Re: Yaşar Nuri Öztürk: Batı çapulculuğu Atatürk ve Doğu maneviyatı

4 views
Skip to first unread message

gti...@aol.com

unread,
Sep 3, 2015, 11:39:43 PM9/3/15
to in...@yasarnuri.com, yasarnu...@aydinlikgazete.com, GTI...@aol.com
Yasar Nuri'nin asagidaki yazisinda, kemalizm ve Islam hakkindaki gorusleri tamamiyle hayal  mahsuludur.

Kemalizm, Bati'nin bazi ulkelerindeki yuzeysel degisiklere, irkciliga ozenti idi.
Dikta + mezalim + katliamlar + irkcilik getirildi; uyugulama buydu.
Kilik kiyafet uzerine olan yuzeysel degisiklikleri bile insan haklarini cigneyerek, zorla kabul ettirdiler.
Bunlari 'devrim' diye tanittilar; ogrettiler.

Bati'dan demokrasi ve insan haklari getirilebilirdi; getirilmedi.
Laiklik/sekuler devlet getirilebilirdi; ama, mezalime donusen yalan sekli getirildi.
Osmanli'da filizlenmis olan cok partili demokrasi, serbest secimler devam ettirilebilirdi; tersi oldu, yasaklandi.

Kemalizmin tek korkusu halkti.
Bu yuzden halki her hal-u karda devre disi biraktilar; baski ve mezalimle sindirdiler; susturdular.
Sanki, hakimiyet kayitsiz sartsiz milletinmis gibi propaganda ile halki uyuttular.

Osmanli'nin insan haklari sifirlandi.
Genclere onem verildi; cunku, onlarin beyinlerini yikamak, rejimin irkci militanlari olarak yetistirmek kolaydi.

Dogu felsefeleri, Islami maneviyat ve ahlaki sahneye dahi girmedi; bastan reddedildi.
Ustelik, Dogu'nun cikardigi en kalici degeri olan Islam'a adeta savas actilar.

Islam Maneviyati ve ahlaki yerine, Rusya'nin ateizmine ozendiler.
Hitlerin 'kimlik dusmani' Almanyasi ile, Rusyanin katliamci kulturel devrimi arasinda sikisip kaldilar.

Orijinal bir dusunce, veya yenilik getirmediler.
Tek bir bilim adami yetistiremediler.

Bu yuzden, bugun bile, aydin kesim diye bir kesim neredeyse yok Turkiye'de.
Bazi yasli profesorler bilhassa, orta okulda ogrendikleri kemalist propagandadan oteye gidemeyen yazilar yaziyorlar.
Meslek odalari, mesleklerini dahi dogru ve durustce icra edemezken, kemalist rejim militanligi yapiyor.

Kemalistler, Bati'nin akil ve biliminin Islamiyet'ten geldigi gercegini hic soylemediler ki oyleymis gibi konusuyor Yasar Nuri.
Okullarda da okutmadilar; zaten soylenen sozler ile icraatlar cogukez celiskili idi.

Daha ziyade geri kalmisligimizi Islam kulturune yoruyorlardi.
800 senelik Islam medeniyetini gormedikleri gibi, onemli bir Turk medeniyeti varmis gibi konusup durdular.
Bilimsel dunyanin alay konusu oldular.

Egitim sisteminde, daha ziyade irkcilik, din dusmanligi, ve dikta rejiminin iyiligi ogretildigi icin, tek bir bilim adami yetistiremediler.

Kemalizm hala biraz ayakta ise, yeterince kendi basina dusunebilen, dogruyu yanlistan ayirt edebilen insanlar yetistirilmedigi icindir.

Sonucta, basarili olamadilar.
Cunku, her degisim halka ragmen yapildi; ve, degisimler yanlisti zaten.
Sapka icin, insanlarin iskenceden gecirildigi, kursunlandigi, asildigi, topa tutuldugu bir baska ulke biliyor musunuz?
Kimliklerin, kulturlerin yasaklandigi demokratik bir ulke?

Ozgurlukler neredeyse tamamen yasaklandi.
Itiraz edenlere mezalim uygulandi.
Cagdas degerler ise yokmus gibi gormezden gelindi.
Ama, alabildigine cagdaslastik propagandasi yapildi.

Bu sebeplerle, Turkiye'de Kemalizmi satmak artik cok zorlasti.
Bunu birisi cikip Yasar Nurin Ozturk'un kulagina fisildamali.

