Önemli olan, yapay zekâyı gaye hâline getirmeden, amacımıza hizmet eden bir araç olarak kullanmak. Eskiden insan, sınırları kaslarında hissederdi: Günde beş kilometre yüzebilir, otuz kilometre yürüyebilirdi. Basit bir kayık ya da bir araba, bu sınırları 10 katına çıkartıyor.
Şimdi sınır, zihnin kıyısında. Bir adım ötesi, çoğu zaman yapay zekâ oluyor. Araba hız verir, kayık derinliği aşar, yapay zekâ kelimeleri çoğaltır... ama yönü insan belirler.
Yaya gidemediğim yolu motor gücüyle, kulaçla aşamadığım denizi kayıkla geçtiğim gibi; kelimelerin tıkandığı yerde yapay zekâyı bir yardımcı olarak kullanıyorum. Tıpkı dürbünün ufku yakınlaştırması gibi, o da kendi kelimelerimin erişemediği kıyılara beni ulaştırıyor.
__MAE