Fwd: [samanyolugroup] Ali Cengizkan (1954 )

1 view
Skip to first unread message

David DERDER

unread,
Mar 28, 2008, 9:57:36 AM3/28/08
to suki...@googlegroups.com, GORSELDI...@googlegroups.com, Kitap-S...@googlegroups.com, essiz...@googlegroups.com, insanc...@googlegroups.com, Ilga...@googlegroups.com, ozl...@googlegroups.com, Clu...@googlegroups.com, eksi_...@googlegroups.com, korsane...@googlegroups.com, Saman...@googlegroups.com, uzunu...@googlegroups.com, andizd...@googlegroups.com, anadolu...@googlegroups.com, siir...@googlegroups.com, Kant...@googlegroups.com, vuslatgu...@googlegroups.com, ucuncu-y...@googlegroups.com, ela...@googlegroups.com, paylasim...@googlegroups.com, car...@googlegroups.com, hekim...@googlegroups.com, Kayz...@googlegroups.com


---------- Forwarded message ----------
From: Simon Marten <simon...@gmail.com>
Date: 27.Mar.2008 17:34
Subject: [samanyolugroup] Ali Cengizkan (1954 )
To: samanyo...@yahoogroups.com



--

ian anderson için prelüd

 

Bir aşkı şiddetlendirmek olabilir mi

Bir sesi, bir bakışı, bir sarılışı

Ayaklarımız yerdeyken ama, suda

Ya da salda gidiyoruz ırmak ağzına

Ağız dediysek o da bir çağrışım, içinde

Hurma kokusu bir dil taşıyan, gökdil

Gözlerinin renginde bulutlar gibi

Durmadan yer değiştiren, ama yürek

Bulur ya diğer yüreğin atışını, hızla

Kırk yıl, kırk yıl sonra döndüğünde

Çocukluğunun kentine, ayak nasıl

Bulursa kendi yolunu, kuru dere yatakları

Yasemin kokusuyla bulayıp alnını, aynı

Rengin peşine takılırsa, keşfedememişti

O an'a kadar onun o olduğunu, güzelleme

Varlığını kaldırsın yataktan, sabah

Serinliğinde ıslak verandada, çıplak

Bedenden taşan ısıyı emdirsin taşlara,

Tiz ve ince bir anı gibi akıyorsa da yaşam

Neden peşinden gideriz adımlarımızın

İzlerimizin, bizi önümüzde takip eden?

 

Önümüzde takip eder adımlarımız bizi

Flütünün ezgisi gibi ve çaldığında kavallı

Ne zor, ne zor büyüsünden kurtulmak

Bir aşkın, bir aşkın, bir aşkı anar gibi

Peşpeşe taşlar, dokunuşlar, oynak bir kızın

Topuğu kaldırıma basan, tozlu, sevgili

Geceleri göğsümüzde seken, göğüsleri

Basma entari altında iki tomur, baharat

Küpesi gibi zümrüt gözleri, çıplak

Bedenimize dikilir, kuru otlar arasında kendi

Aranışını gerçekleştirir, inşaat tahtası oyun

Dansederken, kendi parçalarını tutacak çiviyle

Anılarını pekiştiren, anıların ve acıların çivisi

Şimdi senin ezgin nasıl da iyileştirir

Yarayı, bazen takılıp ardına imamla rahibin

Kendi çarmıhını taşıyan bir mesen: Ey

Halk, siz dilencilerim Koparıp parçalarımı

Ruhumdan, sadakamı sunuyorum size, işte

Sizi öldürecek küçük ezgi, minik nota, arsız

Motifi tüm bir yaşam bestesinin: Aşk

 

Divinities, Twelve Dances With God; Mayıs '98

Varlık Dergisi, Ağustos 1998


" ifade edebiliyor olma"nın

          kumbarasıdır
                      
           suskunluk __._,_.___

Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
 

__,_._,___


--
"Bütün kadınları sevmek çok güzel
              Bir KADINI sevmek çok zor"

David DERDER

unread,
Mar 28, 2008, 9:57:46 AM3/28/08
to suki...@googlegroups.com, GORSELDI...@googlegroups.com, Kitap-S...@googlegroups.com, essiz...@googlegroups.com, insanc...@googlegroups.com, Ilga...@googlegroups.com, ozl...@googlegroups.com, Clu...@googlegroups.com, eksi_...@googlegroups.com, korsane...@googlegroups.com, Saman...@googlegroups.com, uzunu...@googlegroups.com, andizd...@googlegroups.com, anadolu...@googlegroups.com, siir...@googlegroups.com, Kant...@googlegroups.com, vuslatgu...@googlegroups.com, ucuncu-y...@googlegroups.com, ela...@googlegroups.com, paylasim...@googlegroups.com, car...@googlegroups.com, hekim...@googlegroups.com, Kayz...@googlegroups.com


---------- Forwarded message ----------
From: Simon Marten <simon...@gmail.com>
Date: 27.Mar.2008 17:41
Subject: [samanyolugroup] Ali Cengizkan (1954 )
To: samanyo...@yahoogroups.com


Kar ve Su

  

Karın bildiği var beyaza bulamakta her yeri, serin günler,   

peçeli ve çarşaflı insanlar, uçuşan yapraklardan sonra tepeyi  

tırmanırken bulutlar telaşla, tipinin seyreldiği çitleri yıkıp   

kervan yolları üzerine, patikaları silip, vadileri yutup,ağaçları  

tortop edince, su gibi bereketi var karın, parmağın döküm bir 

harfte soğuması gibi görevbilir dokunuşu, kurşunun keskin kenarları, 

kurşuni buz kalıbının altında şırıltısı duyulmakta ya baharın,   

üşür ya gece, üşür ya yolcunun tini geceyarısı dolunay altında…

 

Karın bir bildiği var buzu kaplamakta, kumrunun karnı üşümesin diye,  

ah nedir kavuşmak zaten kösnünün yüze yansıması,gövdeyle buzun   

arasında kar erimeye hazır beklesin ve kanıtlasın diye kösnünün

hep orda olduğunu ayaklar altında, peçeli ve pençeli insanlar   

ve ömrüm, bir bilya kadar parlak, çamurda.

  

Soluğum karla gitmiyor, bekliyor sıcağını aşkın, onun bitişini,  

gözyaşının akışını ve soğüumasını kendisinin, o zaman olurum diyor,  

o zaman işte karın bir bildiği var buzu kaplamakta, kendi varlığının     

garantisidir buz, yazıyorum işte karın üzerine, parmağımla silerek onu:

 

 

Ben seni kullandım o kurşun kalıbı buza dokunmakta, sense   

kullanmaktasın beni, küflenmesin diye duvar, yosunlanmasın diye   

taş, kokmasın diye toprak, suya dönüşerek, aşağılara sızarak,  

yüreğimin derinliklerinde buharlaşıp bir el sıkışma, fettan bir  

gülümseyiş, candan bir sarılış, mızrak gibi bir usavurma filan   

olarak ben oluveriyosun işte.

 

 

Gri kar ve şuramda lıkır lıkır akan bir özsu, içimde hep bir     

Ergin Günçe tortusu.

 

 

 

(Yeni Biçem, 12)


--
" ifade edebiliyor olma"nın

          kumbarasıdır
                      
           suskunluk __._,_.___

Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
 

__,_._,___

David DERDER

unread,
Mar 28, 2008, 9:58:07 AM3/28/08
to suki...@googlegroups.com, GORSELDI...@googlegroups.com, Kitap-S...@googlegroups.com, essiz...@googlegroups.com, insanc...@googlegroups.com, Ilga...@googlegroups.com, ozl...@googlegroups.com, Clu...@googlegroups.com, eksi_...@googlegroups.com, korsane...@googlegroups.com, Saman...@googlegroups.com, uzunu...@googlegroups.com, andizd...@googlegroups.com, anadolu...@googlegroups.com, siir...@googlegroups.com, Kant...@googlegroups.com, vuslatgu...@googlegroups.com, ucuncu-y...@googlegroups.com, ela...@googlegroups.com, paylasim...@googlegroups.com, car...@googlegroups.com, hekim...@googlegroups.com, Kayz...@googlegroups.com


---------- Forwarded message ----------
From: Simon Marten <simon...@gmail.com>
Date: 27.Mar.2008 17:35
Subject: [samanyolugroup] Ali Cengizkan (1954 )
To: samanyo...@yahoogroups.com

HIRÇIN BİR YÜREK

 

Desinler, çılgın yürek çarptı tam yirmi beş yıl

      yaşama girmeye çalıştı hep

      karınca yuvalarına, kelebeklerin karıncıklarına

Desinler, uslu ve durgun gözükerek. Ondandır

Desinler, ayaklarını bir yay gibi gererek yürümesini

      yerdeki karıncayı bile ezmek istemediğinden

Desinler, ezdi kendi çılgın yüreğini tam yirmibeş yıl

Desinler, tam yirmibeş yıl, insanları hoşgörerek.

     Son ikibuçuk yıl zaten burda değildi,

Desinler, bulutların üstünde görürdük onu çoğu kez

    dünyanın en sade ve akıllı kızıyla gezerken

    anılarını günde üç kez tazeleyerek

Desinler, çayı bile acıydı, şekersiz içerdi

Desinler, "Allah kahretsin"di en sevdiği, kullandığı sövgü

    allah'ın olmadığını da biliyordu çünkü,

Desinler, içleri biraz olsun titreyerek.

