Selam msic insanlar,
Umarım dünyada her şey kötüye gidip duruyorken biraz olsun huzur ve mutluluk bulabiliyorsunuzdur. Ben son zamanlarda zorlansam da minik şeylerdeki güzellikleri görebilmeye devam ediyorum.
SCORA içerisinde geçirdiğim bu üç yılda SCORA evim, canimız meleklerimiz aile üyelerim gibi oldu. Aile gibi olduk klişesinin samimiyetsizliğini bildiğim halde gerçekten daha içime sinen ve daha iyi anlatabileceğim başka bir tabir bulamadım. Aile demişken öyle kaosun eksik olmadığı, mecburi birliktelilerin temel olduğu o aile de değil bahsettiğim. Neredeyse aklımdaki ideal aile. Kuir kuzenlerle dolu, her eve en az iki mor saçlı feminist abla düşen, vegan savunuculuğunu sahiplenen, cinseliğin konuşulduğu, hiçbir ana vatanın kan ağlamadığı, regl olanın regl oldum dediği, pazar pikniklerinin eylem alanlarında yapıldığı kocaman, rengarenk, sıcacık bir sarılma ve gün ışığı gibi hissettiren bir aile.
Böyle diyince biraz fazla toz pembe oldu farkındayım. Her ne kadar içim buruk olsa da veda ettiğim için mutlu ve huzurlu hissediyorum. Bana getirileri olduğu kadar kopardıkları da olan bu birlikte geçirdiğim vakit yetti de arttı bile. Politik olmamak için verdiğimiz üstün çaba, dedikodu kültürü, anlamsız title savaşları ve yapılanların neredeyse hiçbir zaman değerinin bilinmemesi beni inanılmaz yordu. Sözde tıp öğrencisinden daha fazlası olmak adına çıktığımız bu yolda en çok da birbirimize zarar verdiğimizi ve birbirimizin kuyusunu kazdığımıza şahit olmak ruhumu ağırlaştırdı. İsterdim ki bu birlikte gerçek savunuculuk yapabilelim. İsterdim ki bu birlikte birbirimizin arkasını kollayabilelim. İsterdim ki bu birlikte birbirimizi sevelim ve sayalım. İsterdim ki birlik olabilelim.
Tüm bu hayal kırıklıkları ve yorgunlukların yanında bu birlik bana çok güzel insanlar kattığı için hiçbir zaman pişman olmayacağım.
Yukarıda bahsettiğim SCORA geniş ailesinin çıtçıt çekirdeği canimın içi takımım: Alara, Betül, İlke, İlknur, Noa. Koordinatör seçildiğim günden itibaren sizinle tanışmak için can atıyordum. Tanıştığım anda ise ilk andan “ben yavrularımı buldum” hissiyatına kapıldım. Özverili çalışmanız, tüm işlerimizi benimsemeniz, müthiş işler çıkarmanız, kendinizi geliştirme arzunuz ve beni ne kadar geliştirdiğiniz, savunucu ruhunuz… Size teşekkür edecek o kadar çok sebebim var ki. Sık sık söylediğim gibi sizi çok seviyorum. Her birinizi ayrı biricik severken oluşturduğumuz bu ekibi, güvenli alanı da ayrı bir seviyorum. Bana tüm yıl boyunca kaç kere iyi ki siz dedirttiniz sayamam. Sadece şunu söylemek isterim ki, şu ihtimallerle dolu hayatta yollarımızın kesiştiği hele de SCORA Dergi KÇG aracılığı ile kesiştiği için minnettarım. İyi ki varsınız, iyi ki savunuyorsunuz, iyi ki üretiyorsunuz.
Canimın bir diğer içi, güzel süpervizörüm Rojda Güneş’im… Tüm KÇG sürecinde her ihtiyacım olduğunda ışık hızında gelen yardımın, bitmeyen motivasyonun, eksiklerimi hemen kapatışın, sonsuz anlayışın ve sabrın için teşekkür ederim. Kaç kere hayatımı kurtardın, kaç kere dünyanın sonu olduğunu düşündüğüm şeylerin hiç de dünyanın sonu olmadığını fark etmemi sağladın bilmiyorum bile. İyi ki sen. Seni çok seviyorumm.
NORA’m ama ondan da önce bölge sorumlum Atakan.. Çok sevdiğim SCORA yolculuğumun yerelimdeki minik bir LORA olarak kalmamasını sağlayan desteğin ve ulusala taşımam konusunda beni hep cesaretlendirmen için sana da çok teşekkür ederim. İyi ki varsın ve iyi ki savunuyorsun <3
Bilge Günlü, ilk NORA’m, idolüm, hayranlık duyduğum o kişi… LORA olduğum ilk andan itibaren senden hep yardım isteyebileceğimi ve desteğini o kadar içten hissettim ki. Bir çıkmazda kaldığımda sana geldim ve her zaman sana gelebildiğim için minnettar oldum. Beni savunuculuk konusunda hep daha fazlasını yapmaya teşvik ettin. Yaptıklarımı hep takdir ettin ve yaptıklarınla hep bana ilham oldun. Hem kendi adıma hem de ilham olduğun tüm savunucular adına teşekkür ederim. İyi ki varsın <3
Geçen sene içinde bulunduğum için çok mutlu olduğum, bana çok güzel insanlar katan Proje ve Savunuculuk KÇG takımıma, koordinatörüm Kübra, takım arkadaşlarım Beril, Ceyda, Kağan’a süpervizörüm İrem’e de bu vesile ile teşekkür ederim. Sizi ve yaptıklarımızı hala özlüyorum ve özlemeye devam edeceğim.
İlk göz ağrım, canim takımım Şiddetsiz Savunuculuk KÇG. Yaptıklarımız, içimizde kalanlar, yapmamıza izin vermedikleri her şey ama her şeyle gurur duyuyorum. Sizinle geçirdiğimiz kısacık süreyi çok özlüyorum. Süpervizörüm Burcu, Eş Koordim Zeynep ve takım üyelerim (çocuklarım) Defne, Havin, Kayra, Melek, Yağmur, Zehra size olan sevgimi hala kalbimde taşıyorum. Hepiniz için iyi dileklerim hiçbir zaman bitmeyecek. İyi ki varsınız <3
Ayrıca NORA-A’m Sarp’a da teşekkürü borç bilirim. Sene başında bana güveniyor olmanı görmek bana muhtemelen tahmin ettiğinden çok daha fazla iyi geldi ve destek oldu. Seninle konuştuğumuz her an kendimi daha iyi hissettim ve varlığın için mutlu oldum. Senin için de iyi dileklerim hiçbir zaman tükenmeyecek.
Canimın en içi arkadaşım, Dorothea’m Havin Ayşe Demir… Arkadaşlığımızın şu üç senesi boyunca defalarca bir şeyler hakkında geri bildirim istememi, kötü şakalarımı, dertlerimi çektiğin ve gösterdiğin sonsuz sabır için çok teşekkür ederim. Sen olmasaydın bu yıl hem töbsel hem kişisel nasıl ayakta kalırdım bilmiyorum. Her konuda ama HER konuda dert ortağım, bahtımız bir dostum seni aya ve satürne kadar seviyorum. İyi ki varsın, iyi ki kendin olmak için bu kadar çaba veriyorsun, iyi ki yanımdasın, iyi ki bu katlanılmaz fakültenin daha ilk gününden kesişti yollarımız, iyi ki doğum günün 3 ekimde. Gelecekte seninle yapacağımız tüm sohbetler için çok heyecanlıyım. Hepsinin bol bol müzik, film, wokeluk ve anlayış içereceğine eminim.
Son olarak da güzeller güzelim, canimın en içi arkadaşım Beril Seyman. Gerek TÖB kaosunda gerek tıp fuck kaosunda gerek arkadaşlar kaosunda yani anlayacağın aklına gelebilecek her konuda hem ateşli öfkeli afetim hem de dingin limanın olman ne bir başkasına anlatabileceğim ne de yeterince teşekkür edebileceğim bir şey. Aynı konular hakkında defalarca söylenmeme izin vermene, bana olan inancının hiçbir zaman bitmemesine minnettarım. Sen benim için her zaman aynı anda prenses peri ve deli olacaksın. Seni o kadar seviyorum ki seninle birlikte rap konserine bile gelirim. Her konuda bana farkında olduğundan bile çok ilham oluyorsun. Varlığına tahmin edebileceğinden çok daha fazla gece şükrediyorum. İyi ki varsın, iyi ki beni arkadaşın olarak seçerek onurlandırdın iyi ki, iyi ki ve daha çok iyi ki…
Tüm bunların yanında msic yolculuğum boyunca yollarımızın kesiştiği, hoş sohbet ettiğim, bana ve savunuculuğuma değer katan tüm o güzel insanlara da teşekkür ederim.
Bu birliğin amacını ve özünü daha iyi anladığımız, rengarenk, huzurlu, mutlu, sağlıklı bir gelecek diliyorum hepimize.
Bir de son kez, dergimizi okumayı unutmayın!!!!
Like ünlü düşünür Taylor Swift said: We survived the Great War.
Ebrar Gül
0552 596 68 12 ebrar...@gmail.com Türk Tıp Öğrencileri Birliği | TurkMSIC Turkish Medical Students International Committee www.turkmsic.org uremesagl...@turkmsic.org |