|
Metin Atamer <metin....@gmail.com>: Jul 25 12:46PM +0300
BAKARA Çocukluğum ve ilk okul hayatım Ankara, Kurtuluş semtinde geçmişti. Evimizin karşısında bir cami , diğer köşesinde ise ilk okulumuz vardı. İlk Okula gitmeden evvel, ezan ve namazla tanışmıştım. Arapça bilmediğim için bazı ayetleri okunduğu şekli ile ezberlemiştim. Kimi zaman namaz vakti camiye gider orada herkesle beraber yatar kalkar , el avuç açıp dua ederdim. Ne için dua ederdim hiç hatırlamamaktayım. Beni caminin hocası en ön sıraya alırdı, orada babam yerinde adamlarla namaz kılardım. Hele Cuma günleri cami çak kalabalık olurdu. Namaz sürecinde bir ara, Cuma namazı farzından evvel, Caminin Hoca efendisi minbere çıkıp hutbe okurdu. Daha sonra namaz bitiminde eller, dua için yukarı kaldırılır , tanrıdan günahlardan arınma adına af dileme şeklinde yalvarışa geçerdi, cemaat. Bende uyardım bu cemaatin yaptıklarına. Şimdi düşünüyorum o yaşta benim ne günahım olacaktı ki, tanrıdan tövbe dileyim. Ancak cemaat her hafta aynı yüzlerden oluşmaktaydı ve her Cuma bu insanlar, günahlarının tanrı tarafından af edilmesi için dua etmekteydiler. Düşünürdüm, bir hafta boyunca günah işle , gel Cuma günü camiye , aç ellerini göğe , tanrıdan günahlarının af edilmesi için dua et. Bana hep ters gelirdi. Bu nedenle ilk okuldan sonra gittiğim yatılı okulda, Kuran-ı Kerimi okumak istedim. Kütüphanemizde İngilizce M.PİTCKTHALL ‘ın kaleme aldığı ‘ The Glorious KURAN ‘ adlı kitap ilgimi çekmişti. Okudum. Okurken ilgimi çeken önemli konular vardı. Kuran, diğer semavi dinlerin kitaplarını dışlamaktan çekindiğini görmekteydim. Ama çok önemli olan birkaç ayetler vardı ki, yazıldığı dönemdeki yaşam konusunda, çok önemli bilgileri kapsamaktaydı. Aslında Kuran-Kerim’in iskeletini oluşturan önemli birkaç suresi beni çok etkilemişti. Beni en fazla etkileyen ilk sure, BAKARA suresi. Bakara aslında Arapça da SIĞIR, İNEK, veya DANA anlamına gelmektedir. Bakara suresi 67. inci ayette ‘ Hani Musa kavmine ‘ Tanrı size bir SIĞIR kesmenizi emrediyor ‘ demişti.‘ diye başlamakta. Ve devam ederek 74 üncü ayete kadar olan ayetlerde de yine SIĞIR dan bahsedildiği için mi BAKARA suresi olarak kayda geçmiş, bundan emin değilim. Ancak toplum yaşamında önemli olan iyilik veya kötülük yapma konusunu da işlemiş, Kuran-ı Kerim. Bakara suresinde 81 inci ayette topluma emir verircesine bir cümle bulunmakta ‘ Evet KÖTÜLÜK İŞLEYİP SUÇU , BENLİĞİNİ KAPLAMIŞ OLAN KİMSELER VAR YA , İŞTE ONLAR CEHENNEMLİKLERDİR.’ demekte. Aslında Cehennem ve Cennet’in yaşam içinde olduğuna inanırım. Hele bir ayet var ki bütün dinler için geçerli olsa gerek. 84 üncü ayet şöyle der: ‘ Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız,’ diye sizden söz almıştık. ‘ demekte. Bakara suresinin bir başka ayeti ise , 136, ‘ Kura-ın yanında bütün dinlerin varlığını, İbrahim, Ishak, Yakub’a , Musa ve İsa ya verilen kitaplara ve peygamberlere Rab’larından verilene iman ettik. ‘ demekte. Şimdi bu kitapları kabul ediyorsak, onun ibadethanelerine de saygı göstermek, kanımca dini bir görev olsa gerek. Çok önemli bir konu, AYASOFYA nın ekseni KIBLEYE dönük değildir. Hatta 33 derecelik bir sapması bulunmaktadır .Tıpkı DARENDE’deki ULUCAMİ nin ekseni gibi. Hani cami olarak kullanılmasında zarar olmasa da, İslam alemine kazandırılmış olmasında, İslam aleminin ne kazandığını hala anlamış değilim. Ayasofya’yı gezen herkes, bir kiliseyi gezdiklerini bilmekte. Kuran da sadece BAKARA suresi değil , bir çok sürede toplum yaşamı konusunda ayetler bulmak mümkün, ancak bunlardan bir tanesi ve en önemlisi bence ALAK SURESİ. İlk ayetinde ‘ Yaratan Rabbin adıyla OKU ‘. Daha sonraki diğer ayette ise ‘ OKU , İnsana bilmediklerini belleten , kalemle öğreten Rabbin , en büyük kerem sahibidir. ‘ der. Gelin soralım, öğrenmek için kaçımız okumaktayız ? Hele bilhassa Sarayda oturanların kaçı okumakta, ve okuyorsa da ne okumakta? Hayran olduğum 13 yüzyılda yaşamış skolastik felsefeci Thomas Aquinas ın bir sözü aklımdan hiç çıkmamakta. Aslında Hacettepe Üniversitesi girişinde bir sütunun üzerinde yazılı idi. Üzülerek öğrendim , bir işgüzar Rektör bu yazıyı kaldırtmış. Kelimeler insanın beynine işlercesine açık ve seçik: TİMEO HOMİNEM UNİUS LİBRİ’ Anlamı ‘ Tek Kitaplı İnsandan Korkarım’, . Dar pencereden bakan bir toplumun kalkınmasını, mümkün görmediğimi ifade ederim , diye bir sözüm geldi söyledim, hem nalına hem mıhına, METİN ATAMER |
|
Ali Serdar BOLAT <bolatal...@gmail.com>: Jul 26 08:32PM +0300
*1 Mart 2003 tezkeresi*nin TBMM oylamasında reddi sonrasındaABD*Deniz Baykal*'ın ve*Tayyip Erdoğan*'ın üstünü çizdi.İkisini de kara listeye aldı. Irak'ı kuzeyden, Türkiye sınırından işgale hazırlanan ABD'nin İskenderun Körfezi'ne gönderdiği gemilerdeki askerlerin ve silahların indirilmesi için tezkerenin kabulü bekleniyordu. Tezkere kabul edilirse 65 bin ABD askeri Hatay'dan Hakkari'ye kadar topraklarımıza yerleşecek, buradan Irak'ı kuzeyden işgale başlayacak, Saddam'ı devirip önce Irak'ta sonra Suriye'de sözde bağımsız Kürt devletçikleri kuracaktı. Sonra da sıra Türkiye'den ve İran'dan parça koparmayagelecekti. Güneydoğumuza yerleşen ABD buradan hiç çıkmayacaktı. O dönemde*Ak Parti*'nin*363*, CHP'nin 178 Milletvekili vardı. Tezkerenin kabulü için*267 kabul oyu gerekiyordu.* Oylama sonucu: 250 ret,*264 kabul*, 19 çekimser *99 Ak Partili ret*, 264 Ak Partili kabul oyu kullandı. Oylama öncesi*CHP*'li*Önder Sav*Meclis konuşmasında"İskenderun Limanı'ndaki düşman gemiler"diyerek CHP'nin tezkereye karşı olduğunu açıkladı. *İşçi*(o günkü Vatan)*Partisi*Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Tezkere Anayasa'nın 92. maddesine aykırı idi. **>>>>>>>** *Devamını okumak için tıklayın: * *https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/deniz-baykal-yok-etme-kumpas-ylmaz.html* <https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/deniz-baykal-yok-etme-kumpas-ylmaz.html> *Deniz Baykal'ı yok etme kumpası: Yılmaz Özdil anlatıyor * Ali Serdar Bolat 25 Temmuz 2026 +++ |
|
Ali Serdar BOLAT <bolatal...@gmail.com>: Jul 18 09:02PM +0300
