Account Options

  1. Sign in
The old Google Groups will be going away soon.
Switch to the new Google Groups.
Google Groups Home
« Groups Home
FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!
There are currently too many topics in this group that display first. To make this topic appear first, remove this option from another topic.
There was an error processing your request. Please try again.
flag
  8 messages - Collapse all  -  Translate all to Translated (View all originals)
The group you are posting to is a Usenet group. Messages posted to this group will make your email address visible to anyone on the Internet.
Your reply message has not been sent.
Your post will appear after it is approved by moderators
 
From:
To:
Cc:
Followup To:
Add Cc | Add Followup-to | Edit Subject
Subject:
Validation:
For verification purposes please type the characters you see in the picture below or the numbers you hear by clicking the accessibility icon. Listen and type the numbers you hear
 
munevver duver  
View profile   Translate to Translated (View Original)
 More options Oct 25 2009, 3:43 am
From: munevver duver <munevverdu...@hotmail.com>
Date: Sun, 25 Oct 2009 07:43:07 +0000
Local: Sun, Oct 25 2009 3:43 am
Subject: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

IV.
Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

IV. Kapadokya Şiir
Şöleni muhteşem bir organizasyonla gerçekleşti. Üç gün süren şölen etkinlikleri
çerçevesinde Türkiye ve yurtdışından birçok şiir ve edebiyat sevdalısı
Nevşehir’de buluştu…

Adana’dan ADANA Gasat il
başkanı Münevver Düver,Çukurova Edebiyatçılar derneği Başkanı Halise Tek baş ve
M.Demirel Babacan Katıldılar

Geleneksel olarak
dördüncüsü düzenlenen “Kapadokya Şiir Şöleni” 16–17 ve 18 Ekim 2009 tarihleri
arasında yoğun katılım ve içerikle coşku içerisinde gerçekleştirildi. Geceye
başta il ve bölge idare amirleri, çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileri,
dernek başkanları, yazarlar, şairler, esnaf-sanatkârlar, iş adamları, eğitim ve
öğretim kurumu mensupları, çeşitli üniversite ve okullardan öğrenciler,
öğretmenler, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi.

Şölenin ilk günü 16 Ekim 2009
Cuma günü akşamı Nevşehir Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi’nde
gerçekleştirilen “Ödül Takdim ve Şiir Dinletisi” gecesine bin kişi kapasiteli
Kültür Merkezine beş bin kişi akın edince yer bulamama sorunu yaşandı. Geceye
bölge idare amirleri, belediye başkanları, jüri heyeti, emniyet birimleri, şube
müdürleri, sponsor firma temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da dâhil olmak
üzere salonda yer bulamayarak muhteşem organizasyona katılamadılar.

Şölen 16 Ekim 2009 Cuma günü
saat 14.00’de Nevşehir Valilik binası önünde bulunan Atatürk Anıtı’na Ürgüp FM
Yönetim Kurulu aynı zamanda Kapadokya Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı Ayşe
Paslanmaz, Şair-Yazar ve gerçekleştirilen şiir yarışmasında jüri üyesi olan
Cezmi Ersöz ve sanatçı Ahmet Selçuk İlkan ile birlikte çelenk konulması,
Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen tüm katılımcılarla birlikte
İstiklâl Marşı’nın okunması ile başladı.

Burada sanatçı Ahmet Selçuk
İlkan tarafından günün anlam ve önemini belirten kısa bir konuşma yapıldıktan
sonra tüm katılımcılarla birlikte Nevşehir Valiliğine ziyarette bulunuldu.
Konuk şair ve katılımcıları Nevşehir Vali Yardımcısı Mustafa Kemal Keskin
kapıda karşıladı. Konferans salonunda ağırlanan misafirlere valilik tarafından
çeşitli hediye ve ikramlarda bulunuldu. Organizasyon sorumlusu Ayşe Paslanmaz
tarafından da Keskin’e çiçek verildi. Keskin burada katılımcılara hitaben hoş
geldiniz konuşması yaptı.

Nevşehir Valiliği ziyareti
sonrasında sırasıyla İl Milli Eğitim Müdürü Harun Fatsa, İl Emniyet Müdürü Dr.
Ömer Gurulkan ve Nevşehir Belediye Başkan Yardımcısı Cafer Okur’a ziyaretlerde
bulunuldu.

Aynı gün içerisinde Kapadokya
Kültür ve Sanat Merkezi’nde saat 19.00’da başlayan ve beklentilerin üzerinde
katılımın olduğu “Ödül Takdim ve Şiir Dinleti” gecesi gerçekleştirildi. Geceye
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ı temsilen Kültür ve Turizm Bakanlığı
Turist Rehberleri Daire Başkanı Müjdat Özbahçıvanoğlu başta olmak üzere;

Nevşehir Vali Yardımcısı Ruhi Paker

Nevşehir Vali Yardımcısı Mustafa Kemal Keskin

Nevşehir Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Kaya

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa Yalçın

Ürgüp Kaymakamı Çetin Oktay Kaldırım

Avanos Kaymakamı Aylin Kırcı Duman

Ürgüp Belediye Başkanı Fahri Yıldız

Gülşehir Belediye Başkanı Mustafa Dursun

Göreme Belediye Başkanı Nuri Cingil

Ortahisar Belediye Başkanı Ali İhsan Özendi

Sulusaray Belediye Başkanı Sadi Yalbırdak

Uçhisar Belediye Başkanı Osman Süslü

İl Emniyet Müdürü Dr. Ömer Gurulkan

İl Milli Eğitim Müdürü Harun Fatsa

Nevşehir Çevre ve Orman İl Müdürü Eren Bircan

Türksav (Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı) Başkanı Yahya Akengin

Avrupa Türk Yazarlar ve Sanatçılar Birliği Kurucu Üyelerinden Eski İkinci Başkanı
Duran Tamer

Gazeteci, Şair, Yazar Prof. Dr. İsa Kayacan

Araştırmacı, Yazar, Şair Abdullah Satoğlu

Doç. Dr. Tamilla Aliyeva

Avrupa Nevşehirliler Dostluk ve Dayanışma Derneği Başkanı Önder Şahin

Sanatçı Ahmet Selçuk İlkan

Sanatçı Ekrem Çelebi

Şair ve Yazar Cezmi Ersöz

Doğan Haber Ajansı Kayseri Bölge Müdürü Oktay Ensari

Nevşehir Eski İl Tarım Müdürü Mehmet Bilgin

Ertaş Grup Yönetim Kurulu Başkanı Musa Ertaş

Konyalı Ömer Usta Etliekmek ve Kebap Salonu işletmecisi Ömer Avcı

Altıntaş Petrol - Suat Altıntaş

Foto Kral - Muharrem Kosluoğlu

Açelya Çiçekçilik - Nuray İnci

Türkiye ve dünyanın çeşitli ülke-bölgelerinden 120’yi aşkın Şair ve Yazar

Öğretmenler, öğrenciler, Nevşehir ve çevre illerden basın mensupları ve çok
sayıda vatandaş katılım gösterdi.

Şölene davetli birçok isimde
geceye katılmak üzere Kültür Merkezine gelse de yoğun kalabalık nedeni ile yer
bulamayarak geri dönmek zorunda kaldı.

Tıklım tıklım dolan salonda
iğne atacak yer yoktu. Saat 19.00’da başlayan gece 24.00’e kadar sürdü. Açılış
konuşmaları ve organizasyonun bugüne geliş sürecini sergileyen slayt gösterisi
sonrası Nevşehir Lisesi öğrencilerinin Kolbastı gösterisi tüm katılımcılar
tarafından coşku ile izlendi. Sonrasında sahne alan Ahmet Selçuk İlkan canlı
performansı ile coşkunun zirveye ulaşmasını sağladı.

Şölene Azerbaycan’dan katılan
Tamilla Aliyeva’nın “Tek Millet İki Devlet” temalı konuşması ayakta
alkışlanırken izleyicilerin birçoğunun gözyaşlarına engel olamadığı görüldü.

Şair-Yazar ve organizasyon
Jüri üyelerinden Cezmi Ersöz ise yaptığı konuşmada Kapadokya halkının etkinliğe
gösterdiği ilgiliden çok etkilendiğini belirterek bundan sonra Kapadokya’da
gerçekleştirilecek bu etkinliklerde mutlaka bulunacağının altını çizdiği
konuşmasında bu tür organizasyonların edebiyatımıza önemli katkılar
sağlayacağını sözlerine ekledi.

Bozlak Üstadı Ekrem
Çelebi’nin gecenin ilerleyen dakikalarında sahne almasıyla coşku bir kat daha
artarken, Çelebi’nin türküleri ardından, gece dereceye giren isimlere
ödüllerinin takdim edilmesi ile sona erdi.

IV. Kapadokya Şiir Şöleni
şiir yarışması Şair kategorisinde Birinciliği “Gönül Sahrasında Düş Kırıkları” isimli şiiri ile
Trabzon’dan Nihat Malkoç,
İkinciliği “Gel Desem de Gelmeyeceksin”
isimli şiiri ile Antalya’dan Bolat
Ünsal, Üçüncülüğü ise “Tükeniş
Ateşi” isimli şiiri ile İstanbul’dan Gülşen Şenderin elde etti. Gecede
şairler kategorisinde Mansiyon Ödülü alan isimler ve şiirleri ise şöyle;

Şairler Kategorisi Mansiyon Ödülü
Kazananlar

1. Coşkun Mutlu (Ankara) Yolum Yunus’un
Yolu

2. İmran Kılınç (Niğde)
Elveda Baharlar

3. Vedat Çalık
(Kayseri) Seni Görene Kadar

4. Pakize Altan
(Ankara) Yar

5. Ahmet Canbaba
(Ankara) Kapadokya Büyüsü

6. Betül Övünç
(Kayseri) Sevda Bilmeyene Ar Gelebilir

7. Murat Duman (Ankara)
Mutlak Olan O’dur

Öğrenci Kategorisinde ilk üç
dereceye giren isimler ise şöyle;

1. Bahaeddin Raşidhan Yüce (Özel
Altınyıldız Fen Lisesi / Nevşehir) İzah-ı Aşk

2. Zafer Karakaya
(Yelişhisar Metem / Kayseri - Yeşilhisar) Yarenler Sırrına

3. Aysu Akdeniz (Fatih
Karcı Lisesi / Kayseri - Melikgazi) Kızarım

Öğrenci Kategorisi Mansiyon Ödülü
Kazananlar

1. Şule Akdemir (Nevşehir Anadolu
Lisesi) Martılar

2. Rabia Başarır
(Nevşehir Anadolu Lisesi) Aş Diye

3. Mücahid Enes Yurtlu
(Yozgat Erdoğan Akdağ Anadolu Öğretmen Lisesi) Canım Vatanım

4. Mevlüt Üzülmez
(Hayri Mehmet Ürgüplü Anadolu Lisesi / Nevşehir – Ürgüp) Ürgüp FM’li Olmak

5. Mehmet Yuşa Yücetürk
(Ürgüp Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi) Ah Bu Mevsim

6. Ömer Faruk Dönmez
(Özel Kardelen Koleji / Nevşehir) Anneme Bayram Mesajları

7. Rabia Topçu
(Nevşehir Anadolu Ticaret Meslek Lisesi) Kapadokya

Üç gün süren şölen
etkinlikleri ikinci günü Avanos, Zelve, Çavuşin, Göreme ve Uçhisar bölgelerini
içine alan Kapadokya Gezisi ile başlarken aynı gün saat 14.00’de Ürgüp Kongre
Merkezinde 120’yi aşkın şair ve şiir sevdalısının katılımı ile “Şiir Dinletisi”
programı düzenlendi. Dinleti programına katılan birçok isimde Ürgüp FM’de
gerçekleştirilen canlı yayın programları ile görüş ve düşüncelerini
dinleyicilerle paylaşma imkânı buldu. Canlı yayın programına katılan konukların
ortak fikri bölge halkı başta olmak üzere bölge idare amirleri, iş adamlarının
etkinliğe göstermiş oldukları ilginin mutluluk verici olduğu şeklinde oldu.

Son gün 19 Ekim 2009 Pazar günü tüm katılımcıların iştirakleri ile Kaymaklı ve
Derinkuyu bölgesine gezi gerçekleştirildi. Uçhisar Bindallı Restaurant’da
Uçhisar Belediye Başkanı Osman Süslü tarafından katılımcıların onuruna verilen
öğle yemeği ardından etkinlik sona erdi.katılımcılar vedalaşarak  ayrıldılar..

_________________________________________________________________
Windows Live Hotmail: Arkadaşlarınız Facebook'taki güncellemelerinizi doğrudan Hotmail®'den alır.
http://www.microsoft.com/windows/windowslive/see-it-in-action/social-...

  valilik-onu-toplu-foto.jpg
438K Download

  topluluk.jpg
191K Download

  AYŞE PASLANMAZ, MÜNEVVER DÜVER.jpg
1920K Download

  1.jpg
99K Download

 
You must Sign in before you can post messages.
To post a message you must first join this group.
Please update your nickname on the subscription settings page before posting.
You do not have the permission required to post.
Discussion subject changed to "( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!" by Hatice Gülçür-Inanç
Hatice Gülçür-Inanç  
View profile   Translate to Translated (View Original)
 More options Oct 25 2009, 1:18 pm
From: Hatice Gülçür-Inanç <gul...@bahcesehir.edu.tr>
Date: Sun, 25 Oct 2009 19:18:54 +0200
Local: Sun, Oct 25 2009 1:18 pm
Subject: Re: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

Münevver hanım,
Bir Kapadokya'lı olarak gönderdiğiniz haberi okurken çok keyif aldım. İnşallah gelecek yıl daha geniş bir salonda daha çok katılımcıyla gerçekleşir bu şölen. Paylaştığınız için teşekkürler, sevgiler

Hatice Gülçür-İnanç
Kütüphaneci


 
You must Sign in before you can post messages.
To post a message you must first join this group.
Please update your nickname on the subscription settings page before posting.
You do not have the permission required to post.
Discussion subject changed to "FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!" by Atakan Mert
Atakan Mert  
View profile   Translate to Translated (View Original)
 More options Oct 26 2009, 10:49 am
From: "Atakan Mert" <atakan.m...@superonline.com>
Date: Mon, 26 Oct 2009 16:49:48 +0200
Local: Mon, Oct 26 2009 10:49 am
Subject: RE: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

Hatice Hanım, merhaba !

Adınızın önünde/arkasında:-)  ''Kütüphaneci'' kelimesini okuyunca ben de çok
keyif aldım!

Ülkemizde okuma-yazma ve kütüphane ilişkisi konusunda benimde izlediğim çok
dertli

bir durum var.

Hele ''çocuklarımız kitap okumuyor ve kütüphaneye hiç gitmiyorlar'' gibi tek
yönlü

''sorun savar'' bir yaklaşıma çok kızıyorum.

Sizin de bu konularda çok diyeceğiniz vardır muhakkak. Bilhassa
çocuklarımızın

kitap ve kütüphane sevgisinin gelişmesi için neler yapılmalıdır?

Bu arada kısaca kendi deneyimimi anlatayım.

Daha önce de yazdım. Ne eğitimciyim ne de kütüphaneceyim. Sadece emekli
olduktan

sonra vaktinin büyük bir kısmını eğitime ayırmış bir eğitim gönüllüsüyüm.
Son 14 yıllık

deneyimim göstermiştir ki, (aileleri bir yana bırakırsak) ilköğretim birinci
sınıfından

başlayarak sınıf öğretmenleri sonrasında da Türkçe/Edebiyat öğretmenleri ile

kütüphaneciler bu negatif tablodan birinci derece sorumludurlar.
Kütüphaneler

kitaplarla dolu olsa bile o kitaplarla çocukların buluşması/ilgisini sadece
ve sadece

bu iki meslek grubu sağlayabilir.

Bu öğretim yılı başında bölgemdeki bir ilköğretim okulunu, ki yıllardır
büyük emek

vermeme rağmen o okulun kütüphanesini işler hale getirtemedim, yine
bölgedeki

bir özel okul ile tanıştırarak kardeş okul haline soktum. Bu çalışmalarım
sırasında

o özel okulun yönetimine bu sorunu aktardığımda bana kendilerinden örnek
vererek

bunu nasıl çözdüklerini, daha doğrusu çözüldüğünü anlattılar. O okul 8 yıl
evvel

açılmış. Üniversitenin kütüphane bölümü mezunlarından 3 kütüphaneciyi
denemişler.

Şimdiki gelinceye kadar kütüphane-öğrenci ilişkisinde bir türlü başarılı
olamamışlar.

Bu son kütüphaneci arkadaş gelince ilişki şaşılacak kadar değişmiş/gelişmiş.

Son durumu gülerek şöyle özetlediler; Bu yıla kadar çocukların aileleri ve
bizler

çocukları zorla kütüphaneye yönlendirirken bu yıl çocuklar aileleri okula
geldiklerinde

ailelerinin elinden tutup kütüphaneye götürüyorlar.  Kütüphanedeki hanımla
tanışıp

bunun sırrını sorduğumda bana;  bunun çok zor olmadığını,  öncelikli olanın
çocukları

gerçekten sevmek olduğunu, küçücük de olsalar onlarla bir büyük gibi
ilgilendiğini,

kütüphanede onların okumaları zorunlu olduğu kitapları bulundurmanın dışında
yine

onların tercih ettiği kitap ve dergileri de bulundurmak gerektiğini, sık ve
çok kitap

okuyan çocuklara küçük te olsa hediyeler verdiğini v.s. anlattı.

Siz ne dersiniz ?

Saygı ve sevgilerimle.

Atakan Mert

  _____  

From: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
[mailto:cocuklar-icin-2@googlegroups.com] On Behalf Of Hatice Gülçür-Inanç
Sent: Sunday, October 25, 2009 7:19 PM
To: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
Subject: Re: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

Münevver hanım,

Bir Kapadokya'lı olarak gönderdiğiniz haberi okurken çok keyif aldım.
İnşallah gelecek yıl daha geniş bir salonda daha çok katılımcıyla
gerçekleşir bu şölen. Paylaştığınız için teşekkürler, sevgiler

Hatice Gülçür-İnanç

Kütüphaneci

__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan
bilgiler, virüs imza veritabanı sürümü: 4534 (20091022) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

http://www.nod32.com.tr

__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan
bilgiler, virüs imza veritabanı sürümü: 4534 (20091022) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

http://www.nod32.com.tr


 
You must Sign in before you can post messages.
To post a message you must first join this group.
Please update your nickname on the subscription settings page before posting.
You do not have the permission required to post.
Discussion subject changed to "Okuma alışkanlığı kazandırma/Atakan Bey'e" by Hatice Gülçür-Inanç
Hatice Gülçür-Inanç  
View profile   Translate to Translated (View Original)
 More options Oct 26 2009, 8:15 pm
From: Hatice Gülçür-Inanç <gul...@bahcesehir.edu.tr>
Date: Tue, 27 Oct 2009 02:15:52 +0200
Local: Mon, Oct 26 2009 8:15 pm
Subject: Okuma alışkanlığı kazandırma/Atakan Bey'e

 Merhaba Atakan bey,
    Eğitimci olmadığınız halde bu konuda bu kadar yoğunlaşıp yorum yapmanız gerçekten takdire değer. Keşke herkes bu konuda fikirler üretip çözümler önerebilseydi, belki tartışarak ortak bir cözüm bulunurdu.
    Uzun yıllar boyunca devlet ve özel üniversite kütüphanelerinde çalıştım. İlk ve ortaöğretim eğitim sisteminde, okuma-yazma ve kitap okuma konusunda ne derece eksik olduğumuzu üniversiteye gelen öğrencilerden anlıyordum. 18 yaşına kadar bu güzel alışkanlığı edinememiş çocuklara o yaştan sonra da ulaşabilmek hayli zor oluyordu bizim için. Sınav ve ödev zamanı dolup taşan kütüphane, normal zamanlarda internet kafe ve ders çalışma mekanı olmaktan öteye geçemiyordu maalesef. Üstelik bir kütüphane kültürü de yoktu çoğu öğrencilerde. Okumak için bir kitap soran öğrencileri takdir edip hayranlıkla "hala umut var yeni nesilde" diye birbirimize teselliler vererek sevinirdik. Oysa gelişmiş bir ülkede bu çok doğal bir davranış olarak karşılanırdı eminim ve kimse olağanüstü bir davranış gibi sevinmezdi :(
    İlkokul öğretmeni, edebiyatçılar ve kütüphaneciler kitap okuma alışkanlığının oluşturulması konusunda etkin olması gereken kişiler. Fakat aile de bu konuda belki zannettiğimizden daha etkin bir rol oynuyor. 8 yaşındaki kızıma 1 yaşından beri kitap okuyorum. 1. sınıfa başlayınca kendi okumaktan zorlandığı için ve sayısal zekasının daha baskın olması sebebiyle kitap okumaktan ve türkçe derslerinden sıkılmaya başladı. Üstelik televizyon, bilgisayar-internet, cd vs. görsel uyaranlar onu cezbediyordu. Belli saatlerde tüm bunları kapatıp elime bir kitap alınca beni örnek alıp o da kitap okumaya başlıyor. Velilerin televizyon dizileri, magazin programları vb.seyrederken arada ellerine bir kitap alıp çocuklarına örnek olması da okur-yazarlık alışkanlığının kazandırılması için önemli bir rol oynar düşüncesindeyim. Okullarda okunması zorunlu kitaplar var; özellikle Türk dili ve edebiyatı derslerinde. Öğrencilerin bir kısmı bu kitapları alıp okurken bir kısmı da internetten kitap özetlerini bulup ödevi hazırlıyor. Hatta film yapılmış kitapların filmini seyredip özet çıkaranı dahi gördüm ya da birine para verip özetini çıkartıp onu okuyarak proje hazırlayan. Ne yazık ki durum içler acısı.
    Kütüphaneci elbette okullarda öğrencinin kütüphaneye çekilmesi için çok önemli. Birçoğumuz elinde örgüsü ya da asık suratıyla danışma hizmeti veren kütüphane çalışanlarını düşünürüz kütüphane deyince. Yeni nesil kütüphaneciler bu önyargıyı yıkacak kadar idealist ve farklılar. Ama halk ve öğrencilerin daha çok muhattap olduğu halk ve okul kütüphanecileri gerek hizmet verdikleri yoğun okur kitlesi,  kısıtlı imkanları gerekse de maddi ve manevi tatminsizlikler nedeniyle daha mutsuz ve umutsuz olabiliyorlar. Ben bile mezun olduğumda bir halk kütüphanesinde çalışıp halka ulaşma, kitap ve kütüphaneyi sevdirme arzusunda olduğum halde İstanbul koşullarında tek başıma halk ya da okul kütüphanesinden alacağım ücretle geçinemeyeceğim için, nispeten daha iyi kazanacağım üniversite kütüphanelerinde çalışmak zorunda kalmıştım. Örnek verdiğiniz okuldaki kütüphanecinin kişisel özellikleri ve idealistliğinin de mesleki özellikleri yanında bir payı var mutlaka. Kendisini kutluyorum.
    Bir ilköğretim okul yöneticisine kütüphaneniz var mı diye sorduğumda "Bilgisayar odamız ve internet bağlantımız var, çocuklar kütüphaneye ihtiyaç duymuyorlar ki" yanıtını almıştım. Bilgi çağı, çoğalan bilgi, internet; kütüphanelere ve kütüphanecilere olan ihtiyacı gittikçe azaltacak sanırım. Yeter ki toplum okur-yazarlık konusunda ilerlesin ve kitapları e-kitap olarak da olsa okusun.
    AB ye uyum sürecinde ilköğretimde el yazısı öğretilip, daha fazla üniversite mezunu görünsün diye bölüm kontenjanları arttırılır, kütüphanesiz, laboratuvarsız, hocasız üniversiteler açılırken; dünya standardında 10 bin kişiye bir kütüphaneci bizde 70 bin kişiye bir kütüphaneci düşüyor. 5-6 milyon nüfuslu Finlandiya'da 1200 civarında, 80 milyonluk ülkemizde 1400 civarında kütüphane var. Kitap okumaya, bilgiye, öğrenme ve üretmeye yönelik programlar yerine tüketime ve markaya yönelik programlarla uğraşıyoruz. Batılılaşma deyince aklımıza, kafamızı ve alışkanlıklarımızı değiştirmek gelmiyor, her anlamda dış görünüşü kurtarmak geliyor.
    Bir yerlerde bir şeyleri hatalı yapıyoruz ama ...
    İlginiz ve bu uzun yazıyı okuma sabrınız için şimdiden teşekkürler.

Hatice Gülçür-İnanç
Kütüphaneci


 
You must Sign in before you can post messages.
To post a message you must first join this group.
Please update your nickname on the subscription settings page before posting.
You do not have the permission required to post.
Discussion subject changed to "( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) RE: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!" by Ayperi Soydan
Ayperi Soydan  
View profile   Translate to Translated (View Original)
 More options Oct 26 2009, 9:28 pm
From: Ayperi Soydan <ayperiso...@yahoo.com>
Date: Mon, 26 Oct 2009 18:28:33 -0700 (PDT)
Local: Mon, Oct 26 2009 9:28 pm
Subject: Re: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) RE: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

Merhaba,
Kitap sevgisinin cocuklara daha okula gitmeden verildigini dusunuyorum..Diger bir yan ise ailenin kitap okumasi.. 

Kizim 4,5 yasinda ve 1 ayliktan beri her gece masal okuyoruz. Okumadigimiz masal kalmadi, tekrar ediyoruz..Her gece 5 masal istiyor..Zaman zaman ise eline bizim okudugumuz romanlari alip, bizi taklit ediyor..Ben bizim okuduklarimizi onun anlayabilecegi sekilde masallastirip anlatiyorum..Bayiliyor ve masallastirdigim kitap gunlerce elinde geziyor. Kendisi masallar uyduruyor.
Sonrasinda çocuklara kitap aliskanliginin kazanildirilmasi  zor oldugunu dusunuyorum.
Kitap dolu gunler.. Ayperi SOYDANIstanbul, Turkiye
 

--- On Mon, 10/26/09, Atakan Mert <atakan.m...@superonline.com> wrote:

From: Atakan Mert <atakan.m...@superonline.com>
Subject: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) RE: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!
To: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
Date: Monday, October 26, 2009, 4:49 PM

Hatice Hanım, merhaba !

 

Adınızın önünde/arkasındaJ  ‘’Kütüphaneci’’
kelimesini okuyunca ben de çok keyif aldım!

 

Ülkemizde okuma-yazma ve kütüphane
ilişkisi konusunda benimde izlediğim çok dertli

bir durum var.

 

Hele ‘’çocuklarımız kitap okumuyor
ve kütüphaneye hiç gitmiyorlar’’ gibi tek yönlü

‘’sorun savar’’
bir yaklaşıma çok kızıyorum.

 

Sizin de bu konularda çok diyeceğiniz
vardır muhakkak. Bilhassa çocuklarımızın

kitap ve kütüphane sevgisinin gelişmesi için
neler yapılmalıdır?

 

Bu arada kısaca kendi deneyimimi anlatayım.

 

Daha önce de yazdım. Ne eğitimciyim ne de
kütüphaneceyim. Sadece emekli olduktan

sonra vaktinin büyük bir kısmını eğitime
ayırmış bir eğitim gönüllüsüyüm. Son 14 yıllık

deneyimim göstermiştir ki, (aileleri bir
yana bırakırsak) ilköğretim birinci sınıfından

başlayarak sınıf öğretmenleri sonrasında
da Türkçe/Edebiyat öğretmenleri ile

kütüphaneciler bu negatif tablodan birinci
derece sorumludurlar. Kütüphaneler

kitaplarla dolu olsa bile o kitaplarla
çocukların buluşması/ilgisini sadece ve sadece

bu iki meslek grubu sağlayabilir.

 

Bu öğretim yılı başında bölgemdeki bir
ilköğretim okulunu, ki yıllardır büyük emek

vermeme rağmen o okulun kütüphanesini
işler hale getirtemedim, yine bölgedeki

bir özel okul ile tanıştırarak kardeş okul
haline soktum. Bu çalışmalarım sırasında

o özel okulun yönetimine bu sorunu
aktardığımda bana kendilerinden örnek vererek

bunu nasıl çözdüklerini, daha doğrusu
çözüldüğünü anlattılar. O okul 8 yıl evvel

açılmış. Üniversitenin kütüphane bölümü mezunlarından
3 kütüphaneciyi denemişler.

Şimdiki gelinceye kadar kütüphane-öğrenci
ilişkisinde bir türlü başarılı olamamışlar.

Bu son kütüphaneci arkadaş gelince ilişki
şaşılacak kadar değişmiş/gelişmiş.

Son durumu gülerek şöyle özetlediler; Bu
yıla kadar çocukların aileleri ve bizler

çocukları zorla kütüphaneye yönlendirirken
bu yıl çocuklar aileleri okula geldiklerinde

ailelerinin elinden tutup kütüphaneye
götürüyorlar…  Kütüphanedeki hanımla tanışıp

bunun sırrını sorduğumda bana;  bunun çok
zor olmadığını,  öncelikli olanın çocukları

gerçekten sevmek olduğunu, küçücük de
olsalar onlarla bir büyük gibi ilgilendiğini,

kütüphanede onların okumaları zorunlu
olduğu kitapları bulundurmanın dışında yine

onların tercih ettiği kitap ve dergileri
de bulundurmak gerektiğini, sık ve çok kitap

okuyan çocuklara küçük te olsa hediyeler
verdiğini v.s. anlattı.

 

Siz ne dersiniz ?

 

Saygı ve sevgilerimle.

Atakan Mert

 

 

 

 

From:
cocuklar-icin-2@googlegroups.com [mailto:cocuklar-icin-2@googlegroups.com] On Behalf Of Hatice Gülçür-Inanç

Sent: Sunday, October 25, 2009
7:19 PM

To:
cocuklar-icin-2@googlegroups.com

Subject: Re: FW: IV. Kapadokya
Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

 

Münevver hanım,

Bir Kapadokya'lı olarak gönderdiğiniz haberi okurken çok
keyif aldım. İnşallah gelecek yıl daha geniş bir salonda daha çok katılımcıyla
gerçekleşir bu şölen. Paylaştığınız için teşekkürler, sevgiler

 

Hatice Gülçür-İnanç

Kütüphaneci

__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan bilgiler,
virüs imza veritabanı sürümü: 4534 (20091022) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

http://www.nod32.com.tr

__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan bilgiler,
virüs imza veritabanı sürümü: 4534 (20091022) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

http://www.nod32.com.tr


 
You must Sign in before you can post messages.
To post a message you must first join this group.
Please update your nickname on the subscription settings page before posting.
You do not have the permission required to post.
Discussion subject changed to "( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) Re: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!" by BIROLOTA1 Burcu Akşahin
BIROLOTA1 Burcu Akşahin  
View profile   Translate to Translated (View Original)
 More options Oct 27 2009, 5:26 am
From: BIROLOTA1 Burcu Akşahin <BIROLO...@email.koc.net>
Date: Tue, 27 Oct 2009 11:26:16 +0200
Local: Tues, Oct 27 2009 5:26 am
Subject: RE: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) Re: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

Merhabalar,

Kesinlikle kitap okuma konusunda alışkanlığın çocukluktan kazandırılması
gerektiğini düşünüyorum. 27 yaşındayım ve ne yazik ki kitap okumayı hiç
sevmiyorum sevemiyorum çok okumaya çalıştım başaramadım :-( Sonra oturup
düşündüm; küçükken hiç çevremde kitap okuyan olmadı, kimse bana kitapta
okumadı, kitap okumam gerektiğini de söylemediler beni buna teşvikte
etmediler. Oysaki geceleri yatmadan evvel birkaç sayfa kitap okuma
alışkanlığım kazandırılmış olsaydı bugün kitap okumayı seviyor olacaktım
diye düşünüyorum..Halen inatla her gece olmasa da kitap okumaya çalışıyorum
:-) ama bi kere şartlandım sevemedim ya sanırım sevemeyeceğim.

Büyük görev bizlere düşüyor çocuklarımıza, yiğenlerimize bunu alışkanlık
haline getirmek için küçüklükten başlamayız, sevdirmeliyiz, teşvik
etmeliyiz.  Çocuklukta kazanılan alışkanlıklar hayat boyunca devam edeceğini
düşünüyorum.

Bir konuya daha değinmek istiyorum diş fırçalamak; çocuklara baktığımda diş
fırçalamaktan hoşlanmıyorlar ve küçüklükte diş fırçalama alışkanlığını
kazanmamış çocuklar ne yazik ki büyüdüklerinde de bunu yapmıyorlar. Yatmadan
evvel alışkanlık haline getirilmesi gereken bir konunda olması gerektiğini
düşünüyorum.

Her zaman sevgiyle kalmanız dileğimle,

Burcu

  _____  

From: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
[mailto:cocuklar-icin-2@googlegroups.com] On Behalf Of Ayperi Soydan
Sent: Tuesday, October 27, 2009 3:29 AM
To: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
Subject: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) Re: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye
Ulaştı!

Merhaba,

Kitap sevgisinin cocuklara daha okula gitmeden verildigini
dusunuyorum..Diger bir yan ise ailenin kitap okumasi..

Kizim 4,5 yasinda ve 1 ayliktan beri her gece masal okuyoruz. Okumadigimiz
masal kalmadi, tekrar ediyoruz..Her gece 5 masal istiyor..Zaman zaman ise
eline bizim okudugumuz romanlari alip, bizi taklit ediyor..Ben bizim
okuduklarimizi onun anlayabilecegi sekilde masallastirip
anlatiyorum..Bayiliyor ve masallastirdigim kitap gunlerce elinde geziyor.
Kendisi masallar uyduruyor.

Sonrasinda çocuklara kitap aliskanliginin kazanildirilmasi  zor oldugunu
dusunuyorum.

Kitap dolu gunler..

Ayperi SOYDAN

Istanbul, Turkiye

 <http://www.periay.etsy.com/>

--- On Mon, 10/26/09, Atakan Mert <atakan.m...@superonline.com> wrote:

From: Atakan Mert <atakan.m...@superonline.com>
Subject: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) RE: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye
Ulaştı!
To: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
Date: Monday, October 26, 2009, 4:49 PM

Hatice Hanım, merhaba !

Adınızın önünde/arkasında:-)  ''Kütüphaneci'' kelimesini okuyunca ben de çok
keyif aldım!

Ülkemizde okuma-yazma ve kütüphane ilişkisi konusunda benimde izlediğim çok
dertli

bir durum var.

Hele ''çocuklarımız kitap okumuyor ve kütüphaneye hiç gitmiyorlar'' gibi tek
yönlü

''sorun savar'' bir yaklaşıma çok kızıyorum.

Sizin de bu konularda çok diyeceğiniz vardır muhakkak. Bilhassa
çocuklarımızın

kitap ve kütüphane sevgisinin gelişmesi için neler yapılmalıdır?

Bu arada kısaca kendi deneyimimi anlatayım.

Daha önce de yazdım. Ne eğitimciyim ne de kütüphaneceyim. Sadece emekli
olduktan

sonra vaktinin büyük bir kısmını eğitime ayırmış bir eğitim gönüllüsüyüm.
Son 14 yıllık

deneyimim göstermiştir ki, (aileleri bir yana bırakırsak) ilköğretim birinci
sınıfından

başlayarak sınıf öğretmenleri sonrasında da Türkçe/Edebiyat öğretmenleri ile

kütüphaneciler bu negatif tablodan birinci derece sorumludurlar.
Kütüphaneler

kitaplarla dolu olsa bile o kitaplarla çocukların buluşması/ilgisini sadece
ve sadece

bu iki meslek grubu sağlayabilir.

Bu öğretim yılı başında bölgemdeki bir ilköğretim okulunu, ki yıllardır
büyük emek

vermeme rağmen o okulun kütüphanesini işler hale getirtemedim, yine
bölgedeki

bir özel okul ile tanıştırarak kardeş okul haline soktum. Bu çalışmalarım
sırasında

o özel okulun yönetimine bu sorunu aktardığımda bana kendilerinden örnek
vererek

bunu nasıl çözdüklerini, daha doğrusu çözüldüğünü anlattılar. O okul 8 yıl
evvel

açılmış. Üniversitenin kütüphane bölümü mezunlarından 3 kütüphaneciyi
denemişler.

Şimdiki gelinceye kadar kütüphane-öğrenci ilişkisinde bir türlü başarılı
olamamışlar.

Bu son kütüphaneci arkadaş gelince ilişki şaşılacak kadar değişmiş/gelişmiş.

Son durumu gülerek şöyle özetlediler; Bu yıla kadar çocukların aileleri ve
bizler

çocukları zorla kütüphaneye yönlendirirken bu yıl çocuklar aileleri okula
geldiklerinde

ailelerinin elinden tutup kütüphaneye götürüyorlar.  Kütüphanedeki hanımla
tanışıp

bunun sırrını sorduğumda bana;  bunun çok zor olmadığını,  öncelikli olanın
çocukları

gerçekten sevmek olduğunu, küçücük de olsalar onlarla bir büyük gibi
ilgilendiğini,

kütüphanede onların okumaları zorunlu olduğu kitapları bulundurmanın dışında
yine

onların tercih ettiği kitap ve dergileri de bulundurmak gerektiğini, sık ve
çok kitap

okuyan çocuklara küçük te olsa hediyeler verdiğini v.s. anlattı.

Siz ne dersiniz ?

Saygı ve sevgilerimle.

Atakan Mert

  _____  

From: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
[mailto:cocuklar-icin-2@googlegroups.com] On Behalf Of Hatice Gülçür-Inanç
Sent: Sunday, October 25, 2009 7:19 PM
To: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
Subject: Re: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

Münevver hanım,

Bir Kapadokya'lı olarak gönderdiğiniz haberi okurken çok keyif aldım.
İnşallah gelecek yıl daha geniş bir salonda daha çok katılımcıyla
gerçekleşir bu şölen. Paylaştığınız için teşekkürler, sevgiler

Hatice Gülçür-İnanç

Kütüphaneci

__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan
bilgiler, virüs imza veritabanı sürümü: 4534 (20091022) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

 <http://www.nod32.com.tr> http://www.nod32.com.tr

__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan
bilgiler, virüs imza veritabanı sürümü: 4534 (20091022) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

 <http://www.nod32.com.tr> http://www.nod32.com.tr


 
You must Sign in before you can post messages.
To post a message you must first join this group.
Please update your nickname on the subscription settings page before posting.
You do not have the permission required to post.
Discussion subject changed to "( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) RE: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!" by Bahar Akgun
Bahar Akgun  
View profile   Translate to Translated (View Original)
 More options Oct 27 2009, 6:24 am
From: Bahar Akgun <bahar_5...@yahoo.com>
Date: Tue, 27 Oct 2009 03:24:16 -0700 (PDT)
Local: Tues, Oct 27 2009 6:24 am
Subject: Re: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) RE: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!

Merhaba,
Benim çok yakın bir arkadaşım Amerika'da yaşıyor, 3 yaşında oğlu var. Her hafta kütüphane etkinliğine gidiyorlar. Yani her hafta kütüphanede çocuklar için bir etkinlik düzenleniyor!! Ve yaş gruplarına göre!!  Kütüphane eğlenceli bir yer olmalı, bizde olduğu gibi asık suratlı değil.. Hatice hanım yazısında çok güzel anlatmış, el örgülü asık suratlı kütüphaneci tiplemesi eminim eskilerde kalmıştır ama bundan kimsenin haberi yok ki.. Eğlenceli etkinliklerle çocukların kütüphaneye gitme alışkanlığı kazanmaları sağlanabilir bence. Ama burda kütüphanecilerden ve öğretmenlerden önce sorumluluk ailelerin. Çocuğun kitap okumasını istiyorsanız önce siz okumalısınız. Çocuk evde normal hayatın akışı içinde, "özel-olağanüstü" birşey gibi değil, günlük hayatın bir parçası gibi kitap okunduğunu görmeli. Evde kütüphane bulunmalı, kitaplara önce anne babalar değer vermeli.
 Çocuklara akşam yatmadan kitap okumak hem çok güzel bir alışkanlık hem de çocuklarla gerçekten çok özel bir zaman paylaşmanızı sağlıyor. Ben hikayeleri okuduktan sonra gece lambasını açık bırakıyorum, resimlerine bakıp sözüm ona "kendileri" okuyorlar:) Daha büyük çocuklar için heyecanlı bir kitap seçilip bölüm bölüm okunabilir, "Define Adası"nı ve tabii Jules Verne'in romanlarını tavsiye ederim. Sonra bir de kitap almaya gidiyoruz törenle, önemli bir etkinlik bizde bu, kitapçıya gidiliyor, orda oturup uzuuun uzun kitap seçiliyor, eve geliniyor, inceleniyor:)) Apartmandaki diğer çocuklarla kitap alışverişi yapıyoruz. Yani bu iş önce evde başlamalı ve anne babalara, kitap okumanın, çocuklara "test çözmekten" daha çok şey kazandıracağı, ancak kitap okurlarsa akıl yürütme, muhakeme etme, yorumlama yeteneği kazanabileceklerini anlatmamız lazım. İşte bunu anlatmak öğretmenlerin ve
 kütüphanecilerin en önemli işi bence. Bol kitaplı günler..
Sevgiler,
Bahar
 
Not: Bu konuyla ilgili yazilardan birinde kitap fiyatlarinin yüksek oluşu okunmama sebeplerinden biri olarak gösterilmiş. Ben buna karşı çıkıyorum, kitaplar Türkiye'de pahali değil, yurt dışında kitap almak çok ciddi bir maliyet. Hadi diyelim herşeye para harcayan aileler bir türlü kitap parasi denkleştiremiyorlar, sahaflar var. İnternette bütün siteleri tavaf edenler, %40 indirimli kitap günlerini nasıl görmüyorlar hayret! İnanın ortalama bir kitap bir mc donalds (özellikle küçük harfle yazılmıştır) menüsünden daha pahalı değil:))

--- On Mon, 10/26/09, Atakan Mert <atakan.m...@superonline.com> wrote:

From: Atakan Mert <atakan.m...@superonline.com>
Subject: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) RE: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!
To: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
Date: Monday, October 26, 2009, 4:49 PM

Hatice Hanım, merhaba !
 
Adınızın önünde/arkasındaJ  ‘’Kütüphaneci’’ kelimesini okuyunca ben de çok keyif aldım!
 
Ülkemizde okuma-yazma ve kütüphane ilişkisi konusunda benimde izlediğim çok dertli
bir durum var.
 
Hele ‘’çocuklarımız kitap okumuyor ve kütüphaneye hiç gitmiyorlar’’ gibi tek yönlü
‘’sorun savar’’ bir yaklaşıma çok kızıyorum.
 
Sizin de bu konularda çok diyeceğiniz vardır muhakkak. Bilhassa çocuklarımızın
kitap ve kütüphane sevgisinin gelişmesi için neler yapılmalıdır?
 
Bu arada kısaca kendi deneyimimi anlatayım.
 
Daha önce de yazdım. Ne eğitimciyim ne de kütüphaneceyim. Sadece emekli olduktan
sonra vaktinin büyük bir kısmını eğitime ayırmış bir eğitim gönüllüsüyüm. Son 14 yıllık
deneyimim göstermiştir ki, (aileleri bir yana bırakırsak) ilköğretim birinci sınıfından
başlayarak sınıf öğretmenleri sonrasında da Türkçe/Edebiyat öğretmenleri ile
kütüphaneciler bu negatif tablodan birinci derece sorumludurlar. Kütüphaneler
kitaplarla dolu olsa bile o kitaplarla çocukların buluşması/ilgisini sadece ve sadece
bu iki meslek grubu sağlayabilir.
 
Bu öğretim yılı başında bölgemdeki bir ilköğretim okulunu, ki yıllardır büyük emek
vermeme rağmen o okulun kütüphanesini işler hale getirtemedim, yine bölgedeki
bir özel okul ile tanıştırarak kardeş okul haline soktum. Bu çalışmalarım sırasında
o özel okulun yönetimine bu sorunu aktardığımda bana kendilerinden örnek vererek
bunu nasıl çözdüklerini, daha doğrusu çözüldüğünü anlattılar. O okul 8 yıl evvel
açılmış. Üniversitenin kütüphane bölümü mezunlarından 3 kütüphaneciyi denemişler.
Şimdiki gelinceye kadar kütüphane-öğrenci ilişkisinde bir türlü başarılı olamamışlar.
Bu son kütüphaneci arkadaş gelince ilişki şaşılacak kadar değişmiş/gelişmiş.
Son durumu gülerek şöyle özetlediler; Bu yıla kadar çocukların aileleri ve bizler
çocukları zorla kütüphaneye yönlendirirken bu yıl çocuklar aileleri okula geldiklerinde
ailelerinin elinden tutup kütüphaneye götürüyorlar…  Kütüphanedeki hanımla tanışıp
bunun sırrını sorduğumda bana;  bunun çok zor olmadığını,  öncelikli olanın çocukları
gerçekten sevmek olduğunu, küçücük de olsalar onlarla bir büyük gibi ilgilendiğini,
kütüphanede onların okumaları zorunlu olduğu kitapları bulundurmanın dışında yine
onların tercih ettiği kitap ve dergileri de bulundurmak gerektiğini, sık ve çok kitap
okuyan çocuklara küçük te olsa hediyeler verdiğini v.s. anlattı.
 
Siz ne dersiniz ?
 
Saygı ve sevgilerimle.
Atakan Mert
 
 
 
 

From: cocuklar-icin-2@googlegroups.com [mailto:cocuklar-icin-2@googlegroups.com] On Behalf Of Hatice Gülçür-Inanç
Sent: Sunday, October 25, 2009 7:19 PM
To: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
Subject: Re: FW: IV. Kapadokya Şiir Şöleni Zirveye Ulaştı!
 

Münevver hanım,

Bir Kapadokya'lı olarak gönderdiğiniz haberi okurken çok keyif aldım. İnşallah gelecek yıl daha geniş bir salonda daha çok katılımcıyla gerçekleşir bu şölen. Paylaştığınız için teşekkürler, sevgiler

 

Hatice Gülçür-İnanç

Kütüphaneci

__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan bilgiler, virüs imza veritabanı sürümü: 4534 (20091022) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

http://www.nod32.com.tr

__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan bilgiler, virüs imza veritabanı sürümü: 4534 (20091022) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

http://www.nod32.com.tr


 
You must Sign in before you can post messages.
To post a message you must first join this group.
Please update your nickname on the subscription settings page before posting.
You do not have the permission required to post.
Discussion subject changed to "( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) Okuma alışkanlığı kazandırma/Hatice Hn...'a" by Ayperi Soydan
Ayperi Soydan  
View profile   Translate to Translated (View Original)
 More options Oct 27 2009, 7:10 am
From: Ayperi Soydan <ayperiso...@yahoo.com>
Date: Tue, 27 Oct 2009 04:10:08 -0700 (PDT)
Local: Tues, Oct 27 2009 7:10 am
Subject: Re: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) Okuma alışkanlığı kazandırma/Hatice Hn...'a

Sayin Hatice Hanim,
Yazdiklarinizi okuyunca inanin cok duygulandim..

Kitap okumak benim icin yemek yemek gibi su içmek gibi bir ihtiyaç..Okumadigimda uyuyamiyorum, nefes alamiyorum..Bu coşkumu hep paylaşmak istiyorum ama olmuyor..Bu toplumda kitap okuyan sayisi cok az, okuma sevilmiyor.. Okuduklarinizin kritigini bile yapamiyorsunuz.
Burada evime en yakin kütüphaneye uye olmama ve koridorlarinda dolasmama ragmen sevemedim kutuphaneyi. Ama yurtdisinda her hafta en az 1 saatimi kutuphanede gecirdigimi ve bulamadigim kitaplari o bolgede diger kentlerden getirdigimi dusunecek olursak bu sorun evimin yakinindaki kutuphanede.. Yurtdısında canim SIKILdı mi kutuphaneye giderdim..Kitaplari uzun tuttugum icin cok para cezasi yedim ama olsun.. Kitaplar icin herseye deger..Diger taraftan evimde muazzam bir kitapligim var ve her yil yenileri ekleniyor, ama koyacak yer sorunu olunca ben de bagislama yoluna gittim..Her yil gittigimiz tatil beldesindeki kutuphanelere 20 kitap goturebiliyorum. Gectigimiz yillarda Bozcaada nasil sevindi bilemezsiniz..Ama bize yakin olana kutuphaneye en guzel arsivimiz olan Bilim Teknik ve Atlas dergilerini vermek istedigimiz de burun kivirdilar. Guya her hafta alinan magazin dergileri gibi dusunduler, derdimi anlatana kadar perisan oldum, ustelik onlari arabamdan
 kutuphaneye tasimama bile yardim ederken burun kivirmalari sinirimi az bozmadi.. Simdi gelinde kutuphaneyi sevin..
Kitaplari pahali bulmayin almak isterseniz her yerden mutlaka bir caresini buluyorsunuz, ben kitap fuarlarini ya da indirime giren yerlerden bulabildiklerimi aliyorum.
Kitap okuyunki cocuklarinizda okusun..
Sevgiyle ve kitapla kalin.
Ayperi SOYDANIstanbul, Turkiye
 

--- On Tue, 10/27/09, Hatice Gülçür-Inanç <gul...@bahcesehir.edu.tr> wrote:

From: Hatice Gülçür-Inanç <gul...@bahcesehir.edu.tr>
Subject: ( ÇOCUKLAR İÇİN-2 ) Okuma alışkanlığı kazandırma/Atakan Bey'e
To: cocuklar-icin-2@googlegroups.com
Date: Tuesday, October 27, 2009, 2:15 AM

 _filtered #yiv1476356043 {
font-family:Wingdings;}
 _filtered #yiv1476356043 {
font-family:Tahoma;}
 _filtered #yiv1476356043 {
font-family:Verdana;}
 _filtered #yiv1476356043 {margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;}
#yiv1476356043 P.MsoNormal {
MARGIN:0cm 0cm 0pt;FONT-FAMILY:"Times New Roman";FONT-SIZE:12pt;}
#yiv1476356043 LI.MsoNormal {
MARGIN:0cm 0cm 0pt;FONT-FAMILY:"Times New Roman";FONT-SIZE:12pt;}
#yiv1476356043 DIV.MsoNormal {
MARGIN:0cm 0cm 0pt;FONT-FAMILY:"Times New Roman";FONT-SIZE:12pt;}
#yiv1476356043 A:link {
COLOR:blue;TEXT-DECORATION:underline;}
#yiv1476356043 SPAN.MsoHyperlink {
COLOR:blue;TEXT-DECORATION:underline;}
#yiv1476356043 A:visited {
COLOR:blue;TEXT-DECORATION:underline;}
#yiv1476356043 SPAN.MsoHyperlinkFollowed {
COLOR:blue;TEXT-DECORATION:underline;}
#yiv1476356043 P {
FONT-FAMILY:"Times New Roman";MARGIN-LEFT:0cm;FONT-SIZE:12pt;MARGIN-RIGHT:0cm;}
#yiv1476356043 SPAN.E-postaStili18 {
FONT-FAMILY:Arial;COLOR:navy;}
#yiv1476356043 DIV.Section1 {

}

 Merhaba Atakan bey,
    Eğitimci olmadığınız halde bu
konuda bu kadar yoğunlaşıp yorum yapmanız gerçekten takdire değer. Keşke herkes
bu konuda fikirler üretip çözümler önerebilseydi, belki tartışarak ortak
bir cözüm bulunurdu.
    Uzun yıllar boyunca devlet ve
özel üniversite kütüphanelerinde çalıştım. İlk ve ortaöğretim eğitim sisteminde,
okuma-yazma ve kitap okuma konusunda ne derece eksik olduğumuzu üniversiteye
gelen öğrencilerden anlıyordum. 18 yaşına kadar bu güzel alışkanlığı edinememiş
çocuklara o yaştan sonra da ulaşabilmek hayli zor oluyordu bizim için. Sınav ve
ödev zamanı dolup taşan kütüphane, normal zamanlarda internet kafe ve ders
çalışma mekanı olmaktan öteye geçemiyordu maalesef. Üstelik bir kütüphane
kültürü de yoktu çoğu öğrencilerde. Okumak için bir kitap soran öğrencileri
takdir edip hayranlıkla "hala umut var yeni nesilde" diye birbirimize teselliler
vererek sevinirdik. Oysa gelişmiş bir ülkede bu çok doğal bir davranış olarak
karşılanırdı eminim ve kimse olağanüstü bir davranış gibi sevinmezdi
:(
    İlkokul öğretmeni, edebiyatçılar
ve kütüphaneciler kitap okuma alışkanlığının oluşturulması konusunda etkin
olması gereken kişiler. Fakat aile de bu konuda belki zannettiğimizden daha
etkin bir rol oynuyor. 8 yaşındaki kızıma 1 yaşından beri kitap okuyorum. 1.
sınıfa başlayınca kendi okumaktan zorlandığı için ve sayısal zekasının daha
baskın olması sebebiyle kitap okumaktan ve türkçe derslerinden sıkılmaya
başladı. Üstelik televizyon, bilgisayar-internet, cd vs. görsel uyaranlar onu
cezbediyordu. Belli saatlerde tüm bunları kapatıp elime bir kitap alınca beni
örnek alıp o da kitap okumaya başlıyor. Velilerin televizyon dizileri, magazin
programları vb.seyrederken arada ellerine bir kitap alıp çocuklarına örnek
olması da okur-yazarlık alışkanlığının kazandırılması için önemli bir rol oynar
düşüncesindeyim. Okullarda okunması zorunlu kitaplar var; özellikle Türk dili ve
edebiyatı derslerinde. Öğrencilerin bir kısmı bu kitapları alıp okurken bir
kısmı da internetten kitap özetlerini bulup ödevi hazırlıyor. Hatta film
yapılmış kitapların filmini seyredip özet çıkaranı dahi gördüm ya da birine para verip özetini çıkartıp onu okuyarak proje
hazırlayan. Ne yazık ki durum içler acısı.
    Kütüphaneci elbette okullarda
öğrencinin kütüphaneye çekilmesi için çok önemli. Birçoğumuz elinde örgüsü
ya da asık suratıyla danışma hizmeti veren kütüphane çalışanlarını düşünürüz
kütüphane deyince. Yeni nesil kütüphaneciler bu önyargıyı yıkacak kadar idealist
ve farklılar. Ama halk ve öğrencilerin daha çok muhattap olduğu halk ve okul
kütüphanecileri gerek hizmet verdikleri yoğun okur kitlesi,  kısıtlı
imkanları gerekse de maddi ve manevi tatminsizlikler nedeniyle daha mutsuz ve
umutsuz olabiliyorlar. Ben bile mezun olduğumda bir halk kütüphanesinde çalışıp
halka ulaşma, kitap ve kütüphaneyi sevdirme arzusunda olduğum halde İstanbul
koşullarında tek başıma halk ya da okul kütüphanesinden alacağım ücretle
geçinemeyeceğim için, nispeten daha iyi kazanacağım üniversite
kütüphanelerinde çalışmak zorunda kalmıştım. Örnek verdiğiniz okuldaki
kütüphanecinin kişisel özellikleri ve idealistliğinin de mesleki özellikleri
yanında bir payı var mutlaka. Kendisini kutluyorum.
    Bir ilköğretim okul yöneticisine
kütüphaneniz var mı diye sorduğumda "Bilgisayar
odamız ve internet bağlantımız var, çocuklar kütüphaneye ihtiyaç duymuyorlar ki"
yanıtını almıştım. Bilgi çağı, çoğalan bilgi, internet; kütüphanelere ve
kütüphanecilere olan ihtiyacı gittikçe azaltacak sanırım. Yeter ki toplum
okur-yazarlık konusunda ilerlesin ve kitapları e-kitap olarak da olsa okusun.

    AB ye uyum sürecinde
ilköğretimde el yazısı öğretilip, daha fazla üniversite mezunu görünsün diye
bölüm kontenjanları arttırılır, kütüphanesiz, laboratuvarsız, hocasız
üniversiteler açılırken; dünya standardında 10 bin kişiye bir kütüphaneci bizde
70 bin kişiye bir kütüphaneci düşüyor. 5-6 milyon nüfuslu Finlandiya'da 1200
civarında, 80 milyonluk ülkemizde 1400 civarında kütüphane var. Kitap okumaya,
bilgiye, öğrenme ve üretmeye yönelik programlar yerine tüketime ve markaya
yönelik programlarla uğraşıyoruz. Batılılaşma deyince aklımıza, kafamızı ve
alışkanlıklarımızı değiştirmek gelmiyor, her anlamda dış görünüşü kurtarmak
geliyor.
    Bir yerlerde bir şeyleri hatalı
yapıyoruz ama ...
    İlginiz ve bu uzun yazıyı okuma
sabrınız için şimdiden teşekkürler.
 
Hatice Gülçür-İnanç
Kütüphaneci
 


 
You must Sign in before you can post messages.
To post a message you must first join this group.
Please update your nickname on the subscription settings page before posting.
You do not have the permission required to post.
End of messages
« Back to Discussions « Newer topic     Older topic »