Google Groups no longer supports new Usenet posts or subscriptions. Historical content remains viewable.
Dismiss

Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde köpek kulübesinde yaşayan yaşlı adam,

8 views
Skip to first unread message

rick murphy

unread,
Oct 30, 2009, 2:26:15 PM10/30/09
to

Atinca mangalda kul birakmayan, anli-sanli Turk Ulusu icin son derece
utanc verici bir durum.

Zaruret icine dusmus olan bir insanin yardim gorebilmesi icin "esi,
dostu" mu olmasi gerekir? Insan olmus olmasi yetmez mi? Cevresinde
"esi dostu" olmayan insanlarin insanligi mi yok oldu?

++++++++++++

http://www.cnnturk.com/2009/yasam/diger/10/30/kopek.kulubesinde.yasayan.adama.polis.mudahalesi/549855.0/index.html

Köpek kulübesinde yaşayan adama polis müdahalesi

30.10.2009

Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde köpek kulübesinde yaşayan yaşlı adam,
polis zoruyla hastaneye kaldırıldı.


Tığcılar Mahallesi Keşçi Sokak'ta bir süreden beri bir apartmanın
bahçesindeki köpek kulübesinde yaşayan, kimliği henüz belirlenemeyen
yaşlı kişi, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)
yetkililerince bulunduğu yerden alınarak götürülmek istendi.

Kulübeden çıkmak istemeyen yaşlı kişi, polis ekibi tarafından dışarı
çıkarıldı. Üzerinde pantolonu bulunmadığı görülen kişi, kendisine
sorulan sorulara cevap vermeyerek, yeniden kulübeye girdi.

Üzerine battaniye sarılarak dışarı çıkarılan yaşlı adam ambulansla
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. SHÇEK İl Müdürü
Ali İnan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaşlı adamın sokaktan
kurtarılması için çalışma başlattıklarını söyledi.

Kurum olarak yaşlı adamla ilgilendiklerini belirten İnan, "Sağlık İl
Müdürlüğüne haber verdik ve ambulans geldi. Hastanede muayene
edilecek, hakkında hangi hizmet modeli uygunsa o yapılacak. Hastanenin
heyet raporuna göre konuyu değerlendireceğiz. Üzerinde kimliği yoktu.
Şu anda net bir bilgi yok. Belki eşi ve dostu da vardır. Ne olduğu
incelemenin ardından çıkacak. Gerekli yardımı yapacağız" diye
konuştu.

choro

unread,
Oct 30, 2009, 4:58:09 PM10/30/09
to
Kacirdimin be adam? Bu tip olaylar her memlekette olabilir. Sosyal servisler
ne kadar iyi olursa olsun, bazi kimseler cemiyete ayak uyduramaz. Evet ic
acisi fakat yine de boyle olaylar onlenemez.

Adami alip hastaneye goturmusler. Ne guzel. Bu haberi buraya koymaktan gayen
ne? Burasi pacavra gazete degil ki...
--
choro
*******
"rick murphy" <Richard...@yahoo.com> wrote in message
news:9a0aec41-7bf4-485c...@w19g2000yqk.googlegroups.com...

Atinca mangalda kul birakmayan, anli-sanli Turk Ulusu icin son derece
utanc verici bir durum.

Zaruret icine dusmus olan bir insanin yardim gorebilmesi icin "esi,
dostu" mu olmasi gerekir? Insan olmus olmasi yetmez mi? Cevresinde
"esi dostu" olmayan insanlarin insanligi mi yok oldu?

++++++++++++

http://www.cnnturk.com/2009/yasam/diger/10/30/kopek.kulubesinde.yasayan.adama.polis.mudahalesi/549855.0/index.html

K�pek kul�besinde ya�ayan adama polis m�dahalesi

30.10.2009

Sakarya'n�n Adapazar� il�esinde k�pek kul�besinde ya�ayan ya�l� adam,
polis zoruyla hastaneye kald�r�ld�.


T��c�lar Mahallesi Ke��i Sokak'ta bir s�reden beri bir apartman�n
bah�esindeki k�pek kul�besinde ya�ayan, kimli�i hen�z belirlenemeyen
ya�l� ki�i, Sosyal Hizmetler ve �ocuk Esirgeme Kurumu (SH�EK)
yetkililerince bulundu�u yerden al�narak g�t�r�lmek istendi.

Kul�beden ��kmak istemeyen ya�l� ki�i, polis ekibi taraf�ndan d��ar�
��kar�ld�. �zerinde pantolonu bulunmad��� g�r�len ki�i, kendisine
sorulan sorulara cevap vermeyerek, yeniden kul�beye girdi.

�zerine battaniye sar�larak d��ar� ��kar�lan ya�l� adam ambulansla
Sakarya E�itim ve Ara�t�rma Hastanesine kald�r�ld�. SH�EK �l M�d�r�
Ali �nan, AA muhabirine yapt��� a��klamada, ya�l� adam�n sokaktan
kurtar�lmas� i�in �al��ma ba�latt�klar�n� s�yledi.

Kurum olarak ya�l� adamla ilgilendiklerini belirten �nan, "Sa�l�k �l
M�d�rl���ne haber verdik ve ambulans geldi. Hastanede muayene
edilecek, hakk�nda hangi hizmet modeli uygunsa o yap�lacak. Hastanenin
heyet raporuna g�re konuyu de�erlendirece�iz. �zerinde kimli�i yoktu.
�u anda net bir bilgi yok. Belki e�i ve dostu da vard�r. Ne oldu�u
incelemenin ard�ndan ��kacak. Gerekli yard�m� yapaca��z" diye
konu�tu.

okeyci

unread,
Oct 30, 2009, 6:35:17 PM10/30/09
to
choro schrieb:

> Kacirdimin be adam? Bu tip olaylar her memlekette olabilir. Sosyal servisler
> ne kadar iyi olursa olsun, bazi kimseler cemiyete ayak uyduramaz. Evet ic
> acisi fakat yine de boyle olaylar onlenemez.
>
> Adami alip hastaneye goturmusler. Ne guzel. Bu haberi buraya koymaktan gayen
> ne? Burasi pacavra gazete degil ki...

Hoca, hocaaaaaa.

Toplumun duyarliligini saglamak icin bu haberlere de ihtiyac var. Bᅵyle
durumlarin her ᅵlkede yasaniyor olmasi normaldir, cᅵnkᅵ dᅵnyanin ortak
paydasi sinifli toplumdur; yani altta kalanin cani ciksin.

Bakma sen o ihtiyarin bakim icin gᅵtᅵrᅵldᅵgᅵ laflarina. O tᅵr sosyal(!)
kurumlarda insanlara hele ki cocuk ve genclere neler yapildigini sagir
sultan bile duyuyor.

Bak hoca, hali vakti yerinde diyebilecegimiz bir gazetecinin
endiselerine. Sana hic normal bir durum gibi geliyor mu? Yoksa bu
gazeteci vatan haini mi? Sec, begen; bᅵylece kendini de yorumlamis
olursu sekerim:

" HAFAKAN RUHU / Memleketim, korku tᅵnelim...

Bir maruzat?m var; ben korkuyorum.
Sabah evden ᅵ?karken hava gᅵnes,liymis,, aks,am ayazla pis,ti olup ᅵs,ᅵtmᅵs,ᅵm
san?rken, ben bildig(imiz insan gribi tes,hisi koyarken kendime, domuz
gribi olmaktan korkuyorum. Gᅵzᅵmᅵn ᅵnᅵnden tavs,an kan? radyasyonlu
ᅵaylar? fondip yapan bakanlar geᅵtikᅵe as,? yapt?rmaktan korkuyorum.
Komplo teorilerine tes,neyim, komplo pratiklerinden korkuyorum.
Elᅵlemin s?n?r?ndan sokmad?g(? genetig(i parmaklanm?s, ucubelere yasayla
eyvallah demis, bir devletim var. Psikolojisiyle oynanm?s, bir vatandas,?m;
bᅵcek ilac? dog(rudan hamuruna-hᅵcresine kat?lm?s, meyve-sebze yemekten
korkuyorum. Anlamad?g(?m kriptolarla muhteviyat? yaz?lm?s, ambalajlardan
hiᅵ fark etmeden iᅵime GDO'lar zerk edilecek, ketenpereye geleceg(im,
kanser olacag(?m diye korkuyorum. Hᅵkᅵmetin sag(l?kta dᅵnᅵs,ᅵm program?
yᅵzᅵnden gᅵnde 80 hastaya bakmak mecburiyetinde kalan dertli bir hekimin
bos,lug(una geleceg(im; gak deyince, idrar tahlili gibi MR, endeskopi,
kolonoskopi yazd?ran bir ᅵzel hastanenin klasᅵrlᅵk tahlil sonuᅵlar?
aras?nda tes,hissiz kaybolacag(?m diye korkuyorum.
I.lkokul modeli mevsimler tablosu bᅵtᅵn gezegende deg(is,irken, yag(murlar
yag(acak, seller akacak, internetteki astroloji sitelerinde dahi hava
tahminleri yazarken, kimsenin tedbir diye k?l? k?p?rdamam?s,ken sele bir
otobanda yakalanacag(?m diye korkuyorum. Yer kapl?yor diyerek betonla
yatag(? daralt?lm?s, bᅵtᅵn derelerin ayn? anda tas,mas?ndan,
kanalizasyonlar?n musluklardan akmas?ndan korkuyorum. Kendi dog(umunu
dᅵnyan?n milad?, depremi bir trafik kazas?, ᅵorap kaᅵ?g(? gibi gᅵrenlerin
istikbaline karar verdig(i bir s,ehirde, o bᅵyᅵk depremi yas,amaktan
korkuyorum. O afet mᅵsamerelerinin neye benzeyeceg(ini tecrᅵbe etmekten,
ᅵlmeyip sag( kalmaktan korkuyorum.
Belediyenin ᅵzerini kapamad?g(? bir ᅵukura dᅵs,mekten, elle h?zland?r?lm?s,
trenlerde tepetaklak dᅵnmekten, Tᅵrk is,i bak?mdan geᅵmis, uᅵaklarda
dᅵs,mekten, yanl?s, is,aretlendirilmis, yollar yahut sadece ehliyetli
manyaklar yᅵzᅵnden kaza geᅵirmekten korkuyorum.
I.s,sizlik yᅵzᅵnden gᅵzᅵ bu dᅵnyadan geᅵmis,, intihar eder gibi yas,ayan
birinin sokakta ᅵantam? kapmas?ndan, anahtarla aᅵt?g(?m evin iᅵinde
birini bulmaktan, soyulmaktan ᅵok onunla gᅵz gᅵze gelmekten korkuyorum.
Kimlig(imin ᅵal?nmas?ndan, bir bas,ka s,ehirde naylon faturalar kesmekten,
ad?mla bir hayat?n sᅵrdᅵg(ᅵnᅵ duymaktan korkuyorum. Kutu kutu apartman
dairelerinin y?g(?lmas?ndan mᅵtes,ekkil, insan yas,ayacakm?s, gibi deg(il de
es,ya depolanacakm?s, gibi tasarlanm?s, uydu kentlerden belki, bir erkek
yolumu kesecek, enerjisi burnunda sark?nt?l?k edecek, ᅵzerime ᅵullanacak
diye korkuyorum. Tecavᅵze devlet karar verecek, k?sa sᅵrdᅵg(ᅵ iᅵin
yeterince direnmemem yᅵzᅵnden cezas? inecek, d?s,ar?da doland?g(?m saat
iddianameye eklenecek ve ben o mahkemeyi dag(?tacag(?m diye korkuyorum.
"Yetti" diyen bir arkadas,?m Bog(az Kᅵprᅵsᅵ'nden kendini b?rakacak, biri
taramal? tᅵfekle is, yerine dalacak, biri dag(a ᅵ?kacak diye korkuyorum.
Kardes,im askere gidecek diye, kardes,lerim askerde diye korkuyorum.
Sokakta biri "Dur" diyecek, duymayacag(?m, ensemden vurulacag(?m diye
korkuyorum. Gᅵzalt?na al?nmaktan, gᅵzalt?nda kaybolmaktan korkuyorum.
I.s,kenceden korkuyorum, cezaevinden, hukuktan, yarg?dan korkuyorum.
Bᅵtᅵn bunlar benim bas,?ma gelmiyorsa, bunlarla cebelles,enler iᅵin hiᅵbir
s,ey yapamam?s, olmaktan korkuyorum. Bana paranoyak diyeni bulundug(u
gezegenden Tᅵrkiye'ye davet ediyorum."

Grand Sen~or

unread,
Oct 30, 2009, 6:48:35 PM10/30/09
to
On Oct 31, 9:58 am, "choro" <ch...@tvco.net> wrote:
> Kacirdimin be adam? Bu tip olaylar her memlekette olabilir. Sosyal servisler
> ne kadar iyi olursa olsun, bazi kimseler cemiyete ayak uyduramaz. Evet ic
> acisi fakat yine de boyle olaylar onlenemez.
>
> Adami alip hastaneye goturmusler. Ne guzel. Bu haberi buraya koymaktan gayen
> ne? Burasi pacavra gazete degil ki...
> --
> choro
> *******"rick murphy" <RichardTRMur...@yahoo.com> wrote in message

>
> news:9a0aec41-7bf4-485c...@w19g2000yqk.googlegroups.com...
>
> Atinca mangalda kul birakmayan, anli-sanli Turk Ulusu icin son derece
> utanc verici bir durum.

Ulem choro bu doenmehnin gayesi haber falan gecmek degil Turklere
firsat buldukca kufretmek, bak simdi bundan hiz alan uniciyan nasil
saldiracak saga sola;->>

okeyci

unread,
Oct 30, 2009, 7:39:18 PM10/30/09
to
Grand Sen~or schrieb:

Sana ne T�rklerden sekerim? Sen gizli m�sl�man :-) ingilizler eski
karilarini nasil �ld�rt�yor o islere falan bi bakiver :-)

Grand Sen~or

unread,
Oct 30, 2009, 8:59:11 PM10/30/09
to
On Oct 31, 12:39 pm, okeyci <oke...@okey.ci> wrote:
> Grand Sen~or schrieb:
>
>
>
>
>
> > On Oct 31, 9:58 am, "choro" <ch...@tvco.net> wrote:
> >> Kacirdimin be adam? Bu tip olaylar her memlekette olabilir. Sosyal servisler
> >> ne kadar iyi olursa olsun, bazi kimseler cemiyete ayak uyduramaz. Evet ic
> >> acisi fakat yine de boyle olaylar onlenemez.
>
> >> Adami alip hastaneye goturmusler. Ne guzel. Bu haberi buraya koymaktan gayen
> >> ne? Burasi pacavra gazete degil ki...
> >> --
> >> choro
> >> *******"rick murphy" <RichardTRMur...@yahoo.com> wrote in message
>
> >>news:9a0aec41-7bf4-485c...@w19g2000yqk.googlegroups.com...
>
> >> Atinca mangalda kul birakmayan, anli-sanli Turk Ulusu icin son derece
> >> utanc verici bir durum.
>
> > Ulem choro bu doenmehnin gayesi haber falan gecmek degil Turklere
> > firsat buldukca kufretmek, bak simdi bundan hiz alan uniciyan nasil
> > saldiracak saga sola;->>
>
> Sana ne Türklerden sekerim? Sen gizli müslüman :-) ingilizler eski
> karilarini nasil öldürtüyor o islere falan bi bakiver :-)

uniciyan, biliyorsun kimin Turk olduguna benim gibi Turkler karar
verir, sen gibi yampiriyanlar degil;->>

okeyci

unread,
Oct 31, 2009, 6:55:42 AM10/31/09
to
Grand Sen~or schrieb:
> On Oct 31, 12:39 pm, okeyci <oke...@okey.ci> wrote:
>> Grand Sen~or schrieb:
>>
>>
>>
>>
>>
>>> On Oct 31, 9:58 am, "choro" <ch...@tvco.net> wrote:
>>>> Kacirdimin be adam? Bu tip olaylar her memlekette olabilir. Sosyal servisler
>>>> ne kadar iyi olursa olsun, bazi kimseler cemiyete ayak uyduramaz. Evet ic
>>>> acisi fakat yine de boyle olaylar onlenemez.
>>>> Adami alip hastaneye goturmusler. Ne guzel. Bu haberi buraya koymaktan gayen
>>>> ne? Burasi pacavra gazete degil ki...
>>>> --
>>>> choro
>>>> *******"rick murphy" <RichardTRMur...@yahoo.com> wrote in message
>>>> news:9a0aec41-7bf4-485c...@w19g2000yqk.googlegroups.com...
>>>> Atinca mangalda kul birakmayan, anli-sanli Turk Ulusu icin son derece
>>>> utanc verici bir durum.
>>> Ulem choro bu doenmehnin gayesi haber falan gecmek degil Turklere
>>> firsat buldukca kufretmek, bak simdi bundan hiz alan uniciyan nasil
>>> saldiracak saga sola;->>
>> Sana ne T�rklerden sekerim? Sen gizli m�sl�man :-) ingilizler eski
>> karilarini nasil �ld�rt�yor o islere falan bi bakiver :-)

>
> uniciyan, biliyorsun kimin Turk olduguna benim gibi Turkler karar
> verir, sen gibi yampiriyanlar degil;->>

Sen T�rk m�s�n m�selman mi sekerim? :-)

rick murphy

unread,
Nov 5, 2009, 6:58:34 PM11/5/09
to

Atinca mangalda kul birakmayan, anli-sanli Turk Ulusu icin son derece
utanc verici bir durum daha. Acaba polis saniklar hakkinda sorusturma
acti mi?


http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/11/05/dersimiz.iskence/550589.0/index.html

Dersimiz işkence!

05.11.2009

Erzurum'da kuyuya atılan bir at, lise öğrencilerinin taşlı, bıçaklı
saldırısına uğradı. Duyarlı vatandaşların ihbarı üzerine at
kurtarıldı.

Kombina Caddesi'ndeki Büyükşehir Belediyesi Canlı Hayvan Pazarı'nın
altındaki alanda bulunan 2.5 metre derinliğindeki bir kuyuya
kimlikleri henüz belirlenemeyen kişilerce bir at atıldı.

Yaralı ata 6 lise öğrencisi taş atarak ve ellerindeki bıçakla vurarak
işkence yaptı. Öğrencilerin davranışını gören çevredekiler durumu
polise bildirdi. Olay yerine polis otoların geldiğini gören öğrenciler
atı bırakıp kaçtı.

Görgü tanıkları, "Yaşları 15 ile 18 arasında değişen 6 öğrencinin
üzerinde okul üniforması vardı. Atı itekleyerek çukura düşürdüler.
Daha sonra bıçakla ata vurmaya başladılar. Bazıları da hayvana taş
atıyordu. Polisin geldiğini görünce kaçtılar" dedi.

İhbar üzerine olay yerine gelen polis ise, atın kurtarılması için
Erzurum Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerinden yardım istedi.

İtfaiye ekipleri, uzun süren uğraşlar sonucu yaralı atı bağladıkları
halatla kuyudan kurtardı.

Yaralı at veteriner hekim tarafından tedavi edilecek.


rick murphy

unread,
Nov 7, 2009, 1:53:17 AM11/7/09
to
Al san bir salak daha.

http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/11/05/turk.bayragini.saman.balyalarina.sardi/550601.0/index.html

Türk bayragini saman balyalarina sardi!

05.11.2009

Tekirdag'da ahirinin yanindaki saman balyalarini yagmurdan korumak
için Türk bayrakli Atatürk afisi ile kapatan çiftçi Ahmet Tayer,
'Bayrak kanununa muhalefet' suçunu isledigi gerekçesiyle polis
merkezine götürüldü.

Gündogdu Mahallesi Göçmen Konutlari Mevkii'nde bir kisinin Türk
bayrakli Atatürk afisine saygisizlikta bulundugu yönünde polise
ihbarda bulunuldu.

Ihbar üzerine çiftlik evine giden polis ekipleri, afisin iplerle
baglanarak samanlarin üzerine kapatildigini belirledi.

Afisin fotograflarini çeken polis ekipleri samanlarin sahibi çiftçi
Ahmet Tayer'i bularak afisin kaldirilmasini istedi.

Samanlarin üzerindeki 4x6 boyutlarindaki Türk bayrakli Atatürk resimli
afisi samanlar üzerinden kaldiran çiftçi Ahmet Tayer, "Kötü niyetim
yok. Çöpe atilmisti. Bizde samanlar islanmasin diye üzerine örttük. Bu
sekilde yanlis algilanacagini hiç düsünmedim" dedi.

'Bayrak kanununa muhalefet' suçu isledigi için Ahmet Tayer, afisle
birlikte Tekirdag Emniyet Müdürlügü'ne götürüldü. Tayer'in evinin
caminda ise Türk bayragi astigi görüldü.

rick murphy

unread,
Nov 7, 2009, 1:13:07 PM11/7/09
to

Atinca mangalda kul birakmayan, anli-sanli Turk Ulusu icin son derece
utanc verici bir durum.


Zaruret icine dusmus olan bir insanin yardim gorebilmesi icin "esi,
dostu" mu olmasi gerekir? Insan olmus olmasi yetmez mi? Cevresinde
"esi dostu" olmayan insanlarin insanligi mi yok oldu?


+++++++++++


http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=92914

Kore gazisinin hazin sonu

7 Kasım 2009, Cumartesi

Kore gazisi 80 yaşındaki Muharrem Topçu, açlıktan hayatını kaybetti.
Yaşadığı barakada, bir deri bir kemik halde bulunan Topçu'nun öldüğü 3
gün sonra anlaşıldı...

Cumhuriyet Haber Portalı

İstanbul- Kore gazisi 80 yaşındaki Muharrem Topçu'nun açlıktan ya da
soğuktan ölmüş olabileceği belirtildi. Kore gazisi Muharrem Topçu,
günlerdir maaşını almaya gitmeyince Muharip Gaziler Derneği Milas
Şubesi'ndeki arkadaşları meraklandı. Vatan'dan alınan habere göre,
şube Başkanı Mehmet Sarban ve beraberindekiler, aynı zamanda derneğin
üyesi olan kimsesiz Kore gazisi Muharrem Topçu'nun yaşadığı barakaya
gitti. İçeri girdiklerinde, gazi Topçu'nun yarı çıplak durumdaki bir
deri bir kemik kalmış cesedini görünce şoke oldu. Durum, güvenlik
güçlerine bildirildi.

Yapılan incelemede, Kore gazisi Muharrem Topçu'nun vücudunda herhangi
bir darp, yara ve kesici alet izine rastlanmadı. Üç gün önce hayatını
kaybettiği belirlenen Kore gazisinin, açlıktan ya da soğuktan ölmüş
olabileceği bildirildi. Arkadaşları tarafından taşınan Kore gazisi
Topçu'nun cenazesi, kesin ölüm nedeninin tespiti için otopsi yapılmak
üzere İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Yürekleri sızlatan manzara
karşısında tepkisini dile getiren Muharip Gaziler Derneği Milas Şubesi
Başkanı Mehmet Sarban, "Muharrem Topçu, şubemizin üyesiydi.
Arkadaşımızın ilçemizde herhangi bir akrabası yoktu. 30 yıl önce
Milas'a yerleşmiş, iki yıldır bu terk edilmiş yerde yaşıyordu.
Normalde kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyordu. Fakat son zamanlarda
bir rahatsızlığı var gibiydi. Bu ay maaşını almaya gelmeyince merak
ettik" dedi.

rick murphy

unread,
Nov 8, 2009, 10:53:25 PM11/8/09
to

Statistics: Sixty-six women were murdered in 2002, whereas 953 were
slaughtered in just the first seven months of this year.

+++++++++++++

http://www.todayszaman.com/tz-web/news-192395-953-women-murdered-in-7-years-minister-says.html

953 women murdered in 7 years, minister says

09 November 2009, Monday
TODAY’S ZAMAN WITH WIRES ANKARA

(picture)
Güldünya Tören was murdered at a hospital in Istanbul in 2004 after
giving birth to a child conceived in an extramarital affair.


Statistics made public by Justice Minister Sadullah Ergin reveal that
the number of women murdered in Turkey has drastically increased in
the past seven years.

Sixty-six women were murdered in 2002, whereas 953 were slaughtered in
just the first seven months of this year. Minister Ergin provided the
statistics in response to a formal inquiry from Democratic Society
Party (DTP) Van deputy Fatma Kurtulan regarding the number of charges
filed in connection with cases of domestic violence, the number of
convictions resulting from these cases and the number of women
murdered since 2002.

Discussing steps the government has taken to put an end to violence
against women, including an education project, Ergin noted that 206
human rights seminars were held to train judges and prosecutors and
added that within the scope of the education project, 164 judges and
prosecutors and 150 experts serving in family courts received special
training on the role of courts in combating domestic violence. Ergin
said the second part of the education project will take place in 2010
and 25 prosecutors and judges will be selected to attend a five-day
session where they will receive special training. The justice minister
subsequently announced statistics on violence against women and the
number of women murdered between 2002 and 2009. Ergin noted that 66
women were murdered in 2002, whereas this figure rose to 953 in the
first seven months of this year.

The breakdown of the figures provided by Ergin is as follows: Eighty-
three women were killed in 2003, 164 in 2004, 317 in 2005, 663 in
2006, 1,011 in 2007 and 806 in 2008. Ergin further stated that 12,678
cases were launched in connection with violence against women and
domestic violence between 2002 and July 2009, 15,564 people were
brought to trial in these cases and 5,736 were convicted. There were
1,859 defendants acquitted of charges, while 794 were released on
parole.


--------------------------------------------------------------------------------

Recent horrifying murders include the following cases:

Birgül Isik (Elazig, 2005): murdered by her son when she claimed on a
TV show that she was subjected to violence.

Çigdem Ince (Izmir, 2003): killed by her elder brother because of an
extramarital pregnancy.

Evrim Sariçiçekler (Istanbul, 2005): killed by a person hired by her
family because she married someone that her parents did not approve
of.

Güldünya Tören (Istanbul, 2004): first injured in an attack after
giving birth to a child conceived in an extramarital affair, then
murdered at the hospital on Feb. 25, 2004.

Kadriye Demirel (Diyarbakir, 2003): killed by her brother because she
became pregnant after being raped.

Pinar Kaçmaz (Diyarbakir, 2002): killed by her father and brother
because she applied to a modeling agency.

Semse Allak (Mardin, 2002): stoned to death because of an extramarital
affair.

Zehra Karagöz (Sanliurfa, 2003): Birgül Isik (Elazig, 2005): murdered
by her son when she claimed on a TV show that she was subjected to
violence.

Çigdem Ince (Izmir, 2003): killed by her elder brother because of an
extramarital pregnancy.

Evrim Sariçiçekler (Istanbul, 2005): killed by a person hired by her
family because she married someone that her parents did not approve
of.

Güldünya Tören (Istanbul, 2004): first injured in an attack after
giving birth to a child conceived in an extramarital affair, then
murdered at the hospital on Feb. 25, 2004.

Kadriye Demirel (Diyarbakir, 2003): killed by her brother because she
became pregnant after being raped.

Pinar Kaçmaz (Diyarbakir, 2002): killed by her father and brother
because she applied to a modeling agency.

Semse Allak (Mardin, 2002): stoned to death because of an extramarital
affair.

Zehra Karagöz (Sanliurfa, 2003): stabbed to death by her husband
because of rumors that she had affairs with other men. stabbed to
death by her husband because of rumors that she had affairs with other
men.

rick murphy

unread,
Nov 8, 2009, 10:59:26 PM11/8/09
to

Birgül Isik (Elazig, 2005): murdered by her son when she claimed on a
TV show that she was subjected to violence.

http://www.tumgazeteler.com/?a=821896

Komadan çıkar çıkmaz kendisini vuran oğlunu sordu

Elazığ`da bir televizyon programına çıktığı için oğlu tarafından
tabancayla vurularak ağır yaralanan anne Birgül Işık, bilinci yerine
gelir gelmez `Çocuklarımı görmek istiyorum.` dedi. Işık`ın hayatının
ikinci perdesine kendisini kurşunlayan oğlu R.I.`nın adını
sayıklayarak başlaması hasta bakıcılarını da duygulandırdı.

Birgül Işık, 17 Mayıs`ta İstanbul`da bir televizyon kanalındaki kadın
programına katıldıktan sonra döndüğü Elazığ`da minibüs durağında
beklerken, 14 yaşındaki oğlu tarafından tabancayla ağır yaralanmıştı.
Fırat Tıp Merkezi`nde tedavi altına alınan Işık, felç olmuştu. 10 gün
yoğun bakımda hayatta kalma mücadelesi verdikten sonra yeniden hayata
dönen anne, ağrılarını dindirmek için uyku ilaçları verilerek, yarı
baygın halde tek kişilik özel odasında polis koruması altında
yatıyor.

Birgül Işık, ilaçların etkisi geçtiği zamanlarda kızları Bircan ve
Nurcan ile oğulları Hakan ve Tayyib ile kendisini vuran R.`nin
isimlerini ağzından düşürmüyor. Fırat Üniversitesi Araştırma
Hastanesi`nde tedavi gören Birgül Işık için hiçbir sağlık güvencesi
olmadığından Elazığ Valisi Kadir Koçdemir`in talimatıyla yeşil kart
çıkarıldı. Çocukları da Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü`ne bağlı Harput
Çocuk Yuvası`na bırakılarak gözetim altına alındı.

Fırat Üniversitesi Fırat Tıp Merkezi Başhekimi Doç. Dr. İrfan
Kaygusuz, Birgül Işık`a mide, pankreas ve karaciğer ameliyatlarının
yapıldığını söyledi. Birgül Işık`ın vücudunda çıkarılamayan ve biri
omurilikte, diğeri beyin dokusunda 2 kurşun bulunduğunu hatırlatan
Kaygusuz, bu kurşunlara şu an için müdahale etmeyi düşünmediklerini
kaydetti. Hastanın göğsündeki göğüs tüpünün de çıkarıldığını belirten
Kaygusuz, `Nedenini çok fazla izah edemediğimiz ateş yükselmeleri
oluyor. Gerekli tedaviyi yapıyoruz. Hastanın sosyal güvence problemi
vardı. Hastaya yeşil kart çıkarılacak. Bugüne kadar yapılan tüm
işlemler hastanemiz tarafından karşılanıyor. Bunun yanında hastanın
şuuru açık. Psikiyatristlerimizden destek alıyor. Ailesiyle de
görüştürüyoruz.` diye konuştu.

rick murphy

unread,
Nov 8, 2009, 11:04:14 PM11/8/09
to

Birgül Isik (Elazig, 2005): murdered by her son when she claimed on a
TV show that she was subjected to violence.

http://www.tumgazeteler.com/?a=808533

Uyardık ama önlem alınmadı

Yasemin Bozkurt, Birgül Işık`a yardım edilmesi konusunda Elazığ
Valiliği`ni aradıklarını belirterek `Ancak devlet sahip çıkmadı` diye
konuştu.

Birgül Işık`ın vurulması olayının ardından gündeme oturan `Kadının
Sesi` programının sunucusu Yasemin Bozkurt, meydana gelen olayın
sorumluluğunun programa yıkılmasının yanlış olduğunu, Birgül Işık`ın
önce karakola sığınmasına rağmen kendi programına polisler tarafından
gönderildiğini belirterek şunları söyledi: `Işık, çocuklarıyla
birlikte önce Bağcılar Karakolu`na sığınmış. Oradaki görevliler `Git
Kadının Sesi`ne çık` demişler. Yani bu kadını bize devlet kendisi
gönderdi. Daha önce de beş kez evden kaçmış. Geçen yıl da evden
kaçtığında annesine sığınmış, ama annesi reddetmiş. İşkence boyutunda
dayak yiyen bir kadın bu. Programda da `Geri dönemem, kocam beni
dövüyor, öldürür` dedi. Bunun üzerine Elazığ Valiliği`- ni aradım.
Durumu anlattık, `Tamam bize gelsin, yardım edeceğiz` dediler.

Biz kadını gönderdik ama devlet sahip çıkamadı. Olaydan programı
sorumlu tuttular. Bu programlar durunca bu cinayetler duracak mı?`
`RESMİ MÜRACAAT YOK` Bozkurt`un aradığını iddia ettiği Elazığ Valisi
Kadir Koçdemir ise kendilerine cuma günü telefon edildiğini belirterek
şunları söyledi: `Cuma günü Kadının Sesi programının yapımcısı Özel
Kalem Müdürümüzü aramış. Birgül Işık adlı kadını televizyon programına
çıkardıklarını, kadının can güvenliğinden endişe duyduğunu belirtmesi
üzerine bizden yardım istemişler. Ben de bize resmi müracaat yapmaları
durumunda gerekli tedbiri alacağımızı söyledim. Sonra bizi kimse
aramadı. Cumartesi günü tedbiren terminale polis gönderdik. Ancak söz
konusu kadın gelmedi. Daha sonra da gelip kimse müracaat etmedi.
Kadının salı günü geldiğini ve vurulduğunu sonradan öğrendik.`

rick murphy

unread,
Nov 8, 2009, 11:08:05 PM11/8/09
to

Birgül Isik (Elazig, 2005): murdered by her son when she claimed on a
TV show that she was subjected to violence.


http://www.tumgazeteler.com/?a=1653489

Eşini öldürttü diye yargılandı çocuklar ona kaldı

TV programına başı açık çıktı diye, oğlu tarafından öldürülen Birgül
Işık`ın çocuklarını mahkeme babalarına verdi. Baba M. Emin Işık
`cinayeti azmettirdiği` gerekçesiyle yargılanmış ve beraat etmişti.

İstanbul`da bir televizyon kanalında yayınlanan kadın programına başı
açık çıktığı gerekçesiyle oğlu tarafından öldürülen Birgül Işık`ın
devlet korumasındaki çocuklarından üçü, mahkeme kararıyla babalarına
verildi. Yurtta okula devam eden 14 yaşındaki büyük kızı ise, okulu
bahane göstererek babasının yanına gitmek istemedi. Elazığ`ın merkeze
bağlı Kuyulu köyünde yaşayan ve henüz 13 yaşındayken evlendirilen
Birgül Işık, yıllarca dayak yediği kocasının üzerine bir de kuma
getirmesi sonrası ulusal bir televizyon kanalındaki kadın programını
aradı. Işık, iddiaya göre program yetkililerinin isteğiyle başını
açarak programda dramını anlattı. Bir daha eşine dönmeyeceğini
söylemesine rağmenprogramın yapımcısı Yasemin Bozkurt, valinin yardım
edeceğini söyleyerek Işık`ı Elazığ`a dönmeye ikna etti. Ancak 17 Mayıs
2005 günü Elazığ`a dönen genç kadını otogarda 15 yaşındaki oğlu R.I.
karşıladı. Oğlunun 5 kurşunuyla ağır yaralanan talihsiz kadın, tedavi
gördüğü hastanede 13 Haziran`da hayatını kaybetti. Olayla ilgili baba
Mehmet Emin Işık da `tasarlayarak adam öldürme` suçundan yargılandı.
Elazığ Ağır Ceza Mahkemesi`nde görülen davada mart ayında karar çıktı.
Mahkeme, R.I.`ya annesini öldürdüğü gerekçesiyle ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verdi, ancak yaşının küçük olması nedeniyle
cezayı 10 yıla indirdi. Cinayete azmettirdiği iddiaedilen Mehmet Emin
Işık ise delil yetersizliğinden beraat etti. `SAKINCA YOK` KARARI


Bu arada Birgül Işık`ın 4 çocuğu ise olaydan sonra devlet Malatya
Çocuk Yuvası`na yerleştirildi. Malatya Çocuk Yuvası`nda bakıcıların
işkence ve kötü muamelesininin televizyon kameralarıyla tespitinin
ardından baba Mehmet Emin Işık, beraat kararının ardından çocuklarını
geri almak için Malatya İdare Mahkemesi`ne başvurdu. Mahkemenin,
`Babanın çocuklarını yanına almasında sakınca yoktur` kararı üzerine,
Malatya Çocuk Yurdu Müdürlüğü, Mehmet Emin Işık`a çocukları G. (9), H.
(5) ve T.E. Işık`ı (3) geri verdi. Erkan KÖSE/ MERKEZ

rick murphy

unread,
Nov 8, 2009, 11:09:45 PM11/8/09
to

Henüz 13 yaşındayken evlenen ve yıllarca kocasından yıllarca yediği
dayaktan sonra bir de üzerine kuma getirilen Birgül Işık`ın başını
açmayı kabul ettikten sonra `Kadının Sesi`ne kabul edildiği ortaya
çıktı. Programda Birgül Işık bir daha eşine dönemeyeceğini
vurgulamasına rağmen Yasemin Bozkurt, valinin yardım edeceğini
söyleyerek Işık`ı Elazığ`a dönmeye ikna etti ve programdan Elazığ
Valiliğini arayarak gerekli önlemin alınması istendi. Kadının
cumartesi günü gelmesi ihtimaline karşı önlem alındı ancak kadın salı
günü Elazığ`a gitti. Polislerin otobüse bindirdiği kadını Elazığ`da
devlet değil, 14 yaşındaki oğlu karşıladı. Oğlunun beş kurşunuyla ağır
yaralanan Işık, şimdi yaşam mücadelesi veriyor.


HIZLA İYİLEŞİYOR Aldığı kurşun yaraları nedeniyle hastaneye kaldırılan
Birgül Işık`ın durumu iyiye gidiyor. Genç kadının bilincinin açık
olduğu ve Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi
Yoğun Bakım Servisi`nde tedavisininsürdüğü belirtildi. Genç kadının
kocasının yakınları tarafından ikinci bir saldırıya uğrama ihtimaline
karşı hastanede geniş güvenlik önlemleri alındı. Işık`ın tedavi
altında tutulduğu hastanenin önünde bir polis ekibi bekletiliyor.
Annesi üç kardeşi ile birlikte gözlerinin önünde ağabeyi tarafından
kurşun yağmuruna tutulan 12 yaşındaki B.I., Kuyulu Köyü`nde
yaşadıkları tek katlı evde olayları anlattı. Olayın şokunu halen
üzerinden atamadığı gözlenen küçük kız, `Ağabeyim bizi karşıladı.
Anneme, `Niye televizyona çıktınız, bizi rezil ettiniz` diye
bağırıyordu. Sonra silahı çıkardı. Hepimizin gözleri önünde anneme
defalarca ateş etti. Annem kanlar içerisinde yerde kaldı. Ne olduğunu
anlayamadan bizi alıp eve götürdü` diye konuştu. Sekiz dört ve iki
yaşındaki kardeşlerinin de İstanbul`a anneleriyle birlikte gittiğini
belirten B.I., `Salı günü evden ayrıldık. Derdimizi anlattığımız bir
otobüs firması, bizi parasız İstanbul`a gönderdi.Burada Kanal D`yi
sorduk. Kanalın binasına gittiğimizde annemi başı kapalı olduğu için
programa çıkartmadılar. `Başını açmazsan seni programa çıkartmayız`
dediler. Sonunda annem başını açmayı kabul edince programa çıktı. Önce
bize para yardımında bulunacaklarını gereken her şeyi yapacaklarını
söylüyorlardı. Programdan sonra ise `Sizin için artık bir şey
yapamayız` dediler` şeklinde konuştu.


KARAKOLDA KALDIK


Kalacak yerleri olmadığından polise sığındıklarını belirten küçük kız,
`Beşiktaş Karakolu`nda yatıyorduk. Programa çıktıktan sonra da bize
yardım edilmeyince yine Beşiktaş Karakolu`na gittik. Karakoldaki
polisler bizi otobüse bindirip para vermeden Elazığ`a dönmemizi
sağladı` dedi. İki yıl önce dayaktan bıkan annesinin evi terk ettiğini
belirten küçük kız, `Annem evden gidince babam eve başka bir kadın
getirdi. Ama 15 gün sonra annem geri döndü. Kadın da evimizden gitti`
dedi. Annesinin sağlığını merak eden küçükkız, muhabirimize `Annem
nasıl, iyileşecek mi?` diye sordu. Olayı duyunca gözyaşlarına boğulan
anne İkram Bilen ise, `Damadım kızımın üzerine kuma getirmişti.
Sürekli kızımı dövüyordu. Kızım çocuklarını çok seviyordu. Bu yüzden
de bunca sene bu işkenceye katlandı. Ama dayanamayıp kaçmış` şeklinde
konuştu.


DAYISINDAN ALDI Bu arada annesini vuran R.I. ile baba Mehmet Emin Işık
(40) ve olaya karıştığı gerekçesiyle daha sonra gözaltına alınan genç
kadının üvey oğlu Mehmet Ali Işık dün sabah nöbetçi mahkemeye sevk
edildi. R.I.`nin silahı bir yıl önce dayısından aldığını belirterek
olayı gerçekleştirmeden önce hiç kimsenin kendisine `anneni öldür`
demediğini söylediği öğrenildi. Gencin babası ve üvey ağabeyinin de
olaydan haberleri olmadığını söyledikleri belirtildi. Baba ile iki
oğlu, ifadelerinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Erkan
KÖSE/ ELAZIĞ - MERKEZ

rick murphy

unread,
Nov 8, 2009, 11:16:40 PM11/8/09
to

http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/5285726.s

28 August 2006

Turkish boys commit 'honour' crimes

(picture)
There is no evidence of Turkish imams advocating honour killings

Anne-Birgitte Albrectsen, UN Population Fund: "Most men refer to
honour as something to do with the women in their lives and
particularly to do with women's behaviour and their sexuality"


Young children - in some cases a woman's own son - have been used to
carry out so-called "honour killings" in Turkey.

The duty of repairing the family's reputation is often delegated to a
youth, believing they will get the minimum jail sentence, the World
Service's Assignment programme has learned.

Women are the main victims of a practice which is at odds with the
country's pursuit of many Western standards and values as it seeks EU
membership.

Despite the recent reform of Turkey's penal code, honour killings have
continued, mostly in the east of the country where ancient traditions
are strong.

Fatal TV interview

A recent case was the murder of Birgul Isik, gunned down by her 14-
year-old son Ramazan for apparently bringing shame on her family. She
had appeared on a Turkish talk show to discuss her abusive marriage.


She had fled her violent, bigamous husband several times before.
Ignored by the authorities and dismissed by her family, she agreed to
appear on the Women's Voice show.

Young children - in some cases a woman's own son - have been used to
carry out so-called "honour killings" in Turkey.
The duty of repairing the family's reputation is often delegated to a
youth, believing they will get the minimum jail sentence, the World
Service's Assignment programme has learned.

Women are the main victims of a practice which is at odds with the
country's pursuit of many Western standards and values as it seeks EU
membership.

Despite the recent reform of Turkey's penal code, honour killings have
continued, mostly in the east of the country where ancient traditions
are strong.

Fatal TV interview

A recent case was the murder of Birgul Isik, gunned down by her 14-
year-old son Ramazan for apparently bringing shame on her family. She
had appeared on a Turkish talk show to discuss her abusive marriage.


She had fled her violent, bigamous husband several times before.
Ignored by the authorities and dismissed by her family, she agreed to
appear on the Women's Voice show.

But even in those cities, where on the surface the younger generation
appears more westernised, traditional values such as family honour
remain strong.

Anne-Birgitte Albrectsen, a UN Population Fund representative in
Ankara, has carried out an in-depth study into honour killings in
Turkey.

She said: "Whether we have interviewed people in Istanbul or in the
south-east of Turkey, most men at least refer to honour as something
to do with the women in their lives and particularly to do with
women's behaviour and their sexuality."

Her team's research has attempted to establish how the practice fits
in with Islam, the country's main religion.

They found that while imams were not known to be advocating honour
killings, their strict moral code meant that the general public might
feel that Islam was actually condoning such practices.

Meanwhile, families who choose not to carry out an honour punishment
find themselves, as well as any relatives, ostracised by their
communities and have to move away.


Patriarchal bias

Honour killings happen in many other countries like Pakistan,
Afghanistan and India, but Turkey is a nation where women have had the
right to be educated, to work and to vote since the 1930s.

Yakin Erturk, the UN Special Rapporteur on Violence Against Women,
said the Turkish legal system was biased against women.

"A woman who has been assaulted is not considered a total woman, but
the perpetrator is punished according to whether the woman was a
virgin, married etc."

A new penal code was introduced just over a year ago and was hailed by
the government and the EU as a considerable improvement on the
previous version.

"The law has changed, but to what extent have those applying the law
changed?" Ms Erturk asks.

Moreover, while the new code criminalises custom killings, such as
inter-tribal deaths, it makes no reference to honour killings.

Instead of telling people honour killings are illegal or un-Islamic,
some politicians have tried to tackle the issue from an economic
angle.

They tell communities that honour killings can tear families apart,
putting men in jail and children on the street.


rick murphy

unread,
Nov 8, 2009, 11:27:10 PM11/8/09
to

Çigdem Ince (Izmir, 2003): killed by her elder brother because of an
extramarital pregnancy.

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bakire+olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1+i%C3%A7in+k%C4%B1z%C4%B1n%C4%B1n+bo%C4%9Faz%C4%B1n%C4%B1+kesen+adam%2F%40aethewulf

bakire olmadığı için kızının boğazını kesen adam

59.bakire olmadığı için kızının boğazını kesen adam sanıldığının
aksine münferit bir kişi değil, bir zihniyetin vücuda gelmiş hali.

yurdumuzun dört bir tarafında gözlenen ve yükselen binlerce senelik
şiddet kültünün ürünlerinden bir tanesi. kendisi bir mamül bu adamın,
batıl törelerin tornasından çıkmış, çarpıtılmış bir dinin
kalemtraşında şekillenmiş, şeyhler ile, din simsarları ile, kendini
ahlak bekçisi sanan ve ahlak anlayışı yalnız cima işleminden ibaret
olan bir takım keresteler ile beslenmiş bir heyhüla kendisi. mitolojik
bir karakter adeta, bir tür cerberus, üç başlı bir köpek gibi
yeraltının bekçiliğini yapıyor, insanoğluna dair ne varsa, yeryüzünde
ortaya çıkmasını engelliyor..

"tavşan kaç, tazı tut" oyununun şanlı piyonlarından biri bu adam.
yıllardır ülkenin her tarafında kızlarımıza cinselliğin ayıp ve günah
olduğunu öğreten, erkek arkadaşı ile beraber olan değil, erkek
arkadaşının elini tutana orospu diyen, aile demeye bin şahit isteyen
aile meclislerinde kızlarının canını "milli olmaya" kasabaya
gönderdikleri çocuklarının eline silah vererek almaya ahdeden ana
babaların, o ana babaları oluşturan cenderenin ortaya çıkardığı
herhangi biri bu adam..
binlercesi sokaklarda yürüyor, binlercesi pavyonlarda, genelevlerde
zamanlarını geçirip, evlerine gelip karılarını dövüp, çocuklarına
işkence edip sonra kızlarının günah bekçiliğini yapıyorlar.
statüleri kızlarının bacak arasından geçen erkeklerin oluşturduğu
hastalıklı bir toplumdayız, şiddet irin gibi her yandan akıyor..

bu zihniyetin nelere dayandığını anlamak için dahi olmaya gerek yok.
"namus" kavramını dürüstlük, onurluluk, erdem sahibi olmaya değil
cinsel ilişkiye endekslemiş bir yer burası. rüşvet verenler namussuz
değil, yolsuzluk yapanlar, hırsızlık yapanlar asla namussuz değil
"türkiye onlarla gurur duyuyor"! uyuşturucu kaçakçılarını dizilerinde
izleyip onlara özeniyor, alaattin çakıcılar, nurişler, ömer lütfi
topallar, abdullah çatlıların milli kahraman haline dönüştüğü bu
ülkede namusu kurtarmak bir tek kızlarımızın bacak aralarına kalmış,
bir tek onlar küçücük zarları ile memleketin haysiyetini kurtarmakla
yükümlü olanlar.
kızlarımızın hepsi bakire olsa en namuslu ülke biz olacağız çünkü. en
namuslu insanlar bizim topraklarımızda yaşayacaklar.

oysa hasta bir toplum, adi bir toplum, ahlaksız bir toplum oluyoruz
biz. değerlerimiz yok, durkheim'in anomi durumunda yeni değerler
arıyoruz. köyden kente göç edenlerin yağmacı varoş kültürünü ululayıp
milli haslet, değer, insanı en ufak bir hisse dair ne varsa üstüne
gecekondu dikiyoruz, doymaz bir talan içinde rezil insanları
kutsallaştırıyoruz. çakır diye bir tane üçüncü sınıf hastalıklı mafya
babası, rezil bir katil dizi de öldü diye cenaze namazları kılınıyor
bu ülkede. özendiğimiz adamlara bakın, hepsi birbirinden rezil, hepsi
birbirinden alçak, hepsi leş gibi insanlar.
ama kimse bunları rezil olarak nitelendirmiyor, kimse bunlardan
rahatsız değil, kızlarımız bakire olsun o yeter bize..

erkek çocuklarımızın ellerinde silahlar, okul çıkışlarında kasaturalı
kavgalar, hırçın bir "milli olma" yarışı içinde koşuşuyorlar. hepsinin
sırtını sıvazlıyoruz, şehrin dışında gudubet genelevlere gönderiyoruz,
çıkışta onurlu bir türk genci olarak selamlıyoruz onları. hepsinin bir
kız arkadaşı olması lazım, hepsi en az bir kere "gol atmalı".
çifte standartçı şizofren bir toplumun ahlak manzarası...

bakire olmadığı için kızının boğazını kesmiş adamın teki. üçüncü sınıf
bir gazete haberi bu. nerden kaynaklandığının ne önemi var? kim neyi
niçin sorgulasın. önemli bir mesele mi yani bu adamın yaptığı? kimin
umrunda? toplumun geneli tarafında alkışlanıyor bu adam, toplumun
geneli bu adamın sırtını sıvazlıyor, bu adamı kahraman yapıyor. gidip
bir anket yapın "kızınız bekaretini kaybederse ne yaparsınız?" diye
cevap sizi şaşırtacak mı sanıyorsunuz? adli bir vaka işte o kadar.
adam "erkek olmanın gereğini yapmış."
bu hastalıklı zihniyet genelin olunca ne kadar sıradanlaşıyor, nasıl
önemsizleşiyor. korkunç değil mi? değil, türkiye bununla gurur
duyuyor..

eğitimsiz insanlar, hurafeler herşey bu adam. bu adam aramızda yürüyen
bir heyhüla, biri gider bini gelir. hepsini okullarımızda
yetiştiriyoruz, anne babalarımız mukaddes elleriyle çocuklarımızın
beyinlerini lapaya çeviriyor, televizyonun karşısına oturtup adam
öldürmenin nasıl önemli bir iş olduğunu izlettiriyor. büyüyor bu
çocuklar, bu adamlar oluyorlar ama kızlar büyüyemiyor, bütün bu
pisliği temiz göstermekle mesul o güzel yaratıkların hepsinin
hayatlarını zindan ediyoruz, zindan edemediklerimizi öldürüyoruz.
kan ile temizliyoruz bütün pisliklerimizi, kan içinde boğuluyoruz.

halbuki insanlıkta vardı bu ülkede bir zamanlar..
ve yakışırdı bu topraklara her yere yakıştığı kadar.

kaynaklar:

"antakya'da yine töre cinayeti
töre cinayetlerinin ardi arkasi kesilmiyor. hatay'in merkez ilçesi
antakya'ya bagli alazi köyü'nde bir genç, kaçirilan kiz kardesini
tabancayla öldürdü. "
http://www.hurriyetim.com.tr/...~2@nvid~412468,00.asp

"töreristler
kaçırılıp tecavüze uğrayan 14 yaşındaki kız, aile meclisi kararıyla
töreye kurban edildi. babası ve amcası tarafından öldürüldü
töre cinayetlerinin ardı arkası kesilmiyor... istanbul avcılar'da 14
yaşındaki nuran h, evinden markete gittiği sırada mevlüt sevinç
tarafından kaçırıldı. sevinç, küçük kızı esenyurt'ta bir eve kapattı.
burada 4 gün boyunca tecavüz etti. nuran, tecavüzcünün dalgınlığından
faydalanıp camdan atladı ve kaçtı. ondan kurtuldu ama ailesinden
kurtulamadı. "
http://www.stargazete.com/index.asp?haberid=47517

"hayale koşarken töreye yakalandı
....14 yaşına geldiğinde dilber için televizyon, hayaller dünyasına
açılan bir pencere oldu. geceleri kıvrıldığı yer yatağında kendisini,
zengin ve eğlence ile dolu şöhretler dünyasında hayal ediyordu. ilk
kez bir buçuk yıl önce, evinden kaçarak etiler ve beyoğlu'nda özlemini
duyduğu dünyayı aradı.
ama kendi evinin olduğu sokağın dışında, savunmasızdı. evine
döndüğünde günlerce dövüldü.
dışarı çıkmasına izin verilmiyordu. dilber için evi bir hapishane
olmuştu. bir ay önce bir kez daha, 'pembe dünyaya yolculuk' kararı
aldı. ve bir ay boyunca dilber'den hiçbir haber alınamadı.
ölüm kararı alınıyor
19 mayıs 2001 cumartesi günü, kına ailesinin telefonu çaldı. bir erkek
sesi, "kızınız, küçükköy camii'nin önünde" diyordu. anne maynur kına,
torunu ş.k'yı da yanına alarak, camiye gitti. dilber, boynu bükük
bekliyordu. hiç konuşmadan evin yolunu tuttular. banyoya kapatıldı.
salonda babası ve ağabeyleri, töre gereği nasıl öldürüleceğini
konuşuyordu. karar verildi. banyoda defalarca bıçaklandı, ölmeyince
kafasına keserle vuruldu. henüz gün aydınlanmadan cansız bedeni bir
battaniyeye sarılı olarak evden çıkarıldı ve otomobile kondu"
http://www.radikal.com.tr/...001/05/26/haber_3505.php

"izmir'de töre cinayeti
mardin'den gelip yerleştikleri izmir'de evlilik dışı hamile kalan 16
yaşındaki çiğdem ince, ağabeyi cahit ince tarafından öldürüldü. töre
cinayeti, turgutlu polisine gönderilen ihbar mektubuyla ortaya çıktı."
http://www.milliyet.com/2003/04/28/guncel/gun04.html

