"Öyküyü bilirsiniz, adam elinde iki bavulla gümrüğe gelmiş. Gümrükçü
sormuş:
- Ne var bunların içinde?
Adam gayet rahat yanıtlamış:
- Kuş yemi.
- Aç bakalım, demiş gümrükçü.
Adam açmış, iki bavul da ağzına kadar kol saati dolu.
- Hani kuş yemiydi? demiş gümrükçü.
Pişkinlikle yanıtlamış adam:
- Valla ben önlerine koyuyorum abi, yerlerse!..
2009’da önümüze neler koydular, kuş yemi niyetine; toplumun bir bölümü
de yandaş ve yalaka medya ile kalemlerin işbirliği sayesinde, afiyetle
yedi.
Kozmik odada kanıtları aranan Arınç’a suikast girişimi mi istersiniz,
müthiş yargıcı takip eden askeri personelin araçları durdurularak ele
geçirilişi mi, gazetecinin notlarından istidlal edilen darbe planları
mı, Ergenekon komploları mı?
Ne isterseniz isteyin, hepsini yaşadık.
Suikast komplosunun ABD’den edilen telefonlarla bildirilmesine mi,
yoksa hâkimi takip eden şüpheli personelin aniden durdurulması
sırasında, Ankara’nın iki ayrı yerindeki olay mahallerinde hemen
bitiveren ajans temsilcilerine mi gülersiniz?
Adamlar koymuş ortaya kol saati bavulunu kuş yemi diye, yersen!
***
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başı Genelkurmay Başkanı binmiş
firkateyne, Trabzon açıklarından mesaj gönderiyor; asimetrik psiklojik
savaş uygulandığını, TSK’nin saldırı altında olduğunu, buna
yetkililerin son vermesi gerektiğini, terör örgütlerinin bu tür
davranışlarda bulunabileceğini, ama medyanın bunu yapmaması
gerektiğini söylüyor.
Medya zil takıp oynuyor, tarakası ayyuka çıkıyor:
- Demokratikleşiyoruz, sivilleşiyoruz.
Komutan haykırıyor:
- Saldırı altındayız, buna izin vermeyin!
Medya gülümseyerek kafa sallıyor:
- Haydi iyisiniz iyisiniz, her şey tam uyum içinde cereyan ediyor.
Medya bavuldaki kol saatlerini gösteriyor:
- Bak kuş yemleri, ye!.. ye!.. afiyetle ye!
2009 kahkahanın hıçkırığa, maskaralığın işkenceye, adamın cüdama
karıştığı bir dönem olarak geçiyor, yoksulluğun gamı, zalimin zammına
karışıyor, baskının adı oluyor hürriyet, vergi cezasıyla sağlanıyor
özgürlük, birisi türkü çığırıyor:
- Köprüler yaptırdım paranı çekmeye, yollar yaptırdım haraç kesmeye
balam...
İmralı’dan bir adam, Mahmur ve Kandil’dekilere sesleniyor:
- Gelin!
Geliyorlar, marşlarıyla üniformalarıyla. İmralı’daki büyük
Kürdistan’ın delegelerini tayin ediyor.
İmralı’dakinin adı oluyor ömür boyu mahkûm, eylemin adı oluyor açılım.
Silivri’de kaleminden başka gücü olmayan insanlar aylarca içeride
tutuklu kalıyorlar.
Mahmur ve Kandil’den silahını yeni bırakıp gelenler, seyyar sahra
mahkemelerinde, sorgulanmadan aklanıp baş tacı ediliyorlar.
***
Böyle geçti 2009; TSK hedef tahtasına kondu. Personeli tutuklandı,
arandı, karargâhına girdiler, kozmik odalarını aradılar, emeklisini
muvazzafını Silivri’ye tıktılar, öyle zulüm yaptılar ki, tavan isyan
edip çöktü.
Medyanın “demokrasi önderi liberalleri” TSK’nin hedef alınmasına,
TSK’nin saldırı altında tutulmasına, TSK’nin kozmik odalarının garip
ihbarlarla aranmasına, askeri personelin yetkili olmayanlarca aranmak
istenmesine, polis araçlarının fiyaka ile kozmik odaların bulunduğu
makama sokulmasına karşı çıkmadılar da, “Apo’nun KCK’sinin” teröre
karıştığı savıyla sorgu sırası bekleyenlerin kelepçelenmesine çok
öfkelendiler.
Normaldi, çünkü 2009’da amaç TSK ile savaş, PKK ile barıştı.
Türkiye’yi 2009’da yöneten zihniyetin sloganı artık budur:
TSK ile savaş, PKK ile barış.
Daha da ileri gidilecek de, şu PKK bir su koyvermese...
Halbuki su koymanın da âlemi yok, hazır karşısındaki en büyük güç TSK
de tasfiye edilirken..."
haydaaaa GEKKO iyiden iyiye pranoyaklasti, disaridaki dusmanlara dis
geciremeyince icerden hayali dusmanlar edinmeye basladi;->
Basin bunlara dusman
Yargi dusman
Akademisyenler dusman
Kisacasi herkes dusman
hadi hayirlisi, yakinda bakimevini boylar bunlar;->>
secenekler uclesti;->
Intihar/Istifa/Bakimevi
Ne zirliyon len ibne :-)