Gunes Ecer




* * * * *

Yaşar Nuri Öztürk: Batı çapulculuğu Atatürk ve Doğu maneviyatı

3 Eyl, 2015

 ABD dış politikalarının filozofu, rota çizicisi ve CIA’nın beyin adamlarından biri olan Samuel Huntington, medeniyetleri çatıştırmaya ve Doğu’nun Batı uygarlığından yararlanmasını engellemeye memur edilmiş bir istihbaratçı-bilgindir. Huntington’a göre, Batı’nın bugün temsil ettiği değerler sadece Batı’nındır; dünyanın ortak malı değildir. Batı bu değerleri üretmede tek olduğu gibi, bunlardan yaralanmada da tek hak sahibidir. Bu değerlerden yararlanan ötekiler, bunun faturasını ödemek zorundadırlar. Bu değerlerden Batı’ya fatura ödemeksizin yararlanmak kimsenin hakkı ve haddi değildir.
İslam dünyası, Haçlı Batı’ya tüm servet kaynaklarını verse de (ki büyük ölçüde vermiştir) bu olgu değişmez.
Batı’nın tüm diplomasi kodamanlarının ortak kanaati olan bu sav, bu egoizm, teoride Muhammed İkbal, uygulamada ise Atatürk tarafından kırılmıştır. Büyük Atatürk şunu göstermiştir:
Evrensel bilim ve fikir değerlerinin esas sahipleri Doğululardır.
Atatürk bu değerlere ‘maneviyat’ diyor ve ‘Doğu maneviyatı’ tâbirini gündeme getiriyor.
Atatürk’e göre, biz esasında Doğu maneviyatına bağlıyız.
Atatürk’ün Pakistan’daki fikirdaşı, Müslüman düşünür Muhammed İkbal (Atatürk’le aynı yılda öldü), bu noktanın altını çizerken şu yolda konuşuyor:
Batı’nın bugün sahip bulunduğu ilim ve akıl değerlerini biz ondan almaya kalktığımızda yaptığımız iş, o değerlerin esas sahipleri olan Müslüman ecdadımızın malını, mirasını geri almaktır. Bu yüzden biz, Batı’daki evrensel değerleri alırken aşağılık kompleksine düşmeyelim.
Ne yazık ki, Müslüman atalarımızın yarattığı ve asıl sahibi oldukları bu değerler bugün Batı’nın kontrolüne girmiş ve Batı bunlar üzerinde hegemonya kurmuştur. Bu hegemonya, emperyalist Batı zulmünün besleyicisi olarak insanlığın aleyhine kullanılıyor.

ATATÜRK DEHASININ FARK EDİŞİ

Bu değerler Batı’dan geri alınmalı ve ardından da Batı’nın zulüm ve hegemonyasını yıkmak için kullanılmalıdır.
Atatürk bunun teorisini yapmakla kalmamış, uygulamasını da göstermiş ve tam başarıyla uygulamıştır. Bugün bu işi, bir ölçüde Çin yapmaktadır. Atatürk’ün Çin’de yıllardan beri ders gibi okutulması boşuna değildir. Çin dehası, reçeteyi tam göbekten yakalamıştır. Yakalamış ve getirisini elde etmiştir.
Çin, esas değerler sahibinin Doğu olduğunu ispatlama noktasına gelerek, Atlantik İmparatorluğu’nu bunalıma sokmuştur. Atatürk, işte bu oluşumların ilk ve unutulmaz öncüsüdür.
Attila İlhan, bu noktaya parmak basarken şöyle diyor:
"Türklerde, kurtuluşu Doğu’da gören ilk ihtilalci Mustafa Kemal idi."
Atatürk’ün Batı’yı çıldırtan yanı işte budur. Batı, Atatürk’ü işte bunun için asla hazmedemiyor, asla hoş göremiyor.
Batı, şu hedefi öne çıkarmıştır: Atatürk’ün hayallerimize indirdiği darbe, Batı emperyalizminin canına okumadan, onu ölümsüzleştiren Türk Kurtuluş Savaşı karartılmalı, kirletilmelidir.
Hedef, Ortadoğu coğrafyasında, İsrail’den daha büyük devlet bırakmamaktır. BOP, işte budur. ‘Yeni Osmanlı düzeni, halifeli bir İslam’ gibi mel’un fısıltılarla siyasal İslamcı güdüklerin ağzına bal çalmaları sebepsiz değildir.
Kısacası, Batı biliyor ki, Mustafa Kemal, Müslüman kitleler tarafından bir öncü ve kurtarıcı olarak algılandığı sürece, İslam dünyasına yönelik işgalci-sömürgeci politikaların başarıya ulaşması mümkün değildir. Bu politikaların rahat yürümesi, Türk Kurtuluş Savaşı’nın kirletilmesiyle sağlanabilir.
Aydınlık


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages