Pazartesi, 16.03.2009, 09:59am (GMT)
Bakan Akdağ, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ile birlikte düzenlediği
toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtladı
MERSİN (İHA) - Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye genelinde uzman
doktorların yüzde 77'sinin özel muayenehanelerini kapatarak devlet
hastaneleri bünyesinde 'ek ücret' ile görev yapmaya başladığını
söyledi. Akdağ, muayenecilik yoluyla vatandaştan para alma niyetinde
olanların da üzerine büyük bir kararlılıkla gittiklerini anlattı.
Geçen dönemlerde Türkiye'de muayene olmak için hastaneye giden ancak
burada poliklinikler önünde kuyrukta bekleyen hastaların, doktorlar
tarafından 3'erli ve 5'erli gruplar halinde muayene odasına alındığını
anlatan Akdağ, "Başı ağrıyan 5 kişi gelsin. Karnı ağrıyan 5 kişi
gelsin' şeklinde özetlenebilecek bir doktorluk anlayışının da hiç
kimseye katkı sunamayacağını dile getirdi.
Akdağ, önemli ve ciddi bir rahatsızlığı olan insanların sağlık hizmeti
alabilmek için özel muayenelerin yolunu tutmak zorunda olduğuna işaret
ederek sözlerine şöyle devam etti: "Artık eşinizin kolundaki
bilezikleri mi satarsınız, köyünüzdeki öküzünüzü, ineğinizi,
davarınızı mı satarsınız, yoksa bir yerlerden borç mu alırsınız. O
sizin bileceğiniz bir işti. Bunları yapamamış ve hastanenin acilinde
yatıyorsanız o zaman işiniz zordu. Parayı ödemediğiniz sürece sizi
hastaneden çıkartmazlardı. Geçmiş dönemlerde bebek cenazelerinin dahi
hastanede rehin kaldığını hepimiz biliyoruz."
Bakanlık görevinden önce Erzurum'da öğretim üyesi olarak görev
yaptığına işaret eden Akdağ, o dönemlerde hastanede yakınları rehin
kalan insanların kendisine gelerek yardım istediğini ancak aynı durumu
bizzat kendisinin de yaşadığını anlattı.
Bakan Akdağ, tüm bunların artık değiştiğini ifade ederek konuşmasını
şöyle sürdürdü: "Sağlık Bakanlığı'nın hazırlamış olduğu ciddi ve
kapsamlı bir dönüşüm reform programı ile bu değişim sağlandı. Bu
programın arkasında gerçekten sıkı duran, bir takım lobilerden, bir
takım menfaat çevrelerinden etkilenmeyen bir hükümetle bugünlere
geldik. İnsanlarımız artık hastane, ilaca ulaşabiliyor. Eksiklikler
yok mu? Elbette var, ancak yaptıklarımıza yapacaklarımızı da ekleyerek
inşallah önümüzdeki yıllarda insanımızın sağlık hizmeti almasını daha
da kolaylaştıracağız."
2002 yılında Mersin genelinde doktora yapılan müracaat sayısının dört
milyon civarında olduğunu, bu rakamın 2008 yılında 10 milyona
yaklaştığı bilgisini veren Recep Akdağ, özellikle bulaşıcı hastalıklar
konusunda çok ciddi mesafe alındığını, söz konusu vakalarla ilgili
başvurularda da önemli bir azalış olduğunu söyledi. Akdağ, sağlık
hizmetlerinin özel muayenehanelere yönlendirilmesine artık bir son
verildiğini ifade ederek, geçmiş dönemde hemen hemen her doktorun
muayenesi varken bugün kentteki doktorların yüzde 75'inin muayenesini
kapatarak hastaneler bünyesinde görev yapmaya başladığını dile
getirdi. Bakan Akdağ, muayene sahibi doktorlarla yapılan görüşmelerde
şunları söyledi: "Siz muayenenizi kapatın gelin. Dar gelirli
vatandaşımızdan, işçiden, memurdan, küçük esnaftan, çiftçiden, yeşil
kartlı yoksul vatandaşımızdan siz para almayın. Biz size para
vereceğiz. Yeter ki muayenenizi kapatın. Hizmetinizi ve hizmet
kalitenizi artırın."
Akdağ, önerilen ek ödemelerin tatminkar edici bir düzeyde olduğunu ve
bu nedenle de Mersin'de uzman doktorların yüzde 75'lik bir bölümünün
Türkiye genelindeyse yüzde 77'sinin muayenesini kapattığını bildirdi.