Fetullah Gülenolaydan sonra şöyle demişti: "Aldanırsanız, böyle kurban gidersiniz. Bir Perşembe akşamı vefat edersiniz. Bir Cuma günü cenazenize ulaşırlar." Yazıcıoğlu Perşembe öldürülmüş, Cuma günü "Cenazeye ulaştık" açıklaması yapılmıştı. Gülen açıkça "Aldandı, bizden ayrıldı, öldürdük" demektedir. Mafia usulü infaz. FETÖ-NATO'ya ihanetin cezası ölüm. "Yazıcıoğlu gibi aldanıp bizi terk ederseniz siz de böyle kurban gidersiniz" diye açıkça tehdit savuruyor. Fetullah Gülen örgütlenmesi, 2000’li yılların başında Muhsin Yazıcıoğlu için “samimi ve müspet” bir cemaatti. O dönem Yazıcıoğlu,*ZAMAN*gazetesindeEkrem Dumanlı’yı ziyaret ederken “başbakan” gibi kapıda karşılanıyordu. Dumanlı ile uzun görüşmeler yapıyorlardı. O dönem cemaat çevresinde ona*“Bizim Muhsin”*deniliyordu. Araları açılınca *"ALDANAN MUHSİN"* oldu. **>>>>>>>** *Devamını okumak için tıklayın: * *https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/fethullah-gulen-cinayeti-ustlenip.html* <https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/fethullah-gulen-cinayeti-ustlenip.html> *Fetullah Gülen cinayeti üstlenip tehdit ediyor: "Sonunuz Yazıcıoğlu gibi olur"* Ali Serdar Bolat 18 Temmuz 2026 +++ |
|
Ali Serdar BOLAT <bolatal...@gmail.com>: Jul 17 08:52AM +0300
Yazıcıoğlu’nun helikopterinin üzerinden TSK'ya ait jet uçakları uçuyor ve yaptıkları gaz yayınıyla helikopterin oksijenini keserek düşürüyor. Bu kesinlikle bir kaza değil, bilinçli bir düşürme eylemidir. Helikopter düştükten sonra içindekilerin sağ kaldığı (İHA Muhabiri İsmail Güneş'in 112'yi aramasıyla) anlaşılınca, bir helikopterle gönderilen NATO elemanları, İsmail Güneş dahil sağ kalanları şehit ediyor. Ardından üst düzey emniyet görevlileri devreye girerek arama kurtarma birliklerini yanlış yönlere sevk ediyor. Helikopterin bazı cihazları ve kritik parçaları çalınıp yok ediliyor yani delillerin üzeri kapatılıyor. Sonradan gelenlerin çektiği videoları bulunduran kişiler veya yakınları (Alper Akpakgibi) şüpheli şekilde öldürülüyor. **>>>>>>>** *Devamını okumak için tıklayın: * *https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/yazcoglunun-helikopteri-nasl-dusuruldu.html* <https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/yazcoglunun-helikopteri-nasl-dusuruldu.html> *Yazıcıoğlu'nun helikopteri nasıl düşürüldü? Perinçek açıklıyor * Ali Serdar Bolat 16 Temmuz 2026 +++ |
|
in...@turkdunyasihd.org <in...@turkdunyasihd.org>: Jul 15 11:55AM
15 Temmuz İHANET ve HAİNLİK GÜNÜ! 15 Temmuz Türkiye Cumhuriyetine ve Demokrasiye Yapılan En Büyük İhanet ve Hainlik Günü’nün Adı dır. ‘’ Egemenlik Kayıtsız ve Şartsız Milletindir ! ‘’ Mustafa Kemal ATATÜRK Türk Milleti 15 Temmuz 2016 tarihinde İhanet dolu bu Hain Kalkışmayı yaparak ve 16 Temmuz 2016 tarihinde de soruşturulmasını engelleyerek arkasında duran İhanet Şebekelerinin yakasını asla bırakmayacak ve mutlaka hesap soracaktır … Türk Milletinin en son kurduğu ve Demokratik, Laik,Sosyal ve Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni parçalamak ve yıkmak amaçlı geçmiş yıllardan bu yana emelleri olan Emperyalist dış güçler ve işbirlikçileri ile onların temsilcisi olan hain Fetö Örgütü, yerli uzantılarını kullanarak,Türk Demokrasi'sini yıkmak üzere 15 Temmuz 2016 günü Kanlı bir girişimde bulunmuşlardır. Türk Milletinin Özgürlük Karakteri ve Demokrasiye olan tam inancı gereği doğal refleksi olarak İstanbul ve Ankara'da başlatılan kalkışmaya yurt genelinde tepki