Google Groups no longer supports new Usenet posts or subscriptions. Historical content remains viewable.
Dismiss

Azerbaijan [in turkish]

1 view
Skip to first unread message

ya...@cae.wisc.edu

unread,
Oct 5, 1990, 3:24:26 PM10/5/90
to
Konferanstan Notlar:

27-30 Eylul arasi, Madison'da Orta Asya Turk Cumhuriyetleri uzerine
bir konferans oldu. Benim acimdan, konferansa sunulan bildirilerdense,
bu sebeple burada bulunan insanlarla konusabilmek cok daha onemliydi.
Ne de olsa, benzeri bildirileri bircok kutuphanede bulmak mumkun.
Aktarmaya calisacagim izlenimler bu sebeple akademik olmaktan uzak.
Oralarin insanlariyla, onlarin umutlari, dusunceleriyle ilgili. Ilk elden
olmasi belki de tek onemli yani...

Akademisyenler, Seyhulislam, Baku TV'sinden "atesli" bir azeri ve bir
piyanist... Bir de Voice of America ya da Radio Liberty'den, Orta Asya
asilli insanlar.

Moskova "Oriental Institute"den, Azeri Salih Aliev'le konusuyoruz. Turkiye
Turkcesine az-cok tanisik, Rusca, Arapca, Farsca biliyor. Biraz da Ingilizce-
si var ama hic kullanmamiz gerekmedi. Alisageldigimizden birparca farkli da
olsa, kullandigi dil oldukca tanidik. Ozbeklerin de oyle. Zaten "Turkce
konusabilir miyiz?" sorusuna bozuk atiyorlar. "Fransizca mi konusacaktik?"
gibilerden.

Azerbaycan'da alfabe ya da Aliev'in deyimiyle elifba konusu gundemde. Kril'den
Latin'e geciyorlar; zaten bircok insan Turkiyede kullandigimiz Latin kokenli
alfabeyi okuyabiliyormus. Alfabe degisikliginin getirecegi meselelerden
bahsediyorum; okuma yazma oraninin sifirlanacagi, eldeki eserlerin ise
yaramayacagi gibi. "Su anda TR'de kullanilan elifbanin zaten ikinci bir elifba
gibi oldugunu, Turkiye'deki insanlarla hemen hemen ortak bir elifbanin
getireceklerinin gotureceklerinden daha fazla oldugunu" soyluyor. Onun dusundugu
ki sanirim genel kabul gormustur, ortak sesler icin Turkiyedeki harfleri
kullanip, bizdeki alfabenin karsilayamadigi sesler icin baska harfler bulmak.
Boylece Turkiyedekiler Azerbayca'da basilan eserleri birkac harf ogrenerek
okuyabilecekler ve tabii tersi de mumkun. Simdiki Turk elifbasinin Azericedeki
bazi sesleri karsilayamayacagini soyluyor; h,n,g,e gibi. Anadolu Turkcesi
icin de oyle diyorum. Guluyoruz. ;-)

Bu elifba konusu Sovyetlerdeki Turkler icin cok onemli. Kril alfabesinin zorla
kabul ettirilmesi, farkli Turk cumhuriyetlerinde, kril kokenli farkli
alfabelerin olmasi, Ruslarin "isole" isteklerini o kadar acikca ortaya
koyuyor ki, izah etmek "malumu ilam" anlamina geliyor. Ayni seslere farkli
harfler, farkli seslere ayni harfler!..[Burada tanistigim Amerikan vatandasi,
kendisi, hanimi ve "kizkardesi" "ozturk" olan dedeye, elinde tuttugu gazeteyi
soruyorum; "tatarca" diyor. Ben Azeri okurum ama bunu okuyamadim, bunlarin
hepsi kril degil mi, neden boyle diye bilmezden gelip soruyorum. Dedem
yutmuyor numarami; nasil bilmezsin, bizi bolmek icin boyle yaptiklarini
demeye getiriyor kizkardesine "bak, delikanli ne soruyor?" derken.]

Aliev'in umidi, Sovyetlerdeki Turk Cumhuriyetlerinin tamaminin, ortak
seslerin ayni harflerle ifade edildigi Latin'den uyarlanmis elifbalara
gecmelerinde. "Ozbekler eski alfabelerine donmek isterlermis, ne dersin?"
diye sorunca, memnuniyetsizligini dile getiriyor. "Ruslar pan-islavizm
yapiyorlar ve bunun islav halklari arasinda kulturel baglari gelistirmek
oldugunu soyluyorlar. Ayni seyi Turkler icin isteyince, bizi siyasi
pan-turanism'le sucluyorlar. Oysa ne farki var?" diye soruyor. Sahi ne farki
var?

Iran Azerbaycani ile ilgili soyledikleri, siyasi pan-turanism'i en azindan
"pratik" goremediginin delili. "Sovyet Azerbaycaniyla, Iran Azerbaycani'nin
siyasi olarak birlesmesi mumkun gorunmuyor. Bu, Iran Azerbaycaninin Sovyet
Azerbaycanina katilmasi, tersi veya bagimsiz bir birlesik Azerbaycan seklinde
-Almanya benzeri- dusunulebilir ama dunya dengeleri icinde hayalciliktir.
Yapilmasi gereken, siyasi sinirlari degistirmeden bu insanlarin bulunduklari
yerlerde hallerini iyilestirmek, iki bolge arasinda guclu baglar kurmaktir.
Sinirin iki yakasindaki insanlar, birbirlerini kolayca ziyaret edebilmeli"
diyor. Iran'daki Turklerin kultur entegrasyonundan korunmalarinin tek yolunun
Sovyet Azerbaycaniyla irtibatlarini guclu tutmalaridir gorusunde. Batili
dunya gorusune sahip olmasina ragmen, Iran'in onde gelen dini liderinin
Azeri olmasindan memnun oldugunu saklamiyor.

Geleneksel karamsarligimizin disinda, gelecekten umutlu insanlar. Hatta
bizim hep elestirdigimiz Turgut Ozal'i cok begeniyorlar. Turkiyenin ekonomisini
kalkindiracak diyorlar. Semra Ozal'in Azerbaycan ziyareti gonullerini
fethetmege yetmis. T. Ozal'in Azerilerle ilgili "Onlar Sii, biz sunniyiz,
hem Iran'a daha yakinlar" gibi sozlerine cok kirilmislar ama takibinde
ozur dilemesi affetmeleri icin yeterli olmus.

Perestorika sonrasi, eskiye nazaran cok daha serbest bir ortam oldugundan,
insanlarin kendi urettiklerini sattiklarindan dolayi memnun olduklarindan
bahsederken, sosyolojinin bir gercegine de parmak basiyordu Aliev. Ozgur-
lugu tanimaga baslayan insanlarin, daha fazlasini da arzu edecekleri gercegi.
Moskova'dan Baku'ya giderken yolda tanistigi Azeri koylu kadinlari,Moskova'da
calistigini ogrenince, "oradaki kalinkafali idarecilerimize soyle, turbeleri
ziyaret etmek istiyoruz" diyorlar. Simdiye kadar yasakmis.

Konu Islam'dan aciliyor; "fundamentalism"i soruyoruz. "Oyle birsey yok, batili-
larin uydurmasi" diyor. Azerilerin, Rus isgalinden once batililastiklarini,
hatta Latin kokenli bir elifba kabul ettiklerini [TR'den once], perestorika
sonrasi uzun yillar "ateism" propagandasi altinda kalan insanlarin tekrar
Islam'i ogrenmege calistiklarini ama Iran benzeri bir yapilanmanin mumkun
olmadigini soyluyor. Daha sonra konusma imkani buldugum Seyhulislam
Pashazade'nin, Baku'da bir medrese kurmak istedigini de ilk kez Aliev'den
duyduk.

En cok sikayetci oldugu konu ise, burokrat ve aydin kesimdeki ahlaki cokuntu;
rusvetin yayginligi. "Ama komunistlerin hepsi de kotu degil" diyor.

Seyhulislamla konusmak icin ayriliyorum.

[devam edecek]

regards,

-Soner Yamen ya...@cae.wisc.edu

0 new messages