Başlangıçta bir takım şikayetlerle karşılaştıklarını ancak bunun
vatandaştan değil muayenesi olan uzman doktorlardan geldiğini belirten
Akdağ, muayenecilik yoluyla vatandaştan para alma çabası içinde
olanların üzerine büyük bir kararlılıkla gittiklerini anlattı. Bir
hükümetin, halktan aldığı güçle ayakta durabileceğini ve temel
görevinin de halka hizmet olduğunu belirten Akdağ, AK Parti
Hükümeti'nin de bu anlayış doğrultusunda çalıştığını, bir takım
insanların menfaati için çalışmadıklarını ve böylesi bir duruma da
asla müsaade edilmediğini ifade etti.
Sağlık Bakanlığı olarak 'Tamgün' adı altında bir proje hazırlığı
içerisinde olduklarına işaret eden Akdağ, şunları söyledi: "Proje
kapsamında üniversitelerle yapılan görüşmelerde son aşamaya gelindi.
Artık bu muayenehaneciliği tamamen ortadan kaldıracağız."
Hastane yapımı konusunda engellerle karşılaştık
Mersin'de yeni hastanelerin yapımı noktasında arsa bulunmasıyla ilgili
çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olduklarını belirten Akdağ, hızlı
bir kentleşme olgusunun vatandaşların en rahat şekilde sağlık
hizmetlerine ulaşabileceği noktalarda hastane yapımını
zorlaştırdığını, bu durumun Mersin için de geçerli olduğunu anlattı.
Bakanlık olarak modern ve çağdaş olması yanında tam teşekküllü ve
büyük bir hastane yapma gayreti içinde oldukları bilgisini de veren
Akdağ, arsa sorununun çözümü noktasında Mersin'in merkez ilçesi
Yenişehir'de yer alan Kocavilayet kasabası ile birlikte merkez ilçe
Toroslar'da da iki olmak üzere toplam üç arsa üzerinde çalışma
yapıldığını, ancak mevcut şartlar nedeniyle Kocavilayet'teki arsanın
hastane için daha uygun olduğu üzerinde mutabakata varıldığına dikkat
çekti. Arsanın Hazine'den Sağlık Bakanlığı'na tescil edildiğini ve
inşaat için gerekli hazırlıkların tamamlandığını ifade eden Akdağ,
şunları söyledi: "Ama gelin görün ki, hiç beklemediğimiz bir hususla
bir başka ifadeyle de ciddi bir engellemeyle karşılaştık. Bu
engelleme; Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldı. İmarda
belirlenen arazi sağlık alanı olarak işaretlenmedi. Sorunu çözebilmek
için alternatifleri değerlendirmeye çalıştık. Ancak başka çare
kalmayınca Toros Devlet Hastanesi'nin bahçesine 250 yataklı bir
hastane yapabilmek için proje çizdirdik. Bir belediye, Sağlık
Bakanlığı tarafından 100 milyon TL'lik bir yatırımla yapılacak olan
hastane için gerekli arsayı, imar planında hastane alanı olarak
işaretlemeyip önünü kesiyorsa; bu belediye kendi halkına ihanet ediyor
demektir."
Şimdi hükümetin Türkiye'nin dört bir yanında mükemmel hastaneler yapıp
bunları hizmete sunduğunu anlatan Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"4 yıldızlı otel konforunda, tam teşekküllü ve modern hastaneler
halkın hizmetine sunuldu. Peki neden böylesi bir hizmetten Mersin
mahrum bırakılsın? Böyle bir haksızlık, bu kentin insanlarına yapılır
mı? Bu kadar da inat olmaz ki. Arkadaşım, bir imar tadilatı yapar ve
orayı sağlık alanı olarak işaretlersin, ondan sonra da 1/100.000'lik
plan mı yaptıracaksın, ne yaptıracaksan yaptır. Bizim bilmediğimiz bir
şey değil ki. Siyaset hizmet işidir. Bu hizmeti herkes başaramıyor. Bu
kadar küçük düşünülerek siyaset yapılmaz. AK Parti Hükümeti, Mersin'e
mükemmel bir hastane kompleksi yaparsa burada başka parti ya da
partiler zayıflar' diye düşünüyorlar. Böyle bir anlayış olur mu, böyle
bir yaklaşım olur mu? Sonuçta Mersin insanına hizmet edilecektir.
Engellemekle siyaset yapmaya çalışanlara ben inanıyorum ki Mersinliler
gereken cevabı verecektir. Bu benim ağırıma gidiyor."