Başının eğriliğine ve diline aldırmadı

Desinler, yaşamın en büyük olduğunu görerek.

     Biri de vardı adı dişi geyik anlamına

Desinler, ama o geç kavramıştı neden o şiiri sevdiğini

     tabii neden sonra. Ve hep böyle anlayışsızlıklarla

     sevdiklerini uzaklaştırdı kendisinden

Desinler, her keresinde, kendisinden çok sevdiğinden.

     Garip bir çocuktu zaten, tam yirmibeş yıl

Desinler, yüreğini çiğneyerek geçirdiği, anlardık

gözlerinden:

 -    Kötülük etmek istemeyen ilk insandı -

Desinler, onun için sevdiklerinin sayısıyla övünmedi,

     nitelikleriyle, kavgacı oluşlarıyla övündü

Desinler, başkalarının dediklerine aldırmayarak

     yaşadı tam yirmibeş yıl ve anladı son günlerinde

     bir şiiri, bir olguyu başkaları için yazdığını

Desinler, son isteğiydi burnunu burnuna dayamak

     siyah saçlı, siyah gözlü esmer bir kızın

Desinler, yaşadıkça aynı çatı altında beraker olmak

      ölürken dağlardan tek bir kaya gibi yuvarlanmak.

      Yüzme bilmezdi ama sanki hep bir yarıştaydı

Desinler, şiirleri suyun yüzüne son çıkıslarıydı.

 

       NOT: Desinler diye, hiç insan kıyar mı kendine.

 

Modern Türk Şiiri, Yönelimler, Tanıklıklar, Örnekler

Ahmet Necdet, Broy Yayınları, 1993



--
" ifade edebiliyor olma"nın

          kumbarasıdır
                      
           suskunluk __._,_.___

Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
 

__,_._,___

David DERDER

unread,
Mar 28, 2008, 9:58:13 AM3/28/08
to suki...@googlegroups.com, GORSELDI...@googlegroups.com, Kitap-S...@googlegroups.com, essiz...@googlegroups.com, insanc...@googlegroups.com, Ilga...@googlegroups.com, ozl...@googlegroups.com, Clu...@googlegroups.com, eksi_...@googlegroups.com, korsane...@googlegroups.com, Saman...@googlegroups.com, uzunu...@googlegroups.com, andizd...@googlegroups.com, anadolu...@googlegroups.com, siir...@googlegroups.com, Kant...@googlegroups.com, vuslatgu...@googlegroups.com, ucuncu-y...@googlegroups.com, ela...@googlegroups.com, paylasim...@googlegroups.com, car...@googlegroups.com, hekim...@googlegroups.com, Kayz...@googlegroups.com


---------- Forwarded message ----------
From: Simon Marten <simon...@gmail.com>
Date: 27.Mar.2008 17:38
Subject: [samanyolugroup] Ali Cengizkan (1954 )
To: samanyo...@yahoogroups.com

SOLFASOL OTOBÜSÜ

 

Haydi gel, bir daha deniyelim,

Mutluluk hakkını kaptırma başkasına.

Solfasol otobüsüne binelim sıkışıktır,

Yakın olmanı istiyorum bana.

Asu gel, bir kere daha deniyelim.

 

Bu otobüs en kalabalık, en coşkunu,

Yollarda hemen hergün kaza,

Ama olsun, biz yine ona binelim.

ªöyle geç, hem biraz daha sokul,

Duymak isterim o kızoğlan kokunu.

 

Senin ellerin ne küçükmüş ki,

Tuttuğub bir ölü gövde olmasın.

Derin nefes al, geleceği düşün.

Bilincini sık, yaşlar dolmasın,

Senin gözlerin ne büyükmüş ki.

 

Asu gel, bir kere daha deniyelim.

Asu gel, solfasol otobüsüne binelim.

 

Modern Türk Şiiri, Yönelimler, Tanıklıklar, Örnekler

Ahmet Necdet, Broy Yayınları, 1993



--
" ifade edebiliyor olma"nın

          kumbarasıdır
                      
           suskunluk __._,_.___

Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
 

__,_._,___

David DERDER

unread,
Mar 28, 2008, 9:58:30 AM3/28/08
to suki...@googlegroups.com, GORSELDI...@googlegroups.com, Kitap-S...@googlegroups.com, essiz...@googlegroups.com, insanc...@googlegroups.com, Ilga...@googlegroups.com, ozl...@googlegroups.com, Clu...@googlegroups.com, eksi_...@googlegroups.com, korsane...@googlegroups.com, Saman...@googlegroups.com, uzunu...@googlegroups.com, andizd...@googlegroups.com, anadolu...@googlegroups.com, siir...@googlegroups.com, Kant...@googlegroups.com, vuslatgu...@googlegroups.com, ucuncu-y...@googlegroups.com, ela...@googlegroups.com, paylasim...@googlegroups.com, car...@googlegroups.com, hekim...@googlegroups.com, Kayz...@googlegroups.com