konulmuş; Türk Milleti,TBMM'si, Ordumuz ve Güvenlik Güçlerimizle el ele vererek ve meydanlara çıkılarak yapılan direniş sayesinde,62 si,Polis 6’sı Asker,183 Sivil olmak üzere toplam 251 vatandaşımız Şehit,2196 vatandaşımızın da yaralanarak Gazi olması sonucunda bu hain girişim bastırılmıştır. FETÖ Terör Örgütü, Devlet mekanizmasının temel direkleri olduğunu düşündüğü Ordu, Yargı, Emniyet, Milli Eğitim, Sağlık ve diğer Devlet Kurumlarına yönelik yıllar süren “sızma” operasyonları sonucunda 15 Temmuz 2016'da Türk Demokrasi'sine Kara Bir Leke olarak sürülen Kalkışma Hareketinin olmasını gerçekleştirdi. Ayrıca, toplumsal meşruiyet ve sempati kazanmak adına ve toplum üzerindeki derin tesirleri nedeniyle kendisini “Dinî” bir yapı mahiyetinde gösterdi. Üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen halen Siyasi ayağının araştırılmaması ve araştırılması için verilen önergelerin mecliste engellenmesi ile Fetö Darbe Araştırma Komisyonunun Raporunun TBMM’de hala bulunamaması, bu kalkışmanın arkasındaki derin yapılanmanın şifrelerini çözecek olan Devletin Güvenlikle ilgili üst düzey yetkililerinin TBMM’ne ve Türkiye Cumhuriyeti Baş Savcılığına ifade vermemiş olmaları ve vermelerini engelleyici yasa çıkarılması Türk Milleti üzerinde derin üzüntü ve şüpheler bırakmıştır. Bundan dolayı Türk Milletinin siyaset makamına ve siyasetçiye olan güvenini sarsılarak azaltmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak amaçlı 15 Temmuz 2016 'da yapılan iç ve dış destekli ihanet ve Hainlik Günü’nün 10. yıl dönümünde Kalkışma Harekatının AB-ABD’nin piyonları olan Fetö-PKK DEAŞ ve benzeri bütün Terör Örgütleri ile Küresel sermayeye hizmet eden ve bunlara hala destek veren Türkiye Cumhuriyeti Düşmanı yerli işbirlikçilerini ve hain siyasi uzantılarını lanetleyerek kınıyor, Aziz Şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Ruhları Şad Olsun. TÜRK DÜNYASI İNSAN HAKLARI DERNEĞİ |
|
Ali Serdar BOLAT <bolatal...@gmail.com>: Jul 23 06:53PM +0300
Yazıcıoğlu Dosyası'nın raftan indirileceği duyuluncaAvrupa ParlamentosuAdalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yaygara koparmaya başladı.NATO ile aynı kaptan içiyorlar çünkü. Akın Gürlek hakkında yaptırım isteyen"AP Türkiye Raporu"381 evet, 107 hayır ve 171 çekimser oyla kabul edildi. *Raporun Akın Gürlek hakkındaki bölümü*nün son paragrafı şöyle: "Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından duyulan*dehşeti*dile getirirken, yaşanan durumun kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden siyasi bir aktör olduğunu ortaya koyduğunu belirtiriz." Avrupa ParlamentosuTürkiye Raporu, PKK ve Özel-İmamoğlu çizgisindeki Belediyelere kayyum atayanlara ve atanan kayyumlara yaptırım uygulanmasını istemektedir. CHP için verilen Mutlak Butlan kararı da kayyum atanması olarak görülmektedir. Bunlardan dolayı AP, Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarakatanmasından*DEHŞET*duymaktadır. Kısacası, Avrupa, ülkemizi sömürge olarak görmek istiyor. Sömürge Valileri olarak da Özgür Özeller, İmamoğulları seçilmiş durumda. **>>>>>>>** *Devamını okumak için tıklayın: * *https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/natodan-katile-koruma-apden-akn-gurleke.html* <https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/natodan-katile-koruma-apden-akn-gurleke.html> *NATO'dan katile koruma, AP'den Akın Gürlek'e yaptırım * Ali Serdar Bolat 22 Temmuz 2026 +++ |
