You do not have permission to delete messages in this group
Copy link
Report message
Show original message
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to
* EĞER DÜŞMANIN SANA ÖDÜL VERİYORSA, SENDE BİR PUŞTLUK VAR DEMEKTİR. * " Ehli namus yoklamada düştü hep meyus oldu Merkezinden koyduranlar, cümlesi mebus oldu. " Neyzen Tevfik " Ne kadar çok şey bilir ya da biliyormuş izlenimi yaratırsanız, o kadar güçlenirsiniz. Bildiklerinizin doğru olup olmadığının bir önemi yoktur. Asla unutulmamalıdır ki önemli olan bir sırra sahip olmaktır. " Umberto Eco
İşte mezarlar! Binlerce yılın oyuncuları... Perde inmiş, Sonsuz bir karanlık. Ne sır kalmış, ne esrar...
Hiçbir şey gerçek olmuyor, Gerçek olmayan her şey gerçek gibi duruyor. Umutları tükenenler, hayallerini de kaybediyor. Görüyoruz ki yaşamıyorlar. Adları okunmayanlar kaybolup gitmiştir. Mezartaşlarında anlar şanlar yazsa da...
Umuda kavuşmak zordur. Sahip olmak Umutlu olmak çok zordur.
İnsan ne kadar aptal olabilir? Kötülük ile yoğrulmuş cehalet... İnsan ne kadar cahil olabilir? Yalnız kendine verilmiş bilgi kadar aklıyla... Girer şeytani oyunların içine. Ne aklı yeter ne gücü.
Bu bir oyundur, Bütün oyunlar gibi Oyun oyun içinde dense de, İnsan oyunun içindedir.
Öyle kurallar konar ki; Hiçbir oyun kuralına göre oynanmaz.
İnançları parçalayan, yalanlara inandıran çığırtkanlar, Her sokakta ayrı bir din, Her mahallede peygamber yaratanlar İnsan eti yiyenler Yoksulluğu çoğaltan varsıllar. Ve deşildikçe derinleşen kuyular... Bu oyunların sahnesidir Şu acılar içindeki zamansız ve mekansız dünyada Dünyayı acılara büründürenlerin aldıkları zevktir verdikleri acılar...
Acı üstüne kurulan dünya; başka yaşamları tüketerek ayakta kalmaktadır. En az istenilen şey için en çok savaşlar yapılır. İnsan içine düştüğü çarpıklıklarla dünyayı kirletir.
İnsan saf ve korkaktır. Ruh kirliyse; akıl kirlidir. Akıl kirliyse; beden kirlidir. Hapsedince gözlerini Karanlığın içine Dinler vaizcilerin ölüm seslerini...
Zamanın içinde çalınca kavallar Mezardan çıkanlar Dağlardan inenler Topraktan fışkıranlar Yecücler Mecücler Sufyaniler Hilkat Garibeleri Köyümüzün üstüne konak kurmuşlardı.
Biz köye bakıyorduk, köy de bize, Bakıyordu da... Biz bu köyü kaybetmiştik Gitmeye gitmeye...
O köy bizim köyümüzdür demek; Masal olmuştu.
Gitmek zorundaydık. Köyümüze gitmek zorundaydık. İnlerin cinlerin, Mecusilerin Sarıklı takkeli ticanilerin Şeytanların Şahmeranların Arasından geçmek zorundaydık.
Günler günleri kovaladı. Baktık gökyüzüne Çoban Yıldızı, Kutup, Ülker, Demir Kazık Ama ne yazık! Bulamadık bir yol.
Dedik ki: Bu köyün bir delisi vardır. Dediler ki: Yoktur! Öyleyse hepimiz deli olmak zorundaydık.
Ve onlar biliyordu; Biz gerçekten deliydik.
Bilerek kuruyorlardı Elit Cemiyetleri Avrupa Birliği'ni, Bilderberg'i, Bohem Klüpleri Kökleri Mısır'a uzanan, Mezepotamya'ya varan gizli örgütleri.
Skulls and Croix'i Triletarel'i İliminati'yi Cfr'yi Ve örgütlüyorlardı; Tapınak Şövalyelerini.
Ve bizim köy derin uykulardaydı!
İşte biz ihanet ederken Dündar Bey'le Kılıç kalkan her yanımız kan Çekilirken Viyana'dan Girdik bir ummana Devri Muammaya
Halen sürüyordu Selamlık ve Harem Seksen dokuz cariyeden Yüz otuz üç şehzade Bre, bre, bre... Ne oldu bu Şehzedelere?
Hergün kendini aşan bilim yüceltirken insanlığı Sınır tanımayan Çirkin Emperyalizm, Sömürgeci Küreselleşmenin karşısında duran Kemalizm'i yok etmek için; Bürünüyordu Avrupa emirli yobazlık kılıfına
Oysa; Krallar dönerken halkına terk edip tacı Yazarken atlaslar Kingdom yerine Republica Biz halen unutamadık, Şahı, Padişahı, Tahtı; Görkemli saltanatı.
Ve biz beklerken kapısında köyümüzün, Kimseye vermemek için Elimizde değnek Şafak gülümseyecek, Doğacak umut.
Ve parmak gösterirken ileri Açarken koynunu Akdeniz Bir kere doğan umut Kuvva-ı Milliye Bir daha doğacak.
İşte; Ulus olamayan kalabalıklar köle, Kimliğini yitiren uluslar köpek olurlar. Kemik yalamaktan öte gitmeyen varlıkları Kanser gibi yayıldıkça; Hastalık varlığı tüketecektir.
Çıkarlarına kapanmış Hak, Hukuk, Adalet tanımayan sistemlerde Bananeciler, Boşverciler, Adamsendeciler, Yaprakları dökülmüş, gövdeleri yarılmış, odunluk kütükler; Köyümüzde yaşanan cehennemin gerçek şuçlularıdırlar.
Eğer ümmetken olduysak millet, köleyken insan Çıktıysak aydınlığa Bilimi hazmedemeyen Evrimleri kör gören Bu Engizisyon düşünce Yok edebilir mi? Attilla'yı, Mete'yi, Kubilay'ı Yok edebilir mi? Mustafa Kemal'i
Onun için kudret damarlarımızdadır Onun için kudret asil kandadır.