"istanbul'da "töre" cinayeti
küçükçekmece'de önce bacaklarından daha sonra da tedavi gördüğü
hastanede 2 ağabeyi tarafından başından tabancayla vurulan genç
kadının beyin ölümü gerçekleşti.
bitlis'te bir akrabasıyla yaşadığı ilişki sonrası hamile kalan ve
kaçtığı istanbul'da bir çocuk dünyaya getirdiği için 2 ağabeyi
tarafından önce bacaklarından, daha sonra da tedavi için götürüldüğü
bakırköy devlet hastanesi'nde başından 2 kurşunla vurulan güldünya
tören'in (22) beyin ölümünün gerçekleştiği, ancak makinelere bağlı
yaşatılmaya çalışıldığı öğrenildi."
http://www.milliyet.com/2004/02/26/son/sontur33.html

"antakya'da töre yine can aldı
antakya'da, 15 yaşında bir kız daha töre cinayeti kurbanı oldu. alazi
köyünde oturan meltem yarıcı (15), 6 mart'ta sevgilisi sedat çınar'la
kaçtı. birkaç gün sonra baba ferit çınar, barışmak için gittiğinde,
genç kızı abisi mehmet yarıcı (20) ayaklarından vurdu. abi kaçarken,
meltem baba evine döndü. 'küçük yaşta kızı alıkoymak'tan 11 mayıs'ta
mahkemeye çıkarılan çınar ise, tutuksuz yargılanmak üzere serbest
bırakıldı. çınar'ın serbest kaldığını öğrenen firari abi yarıcı, aynı
gün köyüne döndü ve kardeşi meltem'i 3 el ateş ederek öldürdükten
sonra kaçtı."
http://www.milliyet.com/2004/05/15/yasam/yas05.html

"15 yaşındaki çocuğun namus cinayeti...
kayseri'de bir genç, küçük yaşta imam nikahıyla birlikte olduğu kadını
''kendisini aldattığı'' gerekçesiyle bıçaklayarak öldürdü"
http://www.milliyet.com/2003/09/22/son/sontur17.html

"son sözü töre söyledi!
baldızıyla ilişkiye girip hamile bırakan beş çocuk babası hüseyin
toktaş, 'törelerin gereği' vahşice öldürüldü. akibetini öğrenen baldız
songül yılmaz ise kendini astı "
http://www.milliyet.com.tr/.../02/11/yasam/yas03.html

"töre cinayeti
55 yaşındaki evli ve dört çocuk babası halil açil ile ilişkiye giren
ve hamile kalan 35 yaşındaki şemsiye allak aile meclisinin kararıyla
'recm'e çarptırıldı. halil taşlanma sonucu olay yerinde öldü. şemsiye
öldü sanılarak terk edildi. beş aylık hamile olan şemsiye, şu anda
dicle üniversitesi tıp fakültesi beyin cerrahisi yoğun bakım
ünitesinde yatıyor. doktorların hayatından ümit kestiği şemsiye'nin bu
kadar yaşaması bile mucize.
http://www.turkhukuksitesi.com/...wthread/t-2110.html

" töre cinayeti bu kez almanya'ya sıçradı"
almanya'da birbirini seven iki genç, aile baskısından kurtulmak için
kaçtığı başka bir şehirde, kızın kardeşleri tarafından bulundu. ahmet
rüzgár kurşunlara hedef olup ölürken, hamile olan saniye, şok
geçirdi.
almanya'nın kassel kentinden 21 yaşındaki ahmet rüzgár , 20 kurşunla
öldürüldü. rüzgár, birlikte yaşadığı saniye öztop'un (21) iki kardeşi
ve kuzeni tarafından kurşun yağmuruna tutuldu."
http://www.hurriyetim.com.tr/...~3@nvid~417009,00.asp

"k.maraş'ta 'töre cinayeti' sanıklarına tahliye
kahramanmaraş'ta, kız kardeşleri naciye atmaca'yı (34) yaşadığı yasak
ilişkisinden dolayı aile meclisinde alınan kararla öldürdüğü
iddiasıyla tutuklanarak cezaevine konulan hüseyin, seyyah ve ekrem
korkmaz kardeşler tahliye oldu. "
http://www.kenthaber.com/...r/haberdetay.asp?id=12967

"yine töre cinayeti
töre cinayeti bu kez mesin´in tarsus ilçesi´nde ortaya çıktı. altı yıl
önce 13 yaşındayken cumali karakoç´la dini nikahla evlenen bir çocuk
annesi aysel karakoç, çok istediği resmi nikah yapıldıktan 3 gün sonra
töre cinayetine kurban gitti."
http://www.sodev.org.tr/...unlar/yinetorecinayeti.htm

"istanbulda töre cinayeti
istanbul büyükçekmece'de meydana gelen olayda, 14 yaşındaki nuran
halitoğulları, namus meselesi yüzünden babası mehmet halitoğulları
tarafından, halasının evinde telle boğularak öldürülmüştü"
http://www.vatanim.com.tr/...27036&categoryid=7&aid=0

"köy meydanında namus cinayeti!..
kütahya'nın emet ilçesi'ne bağlı yarış köyü'nde, bir kişi eşiyle
ilişkisi olduğunu iddia eden kişiyi, köy meydanında av tüfeğiyle
öldürdü."
http://www.milliyet.com/2004/02/02/son/sontur13.html

"adana'da sokak ortasında namus cinayeti...
adana'da bir kişi, birlikte yaşadığı kadını sokak ortasında 7 yerinden
bıçaklayarak öldürdü.
emniyet müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, merkez yüreğir
ilçesi kaymakamlık binası yakınlarında, nilüfer istifci (29), birlikte
yaşadığı halil b. (28) ile sokakta tartıştı. tartışmanın büyümesi
üzerine, halil b, 3 çocuk annesi nilüfer istifci'yi 7 yerinden
bıçakladı."
http://www.milliyet.com/2003/08/08/son/sontur28.html

"polis, baltalı vahşeti izledi
namuslarını temizlemek için batman'dan gelen üç kardeş, antalya'nın
göbeğinde baltayla katliam yaptı. olayı uzaktan izleyen polis, kurban
can verdikten sonra müdahale etti...
antalya'da yüzlerce kişinin ve polisin gözleri önünde baltalı,
bıçaklı, sopalı namus cinayeti işlendi. polis, şehrin ortasında
katliam yapan üç kardeşe yine iş işten geçtikten sonra müdahale etti.
batman'dan gelen murat, cüneyt ve c. alim kardeşler, yengelerini
kaçırıp antalya'ya getiren mehmet sıddık aydın'ı (45), sokak ortasında
öldürdü. havaya ateş edip üç kardeşi yakalayan polisin, saldırganları
vurarak etkisiz hale getirmemesi; adana'da polisin ve vatandaşların
gözleri önünde aydın kara'nın nikâhsız eşi ayşegül porsuk'u 64
yerinden bıçaklaması olayını anımsattı."
http://www.milliyet.com/2003/04/15/yasam/ayas.html

"yargıtay töre indirimini onadı
diyarbakır çocuk mahkemesi'nin mardinkapı semti'nde 2 yıl önce yengesi
edibe kaymaz'ı (33), bir başka erkekle ilişkisi olduğu gerekçesiyle
yengesinin kardeşi olan k.k ile birlikte silahla öldüren 17 yaşındaki
s.k. hakkında verdiği 5 yıl 10 aylık hapis cezası ile ilgili karara,
sanık avukatınca yargıtay'a itirazda bulunuldu. yapılan itirazı
değerlendiren yargıtay birinci ceza dairesi, çocuk mahkemesi'nin
verdiği 5 yıl 10 aylık hapis cezasını onayladı."
http://www.hukukhaber.com/...9895a06489558633dcc.html

0 new messages