ODTÜ Yalıncak koşu yolundan yürüyorum, kabak budama uslülü ile adeta kökünden kesilmiş devasa söğüt ağaçlarını, kavak ağaçlarını görünce şaşkına dönüyorum. En az 30 yaşındaki bir canlının nedensiz yere ölüme terk edilmesine anlam veremiyorum, o ağaçlardan beslenen, onların üzerinde yuvaları olan diğer canlıları düşünüyorum, üzülüyorum, kendimi çaresiz hissediyorum. Kesim işleminin sebebini öğreniyorum. O ağaçlar üzerinde konaklayan (onunla birlikte yaşayan) başka bir canlının (ökse otununun) ağacı kurutmasından öldürmesinden, hatta diğer ağaçlara sıçrayarak tüm ağaçları kurutup öldürmesinden korkulduğu için bu katliamın gerçekleştirildiği söyleniyor. Bunları duyunca hayal kırıklığına uğruyorum, bir canlıyı ölümden kurtarmak için onun sözde düşmanı (celladı) olan canlıyı öldürmeye çalışan bir zihniyeti görüyorum, hatta kurtarmak istediği canlıları öldürerek koruma hesapları yapan bir zihniyeti görüyorum. Kafam karışıyor, gelecek için kaygılanıyorum.
ODTÜ ormanında gezintiye çıkacağım, ormana uzaktan şöyle bir bakıyorum, ormandan dumanların yükseldiğini görüyorum. Telaşlanıyorum “yoksa bir yangın mı” diye üzülüyorum. Dumanın adeta bir bulut gibi yer değiştirdiğini görünce kafam karışıyor, dumanların bir noktadan başka bir noktaya gitmesine anlam veremiyorum. Biraz daha ilerleyince arkasında duman çıkaran bir araba görüyorum, şaşkına dönüyorum. Nasıl yani “Ormana ilaçlama arabası mı olurmuş” diyorum kendi kendime. Sebebini sorduğumda ağaçları kurutan bir tür böcğii (çam kese böceği) öldürmek için ilaçladıklarını söylüyorlar. Çam kese böcekleriyle mücadele edip ormanımızı koruyoruz diyorlar.
Ya diğer böcekler? Diğer memeli canlılar?, kuşlar, çiçekler ve binbir çeşit diğer canlı...? Onlara soruldu mu acaba? Nasıl etkiler bu ilaç sizleri? Yavrularınızı, besininizi, evlerinizi?... Kiminle mücadele edilmesine kimler ve nasıl karar verir bu evrende? Kimlerin yararlı kimlerin zararlı olduğu nasıl anlaşılır acaba? Doğada hangisi daha iyidir, ya da hangisi daha kötü? Ya da yok mudur acaba ne iyi\kötü, ne güçlü\zayıf ne de yaralı\zararlı....?
Sanırım biz insanoğlu doğayı çok iyi bildiğimiz ve onu istediğimiz gibi kullanmakta özgür olduğumuz yanılsamasıyla yaşadık ve hala öyle yaşıyoruz. Doğadaki besin zincirlerinden, maddelerin döngülerinden bahsediyoruz; ama bunların sadece bir dönüşüm olduğunu fark edemiyoruz, yukarıdaki olumlu/olumsuz yargılara varmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz, sabredip de neler olup bitiyor ya da neler olup bitecek diye doğaya bakmıyoruz.
Herşeyi biliyormuş kibrine ve budalalığına kapılıp eylemde bulunuyoruz ve eylemlerimizin olumsuz sonuçlarını çözmek için yıllarca araştırıp duruyoruz ve ortaya çıkan sonucu eyleme döktüğümüzde yeni çözümler gerektirecek sorunlar yaratıyoruz. Anlayacağınız bir kısır döngüdür, emek israfıdır sürüp gidiyor. Anlayacağınız önce kötü koşulları yaratıyoruz adeta bindiğimiz dalı kesiyoruz, sonra da yapay yöntemler icat edip çözüm arıyoruz, doğaya hakim olduğumuz yanılsamasına kapılıp sevinip duruyoruz.
Halbuki insan doğaya asla hükmedemez. Yapmamız gereken ona hizmet etmek onun kurallarıyla uyumlu yaşamaktır.
Doğayı rahat bırakan bir ODTÜ istiyorum. Doğayla uyumlu bir ODTÜ yaşamı hayal ediyorum.