FW: Neyin hayır neyin şer olduğunu bilemeyiz buyrun size güzel,kısa,ve öz bir hikaye.

4,577 views
Skip to first unread message

Muzaffer ALACAOGULLARI

unread,
Jun 21, 2012, 2:38:47 AM6/21/12
to 30m...@googlegroups.com
Subject: Neyin hayır neyin şer olduğunu bilemeyiz buyrun size güzel,kısa,ve öz bir hikaye.
Date: Wed, 20 Jun 2012 21:47:29 +0300


Karar Verilemezlik ya da Anlamı Kapatmak

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış 

-"Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep. 

Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: 

-"Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler.

İhtiyar: 

-"Karar vermek için acele etmeyin" demiş.

-"Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez." 

Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş.Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler.

-"Babalık" demişler,

-"Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var."
-"Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. 

-"Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç. Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" 

Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler.Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara.

-"Bir kez daha haklı çıktın" demişler.

-"Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş.

-"O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez." 


Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler


-"Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler. 


-"Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer." 

-"Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. 

-"Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece ALLAH biliyor."

***

"Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar.Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz."


.Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz. 2/216

pinhan nalsra

unread,
Jun 23, 2012, 3:58:09 PM6/23/12
to 30m...@googlegroups.com
Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz. 
 
biz bilmeyiz
peki tamam
peki şunu mu düşüneceğiz
başımıza gelen hoşlanmadığımız iyi olmadığını düşündüğümüz olaylar için bu aslında hayırlı bir iştir
hoşlandığımız iyi diye düşündüğümüz şeyler  de kötü müdür diye düşüneceğiz
her olay için geçerli midir bu
 
yani aslında sevdiğimiz bir şeyi ya da güzel olduğunu düşündüğümüz keyif aldığımız bir şeyi kaybettiğimizde bu bizim için hayırlı değildi kötüydü diye mi kendimizi teselli edeceğiz
her güzel şey için aynısını mı düşüneceğiz
bize eziyet olduğunu düşündüğümüz bizi üzen mahveden  yaşam enerjimizi kaybetmemize neden olan olaylara da benim için iyi olan hayırlı olan bu mudur diyeceğiz
 
yoksa bunlar hep insanların yaşama katlanmak için sarıldıkları teselli buldukları şeyler mi
isyankar olmamak i.çin
dayanabilmek için
 
bir insanın bu hikayedeki gibi bir düşünüş tarzına kavuşması için
ne lazım
inanç tevekkül ne
 
hayatında iyi olacağını düşündüğü her şeyi kaybolmuş bir insan nasıl mutlu olur
kendisine eziyet gibi gelen şeyleri yaşarken bunlar benim için hayırdır diyebilir mi
diyebilenler var
peki mutlu mudur gerçekten
 
bu dünyanın b,r sınav olduğunu mu düşünür
başka bir dünyanın hayaliyle mi avunur
neden bazılarının sınavı daha zor
 
başımıza gelen olayların sonuçlarını görmeden karar veremeyeceğiz
bazen bir ömür geçse bile mi
hayır mı şer mi olduğuna
hikayedeki gibi
ne olursa olsun
nasıl yapıllıyor bu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
21 Haziran 2012 09:38 tarihinde Muzaffer ALACAOGULLARI <muzafferal...@hotmail.com> yazdı:

--
Bu iletiyi şu gruba abone olduğunuz için aldınız: Google
Grupları "30murg" grubu.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : 30m...@googlegroups.com
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
30murg+un...@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com.tr/group/30murg?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
 
Grubun web adresi : www.30murg.net

Fırat

unread,
Jun 24, 2012, 5:41:03 AM6/24/12
to 30m...@googlegroups.com
"Olabilir ki.." diyor ayette. Yani her olay oyle degil. 

Aslinda hikaye ile ayet birebir alakali degil, basimiza gelen her olayda da bir bizim icin bir hayir vardir diyemeyiz elbette, ayette boyle bir mana yok

bu ayet yanlis hatirlamiyorsam cihad emrini muteakiben gelen ayetti. Yani savas sizin hosunuza gitmese bile, size ser gorunuyor olsa bile bugun size bunun emrediliyor olmasinda bir hayir vardir.  Tipki icki size zevk veriyor olsa bile ondaki serrin hayirdan fazla olmasi gibi, ya da oructa zorluk olmakla birlikte bizim icin hayirli olmasi gibi.. Yani Allahin emrettiklerinde bazen zorluklar sıkıntılar gorunebilir amma isin asli o emredilen hayirdir, zira yerde ve gokte gizli ve acik ne varsa her seyi bilenden gelmektedir emir. 

Ancak insanlarin yaptiklari kanunlarda da bu boyledir diyemeyiz. 





Jun 23, 2012 tarihindesa 23:58 saatinde, pinhan nalsra <pinhan...@gmail.com> şunları yazdı:

Ravza Goksin

unread,
Jun 25, 2012, 4:27:34 AM6/25/12
to Osman, 30m...@googlegroups.com
Benim hoşuma gitti, vaktin oldugunda belki sen de okursun..

iPhone'umdan gönderildi

25 Haz 2012 tarihinde 09:47 saatinde, "Fırat" <firat...@gmail.com> şunları yazdı:

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages