BÜYÜKLERE MASALLAR ( YARIN YOK )

0 views
Skip to first unread message

davut arslantürk

unread,
Jan 24, 2015, 4:38:05 AM1/24/15
to

http://www.youtube.com/watch?v=BGewVGSn6v8

Kol Saati : Armağan
Ayakkabı Kutuları : Kumbara
Çikolata : Alerji
Çelik Kasa : Vay canına...
Para Sayma Makinesi: Oh ne güzel! Sanki banka!
 
Yani kısaca : DOLCE VİTA!
 
Şimdi diyeceksiniz ki " Ne var bunda?"
Çalış seninde olur.
Olmayan ne?
 
Yargı yok.
Adalet hanım öleli çok oldu.
Çanlar yıllar önce çaldı...
 
Hani Kurtuluş Savaşını yapan,
Cumhuriyeti kuran toplum nerede?
 
Onların torunları kimi yandaş, kimi koldaş;
Gövdeleri var,
Gözleri var,
Kulakları var,
Ağzı var,
Ruhları yok!
Artık duyarsız ve tepkisiz insanların oluşturduğu bir toplum.
Yazık!
Çok yazık...
 
Sonra efendim,
KPSS'de ne ki;
Jet gibi gelir, Zembille iner, makama konar.
Zavallılar yırtınsın dursun.
 
Ve de en korkuncu Kuaşi kardeşler için Gıyaben cenaze namazı kılınır.
Kim vah vah diyecek?
Cumhuriyeti ara rejim görenler mi?
Lale satanlar mı?
O zaman biz diyelim:
Vah... Vah!
 
Siyasi erkin zayıfladığı, etkinliğini yitirdiği anda her türlü kaos başlar.
Her kafadan bin bir türlü ses çıkar.
İlle de iktidarda kalacağım inadında gösterilen şımarıklık ödünler verdirir.
Cemaatler, Tarikatlar öne geçer ve giderek devleti işgal eder.
 
Muhalefet siner.
Gürler ama yağamaz.
Sandıklarına bile sahip çıkamaz.
 
" Bana dokunmayan yılan bin yaşasın " korkusu başlar,
Ve toplum giderek daha duyarsız, daha tepkisiz hale gelir.
Ülke " Miskinler Tekkesi" ne döner.
 
Sonra;
Borç gırtlağı aşar.
İnsanlar zorunlu kalsın, oy versin diye kömür dağıtılır.
Gökyüzü kara. Gökyüzü zehir,
Baba malı gibi yenir, içilir yatılır.
Kim bilir Kaç-Aksaray yaparız.
Bu da çok, çok, çok gelişmiş olduğumuzu gösterir...
 
Yarını düşünmeyiz,
Yarın yoktur.
 
Şımarıklık öyle bir boyut alır ki;
Gazeteciler içeri atılır,
Gidip gazetecilere özgürlük diye yürünür.
 
Ve duyarsız toplum; kömürünü alır, bulgur makarna alır; bütün dünyası budur.
Yattığı yatak, oturduğu sofra, gittiği hela...
Bir de alemin içinde burnunu karıştırır, ayak parmaklarıyla oynar, bol bol osurur...
 
Güneş doğar, doğar da onların üstüne doğmaz
Güneş karanlık kuyuların üstüne asla doğmaz.
 
Biz aydınlık yarınlar için ölürüz.
Onlar için yarın yoktur!
 
içimizden biri
 
asla umutsuzluğu değil
KAVGAYA DEVAM AŞKINA
 
 
 
 

davut arslantürk

unread,
Feb 4, 2015, 4:49:25 AM2/4/15
to
 

Ayakkabı Kutuları : Kumbara
Çikolata : Alerji
Çelik Kasa : Vay canına...
Para Sayma Makinesi: Oh ne güzel! Sanki banka!
 
Yani kısaca : DOLCE VİTA!
 
Şimdi diyeceksiniz ki " Ne var bunda?"
Çalış seninde olur.
Olmayan ne?
 
Yargı yok.
Adalet hanım öleli çok oldu.
Çanlar yıllar önce çaldı...
 
Hani Kurtuluş Savaşı'nı yapan,

Cumhuriyeti kuran toplum nerede?
 
Onların torunları kimi yandaş, kimi koldaş;
Gövdeleri var,
Gözleri var,
Kulakları var,
Ağzı var,
Ruhları yok!
Artık duyarsız ve tepkisiz insanların oluşturduğu bir toplum.
Yazık!
Çok yazık...
 
Sonra efendim,
KPSS'de ne ki;
Jet gibi gelir, Zembille iner, makama konar.
Zavallılar yırtınsın dursun.
 
Ve de en korkuncu Kuaşi kardeşler için Gıyaben cenaze namazı kılınır.
Kim vah vah diyecek?
Cumhuriyeti ara rejim görenler mi?
Lale satanlar mı?
O zaman biz diyelim:
Vah... Vah!
 
Siyasi erkin zayıfladığı, etkinliğini yitirdiği anda her türlü kaos başlar.
Her kafadan binbir türlü ses çıkar.

İlle de iktidarda kalacağım inadında gösterilen şımarıklık ödünler verdirir.
Cemeatler, Tarikatlar öne geçer ve giderek devleti işgal eder.

 
Muhalefet siner.
Gürler ama yağamaz.
Sandıklarına bile sahip çıkamaz.
 
" Bana dokunmayan yılan bin yaşasın " korkusu başlar,
Ve toplum giderek daha duyarsız, daha tepkisiz hale gelir.
Ülke " Miskinler Tekkesi" ne döner.
 
Sonra;
Borç gırtlağı aşar.
İnsanlar zorunlu kalsın, oy versin diye kömür dağıtılır.
Gökyüzü kara. Gökyüzü zehir,
Baba malı gibi yenir, içilir yatılır.
Kim bilir Kaç-Aksaray yaparız.
Bu da çok, çok, çok gelişmiş olduğumuzu gösterir...
 
Yarını düşünmeyiz,
Yarın yoktur.
 
Şımarıklık öyle bir boyut alır ki;
Gazeteciler içeri atılır,
Gidip gazetecilere özgürlük diye yürünür.
 
Ve duyarsız toplum; kömürünü alır, bulgur makarna alır; bütün dünyası budur.
Yattığı yatak, oturduğu sofra, gittiği hela...
Bir de alemin içinde burnunu karıştırır, ayak parmaklarıyla oynar, bol bol osurur...
 
Güneş doğar, doğarda onların üstüne doğmaz
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages