Google Groups no longer supports new Usenet posts or subscriptions. Historical content remains viewable.
Dismiss

Boylarından büyük işlerde çalışıyorlar

0 views
Skip to first unread message

okeyci

unread,
Nov 21, 2009, 1:43:52 AM11/21/09
to
"Çocuklara ücretsiz eğitim ve sağlık, sağlıklı çalışma koşulları,
anadilde eğitim gibi birçok temel hakkı güvenceye alan Birleşmiş
Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, Türkiye’de tam 20 yıl önce bugün
imzalandı.
Çocuklara ücretsiz eğitim ve sağlık, sağlıklı çalışma koşulları,
anadilde eğitim gibi birçok temel hakkı güvenceye alan Birleşmiş
Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, Türkiye’de tam 20 yıl önce bugün
imzalandı.
Aynı zamanda Dünya Çocuk Hakları Günü olan bugünde, on binlerce çocuk,
yaşları için uygun olmayan koşullarda çalışıyor, binlerce çocuk ‘taş
atmak’ suçlamasıyla dört duvar arasında, eğitim, sağlık hakkından,
ailesinden, özgürlüğünden uzak büyüyor.
Metal sanayi, konfeksiyon, çorap atölyeleri ve büyük fabrikaların
bulunduğu Bayrampaşa’da çalışan çocuklar, Dünya Çocuk Hakları Günü’nden
de, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden de habersiz. Kimi çalışmaktan
mutlu, kimi şimdi okulda olmayı hayal ediyor, kimi ise ‘ne yapalım,
ekmek ...’ diyor.
OLMADI İŞTE...
17 yaşındaki Atilla Aluç çorap atölyesinde çalışıyor. O da Mesut gibi
7’nci sınıfa kadar okuyabilmiş. 2-3 yıldır çorap ve tekstil
atölyelerinde çalışan Atilla, aylık 600 lira maaş alıyor. Çalışma ortamı
gürültülü, ama “ekmek davası” diyerek işine sarılıyor. Üniversiteye
girme hayallerini anlatıyor, niye okuyamadığını da: “Sınıfta kaldım,
ayrıldım, çalışmaya karar verdim. Fazla mutlu değilim, okumak isterdim
ama durumlar el vermedi. Mecburuz ne yapalım, ekmek davası. Vallahi
okumak isterdim, üniversiteye giderdim, kazanırsam güzel bir meslek
bulurdum, işe girerdim, çalışırdım... ama olmadı işte...”
Murat Coşkun, 16 yaşında, tekstil atölyesinde ütücü olarak çalışıyor.
Ortaokulu bitiren Murat, “şimdi nerede olmak isterdin” sorusuna “Evde
veya okulda” diye yanıt veriyor ve ekliyor: “Kader işte, ne yapalım...”
‘KEŞKE OKULDA OLSAYDIM’
17 yaşındaki Cihat Babayiğit, Bayrampaşa Terazidere’de bir büfede
garsonluk yapıyor. Okulu lise 1’de bırakan Cihat, daha sonra çok pişman
olduğunu anlatıyor: “Kendi isteğimle bıraktım, ailem okumamı istiyordu.
Okusaydım daha iyi olurdu.”
3 yıldır çalışan Cihat, büfeye sabah 7 buçukta giriyor, akşam 18.00’de
çıkıyor. Okulu çok özleyen Cihat, “Şimdiki aklım olsa okurdum.
Arkadaşlara da söylüyorum okusunlar, çalışacaklarına okusunlar” diyor.
BM Dünya Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan haklara Türkiye’deki
çocukların sahip olmadığını söyleyen Cihat, “Şu an okulda, derslerimin
başında olmak isterdim” diyor.
TEK İSTEĞİ RAHAT BİR YAŞAM
15 yaşındaki Serkan Bozdağlı, 2 yıldır çay ocağında çalışıyor. Ortaokulu
bitiren, diplomasını alan Serkan, okulu başarısız olduğu ve ekonomik
durumları kötü olduğu için bıraktığını anlatıyor. Çalışma hayatından
memnun, “Yavaş yavaş etraftakileri tanıdım, aramız iyi” diyor.
Fabrikalarda çalışan yaşıtları için, “Onların ortamı kötü, kimyasal
madde falan var, pis kokuyor” diyen Serkan, çalıştığı için çok da pişman
olmadığını belirtiyor, ekmek kazanmayı öğrendiğini dile getiriyor.
Serkan hayallerini şöyle sıralıyor: “Okumak isterdim, okuyup öğretmen
olmak isterdim. Rahat bir yaşamım olsun isterdim, nerede olduğu fark
etmez, lüks bir hayat istemezdim, sadece ekonomik gücüm olsun isterdim.”
BM Dünya Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan haklarını bilip
bilmediğini sorduğumuz Serkan, “Haklarım bilmiyorum var mı, vardır
herhalde...” yanıtını veriyor.
17 yaşındaki İlyas Kaçmaz, meslek lisesinde elektrik bölümünde okuyor.
Terazidere’de bir atölyede staj görüyor, 3 gün işe, 2 gün okula gidiyor.
“Haklar Türkiye’de yok, olsa çocuklar işe gitmez, okula gider” diyen
İlyas, parasız eğitim almadığını söylüyor. Maddi durumu olmayanın
okuyamadığına dikkat çeken İlyas, çocuk işçilerin çok kötü koşullarda
çalıştığını belirtiyor.
(İstanbul/EVRENSEL)


--------------------------------------------------------------------------------
YAŞ 17 GÜNDE 11 SAAT MESAİ
Mesut Yıldırım Döküm İşçisi, 17 yaşında. Eğitim hayatı, ilköğretim 7’nci
sınıfta bitmiş. Okulu bırakma nedenini “Para sıkıntısı vardı, geçim
sıkıntısı içindeydik” diye açıklıyor. Bir yetişkinin bile zar zor
dayanabileceği çalışma koşullarını şöyle anlatıyor: “Neredeyse saçımızın
telinden ayak tırnağımıza kadar toz oluyoruz. Tozlardan çok kötü
hastalıklar kapıyoruz, her gün hastayız zaten.”
“Ama her sabah kalkıp geliyoruz oraya” diye devam eden Mesut, bu
koşullar altında tam 3 yıldır çalışıyor. Sabahın kör karanlığında, saat
7’de kapandığı fabrikadan öğle yemeği için çıktığında gün ışığı görüyor.
Mesut’un mesaisi akşam 20.00’de son buluyor. Çocuk yaşta günde 11 saat
çalışan Mesut’un, aylığı asgari ücretin bile altında, 450 lira. 3
kardeşinden 2’si sanayi sitesinde, diğeri tekstilde çalışan Mesut,
“Sigortamı 18 yaşından sonra yapacakmış” diyor ve fabrikanın yolunu
tutuyor." "

==========================
"Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi" falan hikaye sekerim.
"sağlıklı çalışma koşulları"ndan bahseden sözlesmeye ben kaka bile
yapmam. Kimin calisma kosullarindan bahsediyor sözlesme? Cocuklarin!
Ulan, cocuklari calistirmak yasak desene ibne?! Hangi milletlerin
birlesmisisin sen? Dünyanin a.qoyan milletlerin. Hadi ordan, hadi ordan
ibneler cetesi!

0 new messages