|
Ali Serdar BOLAT <bolatal...@gmail.com>: Jul 22 05:25PM +0300
Devlet denetimi dışında Ruhban Okulu açma girişimleri ve Fener Patrikhanesinin LOZAN'a aykırı olarak EKÜMENİKLİK (Katolik Vatikan benzeri evrensel Ortodoks Devletçiği) iddiaları Ruhban Okulu'nun açılmak istendiği HEYBELİADA'da protesto edilecek. Konuşmacılar: Müstafi Amiral Prof. Dr. CİHAT YAYCI Vatan Partisi İstanbul İl Başkanı İBRAHİM OKAN ÖZKAN Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü SELÇUK ERENEROL **>>>>>>>** *Devamını okumak için tıklayın: * *https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/lozana-ihanet-konulu-heybeliada.html* <https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/lozana-ihanet-konulu-heybeliada.html> *"LOZAN'a İHANET" konulu HEYBELİADA Toplantısı'na çağrı * Ali Serdar Bolat 22 Temmuz 2026 +++ |
|
Metin Atamer <metin....@gmail.com>: Jul 17 02:48PM +0300
*DİPSİZ VADİ * Her insan gibi benimde çok ümitlendiğim, ümitlerimin çöktüğünde de uçurumdan aşağıya düşercesine yıkıldığım anlar çok olmuştur. Hani bir tarihte Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde yayınlanan çizgi serüvenler vardı ya, hatırlarsınız. *Güngörmüş* ailesi, *Fatoş* , ve *Hoş Memo* gibi tipleri barındırırdı. *Fatoş* ile *Basri* ailesinin komik yaşam öykülerinin yer aldığı, hatta orijinal adının *BLONDİE* olan çizgi romanından uyarlama olarak okuduğumuz bu serüvenleri , o tarihte çok severdim. Tiplerin yaratıcısı *Chic Young* , sosyal hayatın komik yönlerini karikatürize ederdi. Türkçeye kimin uyarladığını pek hatırlamamakla birlikte aklımda *Halit Kıvanç* adı kalmış gibi düşünmekteyim. Nur içinde yatsın. *GÜNGÖRMÜŞLER* adı ile yayınlanan ‘*BRİNGİNG UP FATHER’* çizgi romanı , aslında *George McManus ‘*un yarattığı, 1918 lerin Amerikan toplum yaşamını yansıtmaya çalışan bir çizgi romandı. Hürriyet gazetesinde yayınlanan bu karakterlerin günlük yaşamdaki zıtlıkların, toplumdaki yansımalarını konu almaktaydı. Bir de *HOŞ MEMO* olarak tanımlanan, orijinal adı *Li’i ABNER* olan ve *AL CAPP* tarafından yaratılan bu çizgi roman, usta gazeteci *Ali GEVGİLİ* tarafından Milliyet Gazetesinde tefrika olarak yayınlanmıştı. Her gün gazetede bu romanları takip ederdim. Nedenini bilmemekle birlikte tiplemeler çok hoşuma giderdi. Her gün bir konu işlenir, konular kimi yerde toplum olayları, yahut ta güncel aile meseleleri olurdu. Aslında hikaye içinde *HOŞ MEMO* yüksek bir dağın vadiye bakan kenarından ayağı kayıp bir kayadan aşağıya, *DİPSİZ VADİ* ye düşerdi. Düştüğü yarda ağaçlara tutunup kurtulmaya çalışırdı. Her seferinde dal kırılır, tekrar düşmeye devam ederdi. Ancak hiçbir zaman vadinin dibini bulamazdı. İşte benim çaresizlik içinde ülkemdeki olayları seyredişim, Hoş Memo’ nun dipsiz vadisinden düşüşü olarak nitelendirmekteyim. Aslında hepimiz suçluyuz. Bu suçluluk anayasa değişikliği referandumuna kadar dayanmakta. Yazın tam başlangıcında, 16 Nisan 