. Gerçi neredeyse her makalemde bunun örneğini Kur’an’dan
veriyorum tekrar vermek istiyorum, yeter ki gerçeklerle buluşabilelim.
Gerçi bunun tam tersini kanıtlamak için, bazı ayetlerde geçen kelimelere,
farklı anlam verip Resulünde bakın Ayetleri açıklama görevi varmış diye,
kanıt yaratmaya çalışıyorlar. Tabi yazacağım ayetlerle çelişmesine
bakmadan, önemsemeden. Bakın Allah Resulüne nasıl bir yetki vermiş. Bunca
apaçık yetki ve sorumluluğu gördüğümüz halde, nasıl olurda Allah, Resulünü
postacı diye mi gönderdi deriz, doğrusu bunu anlayamıyorum.*
 
*“EĞER SİZ YALANLARSANIZ BİLİN Kİ, SİZDEN ÖNCE GEÇEN BİRTAKIM ÜMMETLER DE
YALANLAMIŞLARDI. RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.”
(Ankebut 18)*
 
*“ONLARA VA’DETTİĞİMİZ AZABIN BİR KISMINI SANA GÖSTERSEK DE, (GÖSTERMEDEN)
SENİN RUHUNU ALSAK DA SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. HESAP GÖRMEK
İSE BİZE AİTTİR.” (Rad40)*
 
*“DE Kİ: “BEN TÜREDİ BİR RESUL DEĞİLİM. BANA VE SİZE NE YAPILACAĞINI DA
BİLMEM. BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR
UYARICIYIM.” ( AHKAF 9)*
 
Değerli dostlarım din kardeşlerim, Allah aşkına lütfen zerre kadar düşünün.
Allah’ın Resulüne verdiği görev ve sorumlulukları arasında, kullarım
ayetlerimi anlayamaya bilir, sen anlat açıkla detaylandır. Gelecek nesil
Müslümanlar da senin hadislerinle Kur’an’ı anlasınlar, birbirine sözlü
aktarsınlar demiş olabileceğine, bu ayetlerden anlaşılıyor diyen var mı?
Elbette mümkün değil. Allah boşuna aklınızı kullanın, kullanmayanı pislik
içinde bırakır rezil ederim diye boşuna uyarmıyor. Gelin Allah’ın emrettiği
gibi, bu konuyu düşünelim. Allah yemin ederek Kur’an’ı hiç kimseye muhtaç
olmayalım diye kolaylaştırdığını söylüyor ve bizlerin yalnız Kur’an’ın
ipine sarılmamızı çünkü ondan hesaba çekileceğimizi söylüyorsa, Kur’an’ı
her aklı başında bir insan anlayamayabilir diyebilir miyiz? Asla diyemeyiz.
Bizlerin en büyük hatası, özellikle ibadetlerimize mezheplerin rivayetlerin
ilave ettiği detayları Kur’an’da göremediğimizde bu hatayı yapıyoruz.
Halbuki şöyle düşünmemiz gerekmez mi? Allah kitapta eksik bırakmadığını,
ondan sorumlu olduğumuzu söylüyorsa, yalnız Allah’ın Kur’an’da emrettiği
bilgilerle de İslam’ı yaşayabiliriz, Kur’an’a ters düşmüyorsa
geleneklerimizin ilavelerini de yaşayabiliriz. Allah zorluk çıkarmaz
kolaylık sağlar, dememiz gerekirken neden söylemiyoruz? Düşünmeye devam
edelim. Diyelim ki Allah Resulüne kullarım bazı ayetleri
anlayamayabilirler, sen açıkla dediğini düşünelim. Bu durumda Allah’ın
Resulü, tıpkı Kur’an’ı sağlığında yazdırdığı gibi, kendi
sözlerini/hadislerini de yazdırıp anlaşılamayacak ayetler varsa Allah’ın
Resulü bizzat, yazdırmaz mıydı Kur’an ile birlikte? Çünkü Kur’an Allah
korumasında, Resule atfen söylenen hiçbir söz/hadis Allah korumasında
değil. Onlarda Allah korumasında diyenler, hatırlatırım kendilerini
aldatmak için, Allah’a iftira edenlerdir.
 
Elbette aklını çok değil zerre kadar kullanan, bizlere Yahudilerin din
tacirlerinin, din düşmanlarının kurduğu bu tuzağı fark edecektir. Bu
dünyada, batılın hurafenin etkisinde kalıp aklını kullanmayanlar, *ÇOK
ÜZGÜNÜM MAHŞERDE HESAP GÜNÜ, GÖRDÜKLERİ KARŞINDA EYVAHHHHH DİYECEKLERİNİ
ALLAH, ŞİMDİDEN BİZLERE BİLDİRİYOR AMA İŞ İŞTEN GEÇMİŞ OLACAKTIR.*
 
Dilerim Allah’ın emrettiği gibi aklını kullanan ve böylece Kur’an
gerçekleri ile buluşan Allah’ın azınlık sevgili kulları arasında oluruz.
 
*“ZİHNİNDE BİRDEN FAZLA PUSULASI OLAN GEMİCİ, HANGİ LİMANA GİDECEĞİNİ
ŞAŞIRIR.”*
 
*“ÇOK KAYNAKTAN BESLENEN SU BULANIK AKAR; BERRAKLIK TEK BİR PINARDAN
GELİR.”*
 
*“DOĞRU BİRDİR, YALAN İSE BİNBİR ÇEHREYE BÜRÜNÜR.”*
 
*“BAŞSIZ KALAN GÖVDE AYAKTA DURAMAZ, İKİ BAŞLI GÖVDE İSE ADIM ATAMAZ.”*
 
*“AYNI HEDEFE BAKMAYAN GÖZLER, AYAKLARI FARKLI YOLLARA SÜRÜKLER.”*
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
[image: REHBER TEK OLMAYINCA.jpg]
Bu grubun güncellemelerine abone olduğunuz için bu özeti aldınız. Ayarlarınızı grup üyelik sayfasından değiştirebilirsiniz.
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek ve gruptan artık e-posta almamak için turkiye-icin-el...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages