Cuma kutlaması
“Ya Rabbim, bu Cuma gününde, tüm sevdiklerimi koru, onlara sağlık, huzur ve başarılar ver. Hayırlı Cumalar! İsmail Yalçın.”
500 bin lirayla geçinemeyen vekil
Yılmaz Özdil
Millet “askıda ekmek”le karnını doyuruyor, hava karardıktan sonra
pazarda “çıkma sebze” topluyor, battaniyeye sarınıp ucuz kıyma
kuyruklarında bekleşiyor, fiyatı uygun diye kırık yumurta
satılıyor bu ülkede artık, dünden kalan bayat simit satılıyor, son
kullanma tarihi geçmiş ürünler bile alıcı buluyor maalesef... Hal
böyleyken, AKP milletvekiline bakıyoruz, 150 bin dolarlık saat
takıyor, millet sürünürken böyle görgüsüzlük olur mu diye haber
yapılınca, özür dileyeceğine, inadına yapar gibi, bu defa 450 bin
dolarlık saat takıyor, millet’in vekili olarak ne kadar zengin
olduğunu göstermekten tuhaf bir zevk alıyor, bir başka AKP
milletvekiline bakıyoruz, millete dönüp “Gazze’ye gidin” diye
çağrı yapıyor, kendisi Maldivlere gidiyor, bir başkasına
bakıyoruz, Monako’ya gidiyor, ıstakoz yiyor, milletin gözüne
sokmak istercesine sosyal medya hesabından yayınlıyor, bir
başkasına bakıyoruz, “Şam’a gidip Emevi camisinde namaz kılacağız”
filan diyor ama, Şam’a gideceğine Amsterdam’a tatile gidiyor,
elinde binlerce dolarlık çantası var, göstere göstere poz veriyor.
Bunlar yetmezmiş gibi, en son AKP’nin Tekirdağ milletvekilini
izliyoruz, 500 bin liralık milletvekili maaşıyla geçinemediğini
söylüyor, demeye kalmıyor, CHP’den seçilip AKP’ye transfer olan
Mersin milletvekiline bakıyoruz, kendileri 500 bin lira maaş
alırken, 20 bin lirayı reva gördükleri emeklileri fırçalıyor,
“emekli maaşı 20 bin lira diye tepinip duruyorlar” diyor.
★
Millet biziz, aslolan biziz, bunlar milletin vekili.
★
Dolayısıyla... Millet olarak vekillerimize tanınan imkanları
öğrenip, kendimizle kıyaslamamızda fayda var.
★
Öncelikle altını çizelim, milletvekilleri “maaş” almıyor, “ödenek”
alıyor, zaten bu kelime oyunu sayesinde yaklaşık 500 bin lira
alıyorlar. Maaş denilen kavram, hukuken, bir kadro karşılığında
çalışan personele geçimini sağlayabilmesi için aylık olarak ödenen
paradır. Milletvekilleri ise herhangi bir “kadro” karşılığında
çalışmıyor, çünkü milletvekilliği diye bir meslek yok.
Dolayısıyla, bunların aldıkları paranın adı maaş değil, ödenek...
Peki bu ödenek nasıl belirleniyor? En yüksek devlet memurunun
aldığı maaşa endeksleniyor. En yüksek maaş alan devlet memuru kim?
Cumhurbaşkanlığı idari işler başkanı, onun maaşını “ödenek” olarak
milletvekillerine veriyorlar. Aynı zamanda emekli de oldukları
için çift dikiş maaş alıp, o en yüksek maaş alan devlet memurunu
da ikiye katlıyorlar.
★
Bununla bitmiyor... Ödenekle beraber her milletvekiline yolluk
veriliyor. Ne kadar veriliyor? Ödeneğin yarısı kadar veriliyor.
Yani maaşlarının yarısı kadar yolluk alıyorlar. “500 bin lirayla
geçinemiyorum” diyen milletvekili “mesela benzin parası almıyoruz”
diyor, halbuki, her ay maaşının yarısı kadar yolluk alıyor,
benzini o parayla alıyor, otopark parası öderse, onu bile bu
yolluktan ödüyor, seyahatlerinde yiyor içiyor, bu yolluktan
ödüyor.
★
Bununla da bitmiyor... TBMM’yi temsilen giderse, mesela Meclis
adına yurt dışına gezmeye gidiyorlar, otel, uçak, yeme içme, bütün
masrafları devlet tarafından karşılanıyor, üstüne de harcırah
alıyorlar.
Evet, yurt dışına gezmeye gitti diye üste para ödeniyor!
★
Bununla da bitmiyor... İki yıl milletvekili olursa, emekli oluyor,
çift maaş alıyor. Eğer, iki yıl milletvekilliği yapmadan görev
süresi sona ererse, TBMM tarafından bir kıyak daha yapılıyor,
henüz emekli olamamış vekillerin sigorta primleri, yine en yüksek
devlet memuru için esas alınan prim üzerinden, dört yıl boyunca
TBMM tarafından ödeniyor.
★
Bununla da bitmiyor... Milletvekillerinin, eski
milletvekillerinin, eşlerinin, çocuklarının, annelerinin
babalarının, heeeepsinin hastane ve tedavi masrafları, devlet
tarafından karşılanıyor. Milletvekilliği bittikten sonra bile en
kral özel hastaneye gidiyorlar, en iyi laboratuvara gidiyorlar,
kendilerinin, eşlerinin, çocuklarının, annelerinin babalarının
bütün hastane ve tedavi masraflarını devlet ödüyor. Bizzat meclis
başkanı itiraf etmişti, iki ayda bir gözlük değiştiren
milletvekili var, 32 dişine birden implant yaptıran milletvekili
var, hatta, rezaletin daniskası, milletin parasıyla çüküne
mutluluk çubuğu taktıran milletvekili bile olduğu iddia
edilmişti.
★
Bununla da bitmiyor... Milletvekilleri her istedikleri özel
hastaneye gidebiliyorlar ama, ayrıca, TBMM içinde baştabiplik var,
radyoloji, mikrobiyoloji ve biyokimya laboratuvarları var, diş,
dahiliye, kulak burun boğaz, çocuk, cildiye poliklinikleri var,
daima hazır bekleyen hekimler, hemşireler, eczacılar, laborantlar
ve diyetisyenler var.
★
Bununla da bitmiyor... “Geçinemiyorum” diyen milletvekili “uçak
biletini biz ödüyoruz” diyor ama, yine kelime oyunu yapıyor, çünkü
Türk Hava Yolları tarafından parayla eşdeğer kıyak yapılıyor,
milletvekilleri “ekonomi sınıfı” bilet alıyor, bu biletler
ücretsiz olarak “business class”a dönüştürülüyor.
★
Bununla da bitmiyor... Milletvekillerine iki ayrı gsm hattı ve iki
ayrı cep telefonu veriliyor, bunların faturaları da Meclis
tarafından ödeniyor.
★
Bununla da bitmiyor... Milletvekillerine, eşlerine ve çocuklarına,
diplomatik pasaport veriliyor, vekillik sona erdikten sonra da,
ömürleri boyunca hususi damgalı özel pasaport veriliyor.
★
Bununla da bitmiyor... Milletvekillerine trafik cezası kesilmiyor.
Millete trafik cezası kesiliyor, milletin seçtiği vekile trafik
cezası kesilmiyor. Peki milletvekili trafik suçu işlerse, hız
yaparsa, kırmızı ışıkta geçerse ne oluyor? Hiç... Bu işledikleri
trafik suçları bir tespit tutanağıyla Meclis’e gönderiliyor, hepsi
o, para cezası ödenmiyor!
★
Bununla da bitmiyor... TBMM her yıl yaz mevsiminde çalışmalarına
üç ay ara veriyor, milletvekilleri üç ay tatil yapıyor, Meclis
kapalı olduğu halde, çalışmadıkları halde paralarını tıkır tıkır
almaya devam ediyorlar.
★
Bununla da bitmiyor... Milletvekili ölürse, geride kalan ailesine
12 aylık maaşları tutarında ölüm yardımı ödeniyor.
★
Bununla da bitmiyor... Milletvekillerine milletvekili kimliği
veriliyor, milletvekillerinin eşlerine de Meclis tarafından “özel
tanıtım kartı” veriliyor, ayrıca, her milletvekilinin 10’ar
yakınına, “milletvekili yakını” diye yaka kartı veriliyor.
★
Bununla da bitmiyor... Milletvekillerine ikişer danışman hakkı
veriliyor, danışmanların maaşını Meclis ödüyor. Milletvekillerine
sekreter veriliyor, 600 milletvekili 600 sekreter var,
sekreterlerin maaşını da Meclis ödüyor.
★
Meclis’te lokantalar var.
Türkiye’de enflasyonun olmadığı tek lokanta, Meclis lokantası...
Dışarda bir çorba bile içemeyeceğin fiyata, Meclis lokantasında
kebabıyla tatlısıyla mükellef ziyafet çekebiliyorsun.
TBMM lokantasından her ay ne kadar yemek çöpe atılıyor biliyor
musunuz? Her ay 400 kilo yemek çöpe atılıyor!
İYİ Parti soru önergesi verdi, AKP mecburen cevap verdi, oradan
biliyoruz... Meclis lokantasında bol bol pişiriliyor, bol bol
servise konuyor, her ay yenmediği için 400 kilo yemek çöpe
atılıyor.
Kim ödüyor bunların hepsinin parasını? Hava karardıktan sonra
pazarda çöpün kenarından çıkma sebze toplayan Türk vatandaşları
ödüyor.
★
Meclis mutfağında yüzlerce personel, onlarca aşçı çalışmasına
rağmen, özel günlerde dışarıdan özel şefler getiriliyor. Mesela,
açılış resepsiyonuna, gastronomi Nobel’ini kazanan Mardinli şef
Ebru Baybara Demir’i getirdiler, özel ikram mönüsü hazırlattılar.
Dereotlu Trakya turşusuyla servis edilen tuzlu tart içerisinde
Çerkez tavuğu, Birecik patlıcanı içerisinde fıstıklı Hatay humusu,
Diyarbakır çöreği üzerine kiraz sapıyla tütsülenmiş vişneli
Erzincan tulum peyniri, tuzlu tart içerisinde yaban mersinli
kaparili tahinli patlıcan salata, zeytinyağlı sumak ekşili incir
dolması, vişne soslu bakla favalı zeytinyağlı incirli Urla
enginarı, Kastamonu çemensiz pastırma ve Hakkari otlu peyniri ile
Aydın inciri, biber ve domates eşliğinde sarımsaklı kuzu teşt...
Afiyetle yediler.
Kim ödedi?
Ucuz olduğu için dünden kalan bayat simidi yiyen Türk milleti
ödedi.
★
Şimdi bakın lütfen, muhalefet dahil, bugüne kadar asla sorulmayan
soruyu size sorayım... Bu yoksul millet, bu milletvekillerinin
avanta lokantasını sırtında taşımak zorunda mıdır?
★
İngiltere’de mesela, İngiliz parlamentosunda, İngiliz
parlamenterlerin yemek yiyebileceği bir restoran var mı? Var. Ama
nasıl var? İşletmecisi var. Yani, o restoran meclisin değil mi?
Değil. Yani, İngiliz parlamenterler meclis lokantasında oturup,
dışarda 30 pounda satılan bir yemeği 3 pounda yiyebiliyor mu?
Asla. Dışarda 30 poundsa, orada da aynı, çünkü işletmecisi var,
devlet veya İngiliz halkı tarafından finanse edilmiyor, yok öyle
avanta!
★
Fransa’da mesela, Fransa meclisinde, Fransız milletvekillerinin
yemek yiyebileceği bir restoran var mı? Var. Ama nasıl var?
İşletmecisi var. Fiyatlar dışarda bir restoranda ne kadarsa, orada
da o kadar, Fransa devletinin kesesinden veya Fransız halkının
cebinden finanse edilmiyor.
★
Almanya’da, Alman meclisinde Alman milletvekillerinin restoranı
var mı? Var. İşletmecisi var. Alman milletvekilleri dışardan
misafir bile getiremez. Mesela, bana bir şinitzel yap deyip, üç
kuruş verip çıkamaz, dışarda bir restoranda o şinitzel kaç
paraysa, gene o kadar ödemek zorundadır. Alman milleti tarafından
finanse edilmez. Almanya’da milletvekilleri bizdeki gibi kuzu
tandırı 30 liraya yese, Almanya ertesi gün o meclisi kapatır!
★
İtalya böyle, Danimarka böyle, Portekiz böyle, İspanya böyle,
İsveç böyle, Finlandiya böyle... Her şey dahil sistemiyle çalışan
tatil köyü değil orası, parlamento... Hiçbir ülke,
milletvekillerinin yemeğini finanse etmiyor.
Avrupa ülkelerinde, meclis başkanlıkları ihale açıyor, meclis
binasındaki restoranlar veya kafeler, ihaleyle işletmecilere
veriliyor, işletmeciler de Paris’te Roma’da Madrid’te Londra’da
restoran işletir gibi, meclis restoranını işletiyor.
Aşçı da işletmecinin, garson da işletmecinin, bulaşıkçı da... Ben
gideyim devletin kesesinden kebapçı alayım, pizzacı alayım
diyemez, lazımsa kendisi personel olarak alır, fiyatına yansıtır.
Ben gideyim de, mutfak için lazım olan tencereyi tavayı tabağı
çatalı bıçağı devletin kesesinden alayım diyemez, devlet züccaciye
dükkanı mı kardeşim, ne lazımsa, kendisi alır.
Her ay başında ihtiyaç listesi vereyim de, etimi balığımı yağımı
pirincimi devlete ödeteyim diyemez, mönüsünde neye ihtiyacı varsa,
kendisi alır.
Nasıl olsa bana giren çıkan yok, nasıl olsa ben ödemiyorum, bol
bol yapayım, yemezlerse çöpe atarım diyemez, bu yüzden sıfır
atık’la çalışır, atarsa kendisine girer.
ABD mesela, yahu senatoyu filan boşver, ABD başkanı, hep
anlatıyorum, Beyaz Saray’da evinde yediği yemeğin bile parasını
kendi cebinden ödüyor, kullandığı peçetenin bile, kullandığı
kürdanın bile parasını kendi cebinden ödüyor. Başkanın yediği
yemek Washington’da kaliteli bir restoranda ne kadarsa, o kadar
ödüyor. Amerikan halkı niye ödesin?
★
Bizde habire anayasayı değiştirelim diyorlar.
Sen önce bunu değiştir!
★
Bizim sayın Meclisimiz, İsrail’i protesto ediyor, İsrail’e destek
veren Amerikan şirketlerinin ürünlerini meclis lokantasında
kullanmıyor, Coca Cola’yı, Neskafe’yi Meclis lokantasında
yasakladılar.
Peki, İsrail meclisinde İsrail milletvekillerinin restoranı var
mı? Var. Orada yiyip içtiklerini İsrail halkı mı finanse ediyor?
Hayır. Normal restoran nasıl işletiliyorsa, orası da öyle
işletiliyor.
Bizim sayın Meclisimiz güya Coca Cola’yı boykot ediyor ama, Sultan
Mahmut çorbasından soslu dil balığına, çentik kebaptan zeytinyağlı
kerevize, dana kavurmadan levrek buğulamaya, fıstıklı kadayıftan
bademli keşküle kadar, heeeepsini milletin sırtına yüklüyor!
★
Girin Allah aşkına internete, Google’dan bakın, haberler orada
duruyor... Bir önceki yıl Meclis’e 42 aşçı, 6 pastacı, 48 garson,
18 bulaşıkçı almışlardı, geçen yıl aynı meclise 25 aşçı, 50
garson, 28 bulaşıkçı daha aldılar, kebapçılar pizzacılar aldılar.
“500 bin lira maaşla geçinemiyorum” diyen milletvekilinin meclis
lokantası işte bu.
★
Bununla da bitmiyor... Meclis’te milletvekilleri için, erkek
berberi de var, kadın kuaförü de var, Meclis birası içinde Ziraat
Bankası, Vakıfbank ve Türkiye İş Bankası şubeleri var,
milletvekillerinin çocukları için kreş var.
Bununla da bitmiyor... İstanbul Beşiktaş’taki Meclis Konukevi’ni
kullanabiliyorlar, Florya Atatürk Köşkü Sosyal Tesisi’ni
kullanabiliyorlar, Yalova Termal Sosyal Tesisi’ni
kullanabiliyorlar.
★
“500 bin lira maaşla geçinemiyorum” diyen milletvekili, milletin
sırtından, işte bu kadar yoksul bir hayat sürüyor!
Yılmaz Özdil
Cuma kutlaması
“Ya Rabbim, bu Cuma gününde, tüm sevdiklerimi koru, onlara sağlık, huzur ve başarılar ver. Hayırlı Cumalar! İsmail Yalçın.”
--
Web Sitemiz : www.anadoluenbirder.org
Facebook : https://www.facebook.com/groups/anadoluengellilerbirligi/
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Anadolu Engelliler Birliği" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için anadoluenbird...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu tartışmayı görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/anadoluenbirder/67ff2375-dfb7-4b7d-a56f-4fe5df1c09d3%40gmail.com adresini ziyaret edin.
Cuma kutlaması
Gönüllerin secdede birleştiği bu mübarek günde; İslam coğrafyasında gözyaşının yerini umut, savaşın yerini barış alsın. Cumanız mübarek olsun İsmail Yalçın..
Cuma kutlaması
bu mübarek günde; İslam coğrafyasında gözyaşının yerini umut, savaşın yerini barış alsın. Cumanız mübarek olsun.
Aynı duaya “Âmin” diyen bir ümmet olabilmek duasıyla… Rabbim İslam âlemini birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde muhafaza etsin. Hayırlı Cumalar İsmail Yalçın..
Cuma kutlaması
"Bir cuma sabahı, kalbinin derinliklerinden gelen dualarla, huzur bulacağın bir gün dilerim. Her anın, bir ömre bedel olsun. Hayırlı Cumalar! İsmail Yalçın."
Dualarımızın ortak, gönüllerimizin bir olduğu bu mübarek günde; İslam âlemine adalet, merhamet ve barış hâkim olsun. Hayırlı Cumalar İsmail Yalçın..
Cuma kutlaması
"Hayat, bazen zorlayıcı olabilir. Ama her Cuma, yeni bir umutla başlar. Bugün, ruhunun huzur bulduğu, kalbinin neşeyle dolduğu bir gün olsun. Cumanız mübarek olsun. İsmail Yalçın."