2017 de yapılan referanduma sadece bir kesim insan giderek oy verdiğini hatırlamaktayım. Hatta oy sayımında ve değerlendirilmesinde yapılan yolsuzlukların, neticesini bu gün ciğerimiz yanarak hissetmekteyiz. Hatırlayın o günleri. Yüksek Seçim Kurulunun, mühürsüz oy pusulaların geçerli sayılması yönündeki kararına, partilerin itiraz etmesini, yargının ret etmesi sonucunda bu gün ülkem sıkıntı çekmekte, tıpkı *HOŞ MEMO* nun kayadan aşağıya düşmeye başlamasına benzetirim. Dipsiz vadiye doğru düşüş. Referandum sürecinde, YSK oy sayımı devam ederken aldığı kararla, üzerinde sandık kurulunun mührü olmayan oy pusulası ve zarfların , sahte oldukları kanıtlanmadığı sürece geçerli sayılacağı yönündeki beyanları , usulsüz olan bu değerlendirme, usule uydurulmuş olmasını sağladı. Böylece mühürsüz oylar la referandum neticesi %51.41 kabul oyuna karşı, %48.59 hayır oyları ile referandum kabul edilmiş oldu. Bu mühürsüz oyların ne kadar olduğu hiç açıklanmadı. Ülkemde 23.777.091 hayır oyuna karşı, şaibeli 25.157.025 evet oyları, ülkemizi ne hale getirdiğini izlemekteyiz. Tek adam rejimi. Ülkemde 2017 itibari ile seçmen sayısı 58,291,898. Kullanılan oy toplamı ise 48,934,116. Yaklaşık 10 milyon seçmen bu referanduma katılmadığını görmekteyiz. Bu referandum için iptal davası, Beş Tepenin ısrarı ile reddedildi. Anayasa Mahkemesi bile bigane kalmıştı. Devam eden yıllarda 2025 yılında mühürsüz oyların geçersiz sayılması yolundaki, siyasilerin mahkemeye başvurusunda , YSK kararlarının kesin olduğu ‘gerekçesi’ ile yargı, bu konuyu reddetmiş olduğunu hatırlarım. Aslında bir referandumun büyük çoğunlukla kabul görmesi gerekir. Son Anayasamızın halk oylamasında %90 nın üzerinde EVET oyu görülürken, aynı anayasanın değişikliğinin *%51.41* le yapılması, matematiksel olarak akla uygun gelmemekte. YSK nın kararlarının kesin olduğunu söyleyen mahkemeler yanında , bir asliye hukuk mahkemesinin, bir seçim sonucunu iptal ederek *MUTLAK BUTLAN* kararını vermeye, kendisini mezun görmesini hayretle izlemekteyiz. Sadece biz değil *YSK* da verdiği kararın çizildiğini seyrederken neler düşündüklerini tahmin bile edemiyorum. Nerede kaldı benim *ANAYASAM* ve *79* uncu madde. Hani her zaman söylemeye çalışmaktayım, öyle bir garip ülkede yaşamaktayız ki , ne yasa , ne hukuk , ne adalet nede karar vericilerin verdikleri kararlarda bir mesnet bulunmadığını izlemek, bende bu *DİPSİZ VADİ* de *HOŞ MEMO* gibi düşmeye devam edişimi anlatmaya yetiyor diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına. *Metin Atamer* |
|
Ali Serdar BOLAT <bolatal...@gmail.com>: Jul 21 10:06PM +0300
Yılmaz Özdil, Atatürkçülerin CHP'den atılıp yerine Atatürkçü olmayanların konulmasına "Guguk Kuşu Operasyonu" diyor: "Atatürkçüleri, yurtseverleri, ulusalcıları yuvadan dışarı atıp ikinci cumhuriyetçileri, siyasal İslamcıları, Kürt milliyetçilerini, liboşları, cemaatçileri, soykırımcıları, tescilli ajanları, Sorosçuları monte etmek... Gözümüzün içine baka baka Guguk Kuşu Operasyonu'dur." "Veli Ağbaba istediği gibi at koştursun diye, Özgür Özel 100 yıllık partiyi babasının partisi gibi kullansın diye,*gerçek CHP'lilerin üstüne bastılar,adeta böcek gibi*(ezdiler). Hayatını partiye adamış insanlara*kullanılmış pet şişe*muamelesi yaptılar,kapının önüne koydular. " **>>>>>>>** *Devamını okumak için tıklayın: * https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/ylmaz-ozdil-bocek-gibi-ezilen-gercek.html *Yılmaz Özdil: "Böcek gibi ezilen gerçek CHP'liler"* Ali Serdar Bolat 21 Temmuz 2026 +++ |
|
Ali Serdar BOLAT <bolatal...@gmail.com>: Jul 15 08:57PM +0300
Muhsin Yazıcıoğlu neden NATO'nun hedefi olmuştu? Önceden FETÖ ile birlikte hareket eden Yazıcıoğlu gerçekleri görmüş,Kürdistan adı altında İkinci İsrail kurulmasına veTayyip Erdoğan'ın "BOP EŞBAŞKANIYIM" sözlerineDoğu Perinçek ile birlikte tavır alarakFETÖ (NATO) kontrolünden çıkmıştı. FETÖ'nün birçok sırrını (Hrant Dink cinayeti dahil) bilmekte olan Yazıcıoğlu bu yüzden NATO'nun hedefi olmuştu. Yazıcıoğlu'nun helikopterindekiİHA Muhabiri İsmail Güneşkazadan sonra telefonla 112 görevlisine ulaştı. Böylece kaza yeri belirlenmiş oldu. Köylüler de kaza sesinin Çardak Beldesi yakınından geldiğini söyledi. Buna rağmen aramalar kasten başka bölgelere yönlendirildi ve kaza yerine 48 saat sonra ulaşıldı. İsmail Güneş, helikopterdeki diğer kişileri gördüğünü, ancak Yazıcıoğlu'nu göremediğini söylüyor 112 görevlisine. Bu da, gizlice kaza yerine ulaşan başka bir NATO ekibinin bu arada Yazıcıoğlu'nu sorguya çektiğini gösteriyor. **>>>>>>>** *Devamını okumak için tıklayın: * *https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/07/natonun-yazcoglunu-sehit-etme-nedenleri.html* *NATO'nun Yazıcıoğlu'nu şehit etme nedenleri ve Alper Akpak cinayeti * Ali Serdar Bolat 15 Temmuz 2026 +++ |
|
Metin Atamer <met...@atamergroup.com>: Jul 27 09:54AM +0300
BAKARA Çocukluğum ve ilk okul hayatım Ankara, Kurtuluş semtinde geçmişti. Evimizin karşısında bir cami , diğer köşesinde ise ilk okulumuz vardı. İlk Okula gitmeden evvel, ezan ve namazla tanışmıştım. Arapça bilmediğim için bazı ayetleri okunduğu şekli ile ezberlemiştim. Kimi zaman namaz vakti camiye gider orada herkesle beraber yatar kalkar , el avuç açıp dua ederdim. Ne için dua ederdim hiç hatırlamamaktayım. Beni caminin hocası en ön sıraya alırdı, orada babam yerinde adamlarla namaz kılardım. Hele Cuma günleri cami çak kalabalık olurdu. Namaz sürecinde bir ara, Cuma namazı farzından evvel, Caminin Hoca efendisi minbere çıkıp hutbe okurdu. Daha sonra namaz bitiminde eller, dua için yukarı kaldırılır , tanrıdan günahlardan arınma adına af dileme şeklinde yalvarışa geçerdi, cemaat. Bende uyardım bu cemaatin yaptıklarına. Şimdi düşünüyorum o yaşta benim ne günahım olacaktı ki, tanrıdan tövbe dileyim. Ancak cemaat her hafta aynı yüzlerden oluşmaktaydı ve her Cuma bu insanlar, günahlarının tanrı tarafından af edilmesi için dua etmekteydiler. Düşünürdüm, bir hafta boyunca günah işle , gel Cuma günü camiye , aç ellerini göğe , tanrıdan günahlarının af edilmesi için dua et. Bana hep ters gelirdi. Bu nedenle ilk okuldan sonra gittiğim yatılı okulda, Kuran-ı Kerimi okumak istedim. Kütüphanemizde İngilizce M.PİTCKTHALL ‘ın kaleme aldığı ‘ The Glorious KURAN ‘ adlı kitap ilgimi çekmişti. Okudum. Okurken ilgimi çeken önemli konular vardı. Kuran, diğer semavi dinlerin kitaplarını dışlamaktan çekindiğini görmekteydim. Ama çok önemli olan birkaç ayetler vardı ki, yazıldığı dönemdeki yaşam konusunda, çok önemli bilgileri kapsamaktaydı. Aslında Kuran-Kerim’in iskeletini oluşturan önemli birkaç suresi beni çok etkilemişti. Beni en fazla etkileyen ilk sure, BAKARA suresi. Bakara aslında Arapça da SIĞIR, İNEK, veya DANA anlamına gelmektedir. Bakara suresi 67. inci ayette ‘ Hani Musa kavmine ‘ Tanrı size bir SIĞIR kesmenizi emrediyor ‘ demişti.‘ diye başlamakta. Ve devam ederek 74 üncü ayete kadar olan ayetlerde de yine SIĞIR dan bahsedildiği için mi BAKARA suresi olarak kayda geçmiş, bundan emin değilim. Ancak toplum yaşamında önemli olan iyilik veya kötülük yapma konusunu da işlemiş, Kuran-ı Kerim. Bakara suresinde 81 inci ayette topluma emir verircesine bir cümle bulunmakta ‘ Evet KÖTÜLÜK İŞLEYİP SUÇU , BENLİĞİNİ KAPLAMIŞ OLAN KİMSELER VAR YA , İŞTE ONLAR CEHENNEMLİKLERDİR.’ demekte. Aslında Cehennem ve Cennet’in yaşam içinde olduğuna inanırım. Hele bir ayet var ki bütün dinler için geçerli olsa gerek. 84 üncü ayet şöyle der: ‘ Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız,’ diye sizden söz almıştık. ‘ demekte. Bakara suresinin bir başka ayeti ise , 136, ‘ Kura-ın yanında bütün dinlerin varlığını, İbrahim, Ishak, Yakub’a , Musa ve İsa ya verilen kitaplara ve peygamberlere Rab’larından verilene iman ettik. ‘ demekte. Şimdi bu kitapları kabul ediyorsak, onun ibadethanelerine de saygı göstermek, kanımca dini bir görev olsa gerek. Çok önemli bir konu, AYASOFYA nın ekseni KIBLEYE dönük değildir. Hatta 33 derecelik bir sapması bulunmaktadır .Tıpkı DARENDE’deki ULUCAMİ nin ekseni gibi. Hani cami olarak kullanılmasında zarar olmasa da, İslam alemine kazandırılmış olmasında, İslam aleminin ne kazandığını hala anlamış değilim. Ayasofya’yı gezen herkes, bir kiliseyi gezdiklerini bilmekte. Kuran da sadece BAKARA suresi değil , bir çok sürede toplum yaşamı konusunda ayetler bulmak mümkün, ancak bunlardan bir tanesi ve en önemlisi bence ALAK SURESİ. İlk ayetinde ‘ Yaratan Rabbin adıyla OKU ‘. Daha sonraki diğer ayette ise ‘ OKU , İnsana bilmediklerini belleten , kalemle öğreten Rabbin , en büyük kerem sahibidir. ‘ der. Gelin soralım, öğrenmek için kaçımız okumaktayız ? Hele bilhassa Sarayda oturanların kaçı okumakta, ve okuyorsa da ne okumakta? Hayran olduğum 13 yüzyılda yaşamış skolastik felsefeci Thomas Aquinas ın bir sözü aklımdan hiç çıkmamakta. Aslında Hacettepe Üniversitesi girişinde bir sütunun üzerinde yazılı idi. Üzülerek öğrendim , bir işgüzar Rektör bu yazıyı kaldırtmış. Kelimeler insanın beynine işlercesine açık ve seçik: TİMEO HOMİNEM UNİUS LİBRİ’ Anlamı ‘ Tek Kitaplı İnsandan Korkarım’, . Dar pencereden bakan bir toplumun kalkınmasını, mümkün görmediğimi ifade ederim , diye bir sözüm geldi söyledim, hem nalına hem mıhına, METİN ATAMER |
|
Bu grubun güncellemelerine abone olduğunuz için bu özeti aldınız. Ayarlarınızı
grup
üyelik sayfasından değiştirebilirsiniz.
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek ve gruptan artık e-posta almamak için
turkiye-icin-el...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
|