Tabi o zaman nedenini bilmeden sadece sabredip ağlıyordum. Yıllar sonra hafızlıktan mezun olup sesine hayran olunan ve aranılan bir delikanlı hafız olunca anacığımın değerini anladım.
Evet arkadaşlar, hani Rabbimizin dediği gibi başımıza gelen şer gibi görünen nice olaylarda hayır gizlidir. Aslında başımıza gelen her musibette, çaresini arayarak aktif sabretmeliyiz.
Eminim, hastalıklarımıza sabretmemizin vesilesiyle Allah imanımızı arttırıyor, hamdolsun. Aktif sabır, şükretmektir. Şükretmenin en kestirme yolu NAMAZdır.
İnternette araştırma yaptık, İsmail Coşar’ın web sitesini bulduk. Orada kısaca özgeçmişi var, fakat bu su fıçısına değinmemiş. Sayfasındaki maile bu yazıyı gönderdik ve onay aldık.
Websayfasında annesinin ettiği duanın kabul olduğunu anlatıyordu: İsmail Coşar, bu yaşlarda Kandil günlerinde annesi Edibe Hanım ile radyodan Kuran-ı Kerim dinler ve sesini duyduğu hafızların “kendisine dost olması” yönünde anne duası alırdı.
 |
| İsmail Coşar ve annesi |
Yine dostum Aydın bey, İsmail hocanın, uzun yıllar evlenmediğini söylediğini aktardı. Hanımı annesini üzebilir, kalbini kırarsa diye annesine duyduğu sevgi, saygı ve endişesinden dolayı yani annesi için evlenmemiş.
Annesi hayattayken oğluna ahlakını beğendiği bir kızla evlenmesini teşvik etmesi üzerine, geçte olsa otuzbeşli yaşlarında, yine annesi mürüvvetini görsün, mutlu olsun diye evlenmiş.
Websayfasında 1950 Bursa doğumlu, evli, iki oğlu var diyor, ama sanırım geç evlendiği için olsa gerek sadece iki çocuğu var.
Geçen kasımda babam anjiyo oldu ve birsüre Cuma namazlarına götüremedi. İnternetten Diyanet TV’den Kocatepe camisinden naklen Cuma namazını dinledik.
İsmail Coşar hocanın okuduğu iç ezanla kaçkez gözyaşına boğulduk. Sadece bendenizi değil yıllarca binlerce kişiyi ağlatmıştır. Gözyaşı kalbin kirini yıkar, temizler. Allah razı olsun.
İsmail Coşar şu an 64 yaşında, Allah sağlıklı, hayırlı, bereketli uzun ömür versin. Nice uzun yıllar hayırlı hizmetler nasip etsin. Mahşerde peygamberlerle beraber haşr eylesin.
Evet yazıyı uzatmamak için anne ile ilgili ayet ve hadislerle bitiriyoruz.
''Biz insana anne ve babasına iyi davranmasını emrettik.'' (Lokman suresi , 14.ayet)
“Rabbin, Ondan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.” (İsra Suresi, 23.ayet)
Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Hz. Peygamber (sas) bir gün: “Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün” dedi. “Kimin burnu sürtülsün ey Allah’ın Resulü?” diye sorulunca şöyle buyurdu: “Ebeveyninden her ikisinin veya sâdece birinin yaşlılığına ulaştığı halde (rızasını alıp da) Cennet’e giremeyenin.” (Müslim, Birr 9)
Onlar için istiğfar edip, amel defterlerini açık tutabilirsiniz?
Ebu Üseyd Mâlik İbn Rebra es-Sâidî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir adam: “Ey Allah’ın Resulü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkânı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?” diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam):
“Evet vardır” dedi ve açıkladı: “Onlara dua, onlar için Allah’tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) taleb etmek, onlardan sonra vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi yerine getirmek, anne ve babanın dostlarına ikramda bulunmak.” (Ebu Dâvud, Edeb 129)
Yukarıdaki anektod, ayet ve hadisler anne hakkında fazla söze gerek bırakmıyor.
Sayfamızı ziyaret eden ve maillerimizi okuyan tüm gönül dostlarımızdan anne olan, anne adayı olan tüm annelerin anneler gününü kutlar, yaşı ne olursa olsun, ellerinden öperiz.
Hakka yürümüş tüm annelerimizin Allah kabirlerini pür nur etsin. Makamlarını cennet, derecelerini yüksek eylesin...