Halka nasıl anlatacaklar çok merak ediyoruz
Milletvekilleri ne iş yaparlar, neden seçilirler, Meclis'e niçin giderler?
Bu klasik soruyu en sade dille, "milletin ve mensubu oldukları bölgenin, illerin, ilçelerin sorunlarını takip etmek, onlara çözüm getirmek, halkın yararına çalışmak için" diye cevaplayabiliriz.
Bu yorumda herhalde hemfikiriz.
Ancak üzülerek görüyoruz ki, genelde bizim vekillerimiz şu en basit tarife bile uyamıyorlar.
Ülkemizin ve bölgemizin en hassas konularında, inanılmaz ölçüde sorumsuz ve ilgisiz davranabiliyorlar.
İki günden beri duyurusunu yaptığımız, bugün de birinci sayfa manşetimizden aktardığımız Gediz'le ilgili son gelişme, milletin vekillerinin milletten ne kadar kopuk olduğunun en çarpıcı göstergelerinden biridir.
Gediz Nehri'ndeki kirliliğin önlenmesi için senelerdir uğraşıyoruz.
Yoğun uğraşlar neticesinde, kirliliğin nedenleri konusunda çalışacak bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına "niyet edilmesini" sonunda başardık.
Komisyonun varlığı Gediz Nehri'nin temizlenmesi için çok önemliydi.
Neden önemliydi?
Çünkü Gediz Nehri, doğduğu Kütahya il sınırlarından döküldüğü yere kadar toplam 4 ilin sınırları içinde 17 ilçe, 32 belde, 74 köy ve 397 işletme tarafından kirletiliyor.
Sanayi tesisleri tarafından kullanılan kimyasal maddeler...
Arıtması olmayan ilçe, kasaba ve köylerin kanalizasyon atıksuları...
Tarım alanlarından daha fazla verim elde etmek amacıyla yapılan bilinçsiz gübreleme ve ilaçlamalar...
Nehire kıyısı olan ilçe ve beldelerdeki çöp alanlarından sızan sular, Gediz'i "ölüm nehrine" dönüştürdü.
Nehire bırakılan evsel ve kimyasal atıklar, havzadaki doğal yaşamı yok etti.
Sudaki zehir oranının yükselmesiyle, Gediz Nehri'nin Emiralem bölümünden itibaren İzmir Körfezi'ne döküldüğü Maltepe Köyü'ne kadar olan bülümde binlerce balık öldü.
Ve bu ölüm nehri, zehirini nereye boşaltıyor?
700 milyon dolar harcanarak temizlenen İzmir Körfezi'ne!..
Şimdi biri bana söylesin lütfen...
Milletvekilleri böyle bir sorunla ilgilenmeyecekler de, neyle ilgilenecekler?
Gediz Nehri'nin, Gediz havzasının, Ege Bölgesi'nin kurtarılması, zehirden temizlenmesi, tarımın, toprağın, doğal yaşamın hayat bulması için çalışmayacaklar da, ne için çalışacaklar?
Binlerce balığın zehirlenerek ölmesine ve bu zehirli balıkların büyük tehlike içermesine rağmen yöre köylüleri tarafından toplanıp yenilmesine, satılmasına karşı tepki göstermeyecekler de, hangi meseleye gösterecekler?
İzmir, Manisa ve Uşak valiliklerini aşan ve sürekli büyüyen bölgemizin en ciddi problemini önemsemeyecekler de, neyi önemseyecekler?
Özür dileriz, hata bizde!
Ama gelin görün ki, Gediz'in 37 milletvekilinden yalnızca 5'i bu konuyu önemsedi, 31'i Komisyon'un kurulması için toplanan Meclis Genel Kurulu'na bile katılmadı, katılanlardan biri ise Gediz için komisyon kurulmasına "hayır" oyu verdi!
Bu tavır, bu hareket Türk siyasi tarihine "ibretlik olay" diye rahatlıkla geçebilir.
İşte bizim milletvekillerimiz böyle çalışıyorlar.
İzmir, Uşak ve Manisa'nın 37 milletvekili var, sözüm ona..
Üstelik bunların hepsi Gedizli, sözüm ona...
Fakat o kıymetli arkadaşlar, Gediz'in gündeme taşındığı ve hayati kararların alınacağı toplantıya katılma zahmetinde bile bulunmadılar.
Hatta, komisyon kurulması teklifini Meclis Başkanlığı'na sunan 7 vekilimizden 4'ü kendi önergelerine sahip çıkmadı, o gün Meclis'e dahi gitmedi.
Üstelik, biz bu toplantıyı tam 3 yıldır bekliyorduk.
Üç yıl ertelene ertelene, sorunumuz nihayet Meclis gündemine taşındı diye seviniyorduk.
Konumuzu genel kurula taşımayı başardık, fakat bir noktayı atladık.
Milletvekillerimizi Meclis'e taşımayı!..
Bizi temsil edenlere güvenmeyi...
Atladık..
Özür dileriz, hata bizde...
Osman GENÇER
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NDEKİ GEDİZ NEHRİ'Nİ KİRLİLİKTEN KURTARACAK OTURUMA KATILMAMIŞLARDI
Milletvekillerine tepki yağıyor
32 vekilden sadece 6'sının olması birinin de ret oyu kullanması üniversite ve tarım kesimi ile yerel yöneticileri ayağa kaldırdı
DEVRİM İNCE (HABER MERKEZİ) Ege'de geçtiği her noktayı çoraklaştıran, İzmir Körfezi'ni kirleten Gediz Nehri hakkında Araştırma Komisyonu kurulması önergesinin konuşulduğu oturuma katılmayan Egeli milletvekillerine tepki yağdı. Üniversite, tarım, yerel yönetim temsilcileri, "Ege böyle temsil edilmez" görüşünde birleşti.
Gediz'in yeraltı sularını bile kirlettiği Menemen'in Ziraat Odası Başkanı Şeref Sofuoğlu, "Onlar bizi bugün görmeyebilir. Biz de onları sandıkta görmeyiz. Sandıkta görüşürüz" dedi.
Sağ, sol yok
Ege Üniversitesi Çevre Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ümit Erdem, "Çevrenin merkez sağı, merkez solu ortası yok. Sadece Körfez kaybedilmiyor. 20 bin kilometrekarelik bir havza kaybediliyor. Siyasiler çözüm bulmak yerine, çözümü zorlaştırıyor" diye konuştu. Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin de, Gediz için kılını bile kıpırdatmayan herkesin çevre suçu işlediğini belirtti.
KONUŞMACILARIN ORTAK GÖRÜŞÜ: ÇEVRE SUÇU İŞLEDİLER
Sedat Köse
(İzmir Ziraat Odası Başkanı)
"Öncelikle seçilen vekillerin Ege'nin sorunlarını iyi bilmesi gerekiyor. Ama biliyoruz ki şimdiki vekillerin çoğunun İzmirle, Ege ile bağlantısı yok. Gediz'de yeraltı kaynaklarının kirlenmesinden, toprak kirlenmesine kadar birçok sıkıntı yaşanıyor. Egelilerin bu sorunlara dört elle sarılmasını beklerdik ama yanılmışız."
Şeref Sofuoğlu
(Menemen Ziraat Odası Başkanı)
"Bütün milletvekilleri, iktidarı olsun muhalefeti olsun, seçildikten sonra kaç kez halkın yanına geldiler. Hele tarım kesiminin sorunlarıyla, Gediz'deki kirlilikle falan pek azı ilgilendi. Bunların faturası sandıkta ödenecek. Hesabı sandıkta verecekler."
Veli Dal
(Emiralem Belediye Başkanı)
"Biz ekmeğimizi topraktan yiyoruz. Ama öyle günler oluyor ki, nefes alamıyoruz. Uzun yıllardan bu yana Gediz kirlenmesin, ölmesin diye mücadele ediyoruz. Gediz'in katledilmesinin nedenleri siyasiydi. Buna çözüm bulunmasının da siyasi olduğunu düşünüyoruz."
Tahir Şahin
(Menemen Belediye Başkanı)
"Bu haberle bölge milletvekillerinin çevreye duyarsızlığı ortaya çıktı. Gediz'in suyu bizim bölgemize hayat veriyor. Gediz suyu bugün kaliteli temiz bir su olursa patlıcanı, biberi, şeftaliyi o kadar kaliteli alırsınız. Gediz için işleyişi olan bir komisyon kurulmalı. Bu komisyonun kurulmasına hayır diyenler, bunun önüne geçen çevre suçu işlemiştir."
Prof. Dr. Ümit Erdem
(EÜ Çevre Merkezi Müdürü)
"Çevrenin merkez sağı, merkez solu veya ortası yok. Çevre küresel bir olay. Demeki ki, 5 vekil sadece Gediz'deki kirlilik konusuna ilgi göstermiş. Siyasiler için ne denilebilir bilmiyorum? Valiler arkalarında siyasi destek bulamadıkları için hareket edemiyorlar. Halkın seçtiği kişilerin daha duyarlı olması gerekir."
Prof. Dr. Ünal Altınbaş
(EÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi)
"Gediz'in suyunda, toprağında ve bitkisinde tahribat meydana geldi. Bunu engellemek artık yönetsel bir konu haline geldi. Valilerin, kaymakamların, belediye başkanlarının, milletvekillerinin eşgüdümlü çalışması gerekiyor. Milletvekili halkın temsilcisidir. Bu bölgeye karşı borçludur ve sorumludur."
Prof. Dr. Adem Özer
(DEÜ Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı)
"İşin içine siyasi bir şey girince, herşey değişiyor. Herkesin burada kaybedilecek paranın, temizlemek için harcanacak paradan çok daha fazla olduğunu bilmeli. Her yerde kopuk kopuk bir sürü bilgi var. O bilgileri toplayıp neye ihtiyacınız var diye bir toparlama yapsa bile bu komisyon büyük iş başarmış olacaktı. Çünkü, bu konuda yönetsel bir bakış açısına ihtiyaç var."
Nuri Sorman
(Manisa Ziraat Odası Başkanı)
"Türkiye'de tarımın elden gitmesine göz yumdukları gibi, öz kaynaklarımızın da yok olmasına seyirci kalıyorlar. Gediz Türk tarımı için çok önemli bir kaynak. Kanunları çıkaranlar böylesine ilgisiz kalırsa, tarımın halini siz düşünün. Biz de Yeni Asır'ı elimize alıp onları köylerde şikayet edeceğiz."
Şener Kilimgöldelioğlu
(GEMA Vakfı Başkanı)
"Gediz elden gidiyor. Milletvekillerimizin bu vurdum duymazlığını biz geçmişten biliyoruz. Kendilerine bu konuda yazılar yazmıştık. Ancak, bize cevap veren
olmadı. Bu nedenle araştırma önergesi için ret oyu vermelerine şaşırmadık. Onları ayıplıyoruz."
Nedim Zurnacı
(TEMA Vakfı Manisa Şubesi Başkanı)
Gediz'deki kirlilik doğrudan toprağı etkiliyor. Toprakta kalan kalıntılar, daha sonra sebze meyvelere geçiyor, oradan da besin yolu ile hayvanlara ve dolayısı ile insanlara geçiyor. Önergeye bölge milletvekillerinin ilgisiz kalmasına hayret ettim."
Ahmet Can
(Salihli Ziraat Odası Başkanı)
"32 milletvekili halkın değil, liderlerin vekilleri.
Gediz kirliliği ile ilgilenmemeleri normal. Araştırma önergesini kabul etselerdi şaşardım. Ülke tarımının sorunlarına ilgisiz kalıyorlarsa, kaynaklarına da ilgisiz kalmaları normal. 5 vekile teşekkür ediyorum."
Arif Koşar
(Manisa Ticaret Borsası Başkanı)
Gediz'in kirliliği bölgenin en önemli sorunu. TOBB'un bölgesel sorun olarak hükümete aktardığı konuların biri de bu. Önergenin kabulü, sanırım siyasi nedenle reddedilmiş. Reddedilmemesi gerekiyordu. 5 vekili takdir ediyorum."
Naci Özkara
(Akhisar Ziraaat Odası Başkanı)
Gediz'in temiz olması, Manisa tarımının temiz olması demek. Bu konuya kim duyarsız kalıyorsa, onun Manisalılığından şüphelenmek gerekiyor. Aynı sözlerim Uşak ve İzmir milletvekilleri için de geçerli."
Emin Bulgaz
(Uşak Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı)
Uşak için önem arz eden bu konunun atlanılmaması gerekirdi. Gediz komisyonu değil, genel çevre komisyonunun da kurulması gerekirdi. Konuya milletvekilleri ön ayak olmalıdırlar."
Süleyman Şahin
(TEMA Uşak İl Temsilcisi)
"Milletvekilleri sadece siyaset amaçlı değil, çevreye gösterdikleri saygıyla da ön planda olmalılar. Komisyon kurulmalı, çevre ile ilgili her türlü destek verilmeli. Milletvekillerimiz de bu oluşuma destek olmalıdırlar."