---------- Forwarded message ----------
From: Simon Marten <simon...@gmail.com>
Date: 27.Mar.2008 17:36
Subject: [samanyolugroup] Ali Cengizkan (1954 )
To: samanyo...@yahoogroups.com


HAYDARPAŞA BURASI

 

Kaç kere yanaştın bu minyatür iskeleye

Kaç kere bağlandın ve çözüldün, saçlarınla

Kaç kere lastiklerin ezildi, palamarın koptu

Kaç kere düdük çaldın, bir çocuk istedi diye

Kaç kere öptün o kızı, dudağının üstünden

Kaç kere sarıydı içerisi, sıcak ve rahat

Kaç kere çarptı yüzüne o tuzlu yağmur

Kaç kere yanaştın, eli yanağında sandın

Kaç kere sarsıldın, bir karanfil elinde.

 

Kaç kere yaşadın, duydun ve eskidin

Kaç kere merdivenlerden indin, Glasgow 1859.

 

İskeledeyim; atlarken gördüm yeşil denizi

Her yan yeşil, yine de kimlik denetimi…

 

18 Kasım 1981, Ankara

Varlık Dergisi, Sayı 910, Temmuz 1983


--
" ifade edebiliyor olma"nın

          kumbarasıdır
                      
           suskunluk __._,_.___

Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
 

__,_._,___

David DERDER

unread,
Mar 28, 2008, 9:59:02 AM3/28/08
to suki...@googlegroups.com, GORSELDI...@googlegroups.com, Kitap-S...@googlegroups.com, essiz...@googlegroups.com, insanc...@googlegroups.com, Ilga...@googlegroups.com, ozl...@googlegroups.com, Clu...@googlegroups.com, eksi_...@googlegroups.com, korsane...@googlegroups.com, Saman...@googlegroups.com, uzunu...@googlegroups.com, andizd...@googlegroups.com, anadolu...@googlegroups.com, siir...@googlegroups.com, Kant...@googlegroups.com, vuslatgu...@googlegroups.com, ucuncu-y...@googlegroups.com, ela...@googlegroups.com, paylasim...@googlegroups.com, car...@googlegroups.com, hekim...@googlegroups.com, Kayz...@googlegroups.com


---------- Forwarded message ----------
From: Simon Marten <simon...@gmail.com>
Date: 27.Mar.2008 17:36
Subject: [samanyolugroup] Ali Cengizkan (1954 )
To: samanyo...@yahoogroups.com


HAYAT BAHÇESİ

 

Bahçe tarumar. Ama gözler önüne serilen

Görüntünün sesi mi olmalı sözler? Serçe

Cıvıltıları, çan sesleri, at pislikleri,

Rüzgârın kuru yapraklarda bıraktığı

Hışırtı yapışıyor sanki yirmi yıldır

Kullanılmayan bahçeye, babanın ölümüyle.

Toplumsal arkeoloji mi ırgalayan beni

Tahrik eden, edilen bir leş kargası gibi?

Meraklıyım. Budanmamış güller çılgın

Palmiyelerin kuru dallarının altında,

Kendiliğinden ölen çiçekleri toplanmamış

Zakkumun. Gübre ve çürüyüş. Tohumdaki ev

Kale gibi gözlüyor şimdiki ve geçmişteki

Yaşantıyı: Kız ve erkek çocuklar burada

Denge buldular nilufer yapraklarında, çember

Çevirmişti büyükler havuzda, sonra fırladı

Resimden haylaz damat ve gelinler. Ama

Onlar bir kez kapıdan girdiler mi

İçeri, gözleri parlardı babanın, ayrıldılar mı

Bir kaptan bakışını giyer, şapkasını geçirir

Sözüne, kimse evde durmak istemezdi

Tanışmamak için gözü dönmüş yalnızlıkla.

Oysa ölümün görevi ne, gelir padişah

Tekillik. Tek, sonra birden aynı

Merdiven basamakları, aynı işçilik, aynı

Anlamı bulunca evin biçeminde, dünya

Ne kadar acı dolu, herkesin kendi

Kefesine uygun dağılan. Acı aynı,

Zevk de, ama kefen ne kadar geniş

İse, ağırlığın ne kadar fazla ise

O kadar götürüyorsun işte öteye.

 

Kavram Karmaşa, Aralik 1997


--
" ifade edebiliyor olma"nın

          kumbarasıdır
                      
           suskunluk __._,_.___

Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
 

__,_._,___
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages