Re: [SiyasetMeydani] Neden paniklediniz?

0 views
Skip to first unread message

Grbuz Guvendag

unread,
Oct 5, 2015, 8:06:56 AM10/5/15
to Siyaset...@yahoogroups.com, Ahmet Dogan Simsek, Ahmet Kılıçaslan Aytar, Bülent Esinoğlu, Ahmet Hakan, D.Ali Ercan, Yasar Nuri Öztürk, Yusuf Halaçoğlu, Digi Security (İşnet), Dr. Kayaalp Buyukataman, Dr. Erdal Sener- Turkish Forum, Dumanol. UNITED-TURKS GRUP, ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (GOOGLEGROUPS), Oraj Poyraz, Ali Nejat Ölçen, Yılmaz Özdil, Özcan PEHLİVANOĞLU, Dr. Tarık Ziya - Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon Uzmanı, CTO-CiHAN TÜRK OLSUN, Enis Akdağ, Yılmaz ARSLAN, AnılÇeçen, ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (YNE MUTLU TÜRKÜM MAIL GRUBU), Fikret Bila, ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (YTÜRKİYE İÇİN ELELE MAIL GRUBU), MAIL GRUBU - ADD ANADOLU HAREKETİ, Yunus Kavik, Rifat Serdaroğlu, Remzi Aktas, Rafael Sadi, Levent Ertürk, MAIL GRUBU - KUVVA-I MİLLİYE, Neval KAVCAR, MAIL GRUBU - HABER POSTA, Abdullah Rasit GULHAN, MAIL GRUBU - AY YILDIZ
Sayın  düsünür arkadaşlar,

Toplumumuzda ilginç simalar var.
Bir zamanlar,Necip Fazıl bir Büyük Dogu Hareketi(Grand Orient )  oluşturur.
Aslında  ,M.Kemal in Avrupa ya gönderdiği Necip Fazıl,oyun,icki ve gece alemlerine  dalar.Sonra da ne hikmetse,Islam i bir düzüenin savunucusu olur.
Acaba kendisine Emperyalist güçler mi kanca attı?
Fakat ,Arab prenslerin kendisine teklif ettiği ,Arabcı bir yapı kurma  teklifini
reddettiği söylenir.Bu projeye birçok dincinin sahip cıktıgı iddiası da var.
Kuran-ı Kerimin anlasılır olduğunu ileri sürer,onun çevresinden gelen bir
grupta ,Kuran-ı Kerim  i yayma ya  calısır ,gencleri eğitme ye önem verirler.

Kuran-ı Kerim öz olarak ,dogrulugu,dürüstlügü,ahlakı,adaleti,Tek Allah a inanmayı  savunur.Öğütler.
Kuran-ı Kerimin okunması cok gücel bir seydir.Anlasılması ve yaşanması
cok büyük öneme sahiptir.
Fakat ,bu calısmalarda ,oluşacak küçük bir yanlış anlama ,bir bomba patlaması etkisi de yapabilir.
Br toplum adaletsizliğin önemini bilmiyor da ,uygulamıyorsa,fazla büyük günah olusmaz.
Fakat bir toplum ,sahıs ,adalet li olmanın gerektiğini biliyorda ,uygulamıyorsa,iste orda ip kopar.
Is ,inkârcılığa gider.
Kuran-ı Kerim ve Islam yıkıcılığı oluşmaya baslar.
Ben Müslümanım  deyipte,yolsuzluk ,sahtekarlık yapanları destekiyen bir
dinci,artık Islam ahlakını değil,kötülük ahlakını savunmuş olur.
Her yaptığı putlaştıran fakat her yaptığı kötülüğü,halının altına süpürenler,
sadece Islam a karsı bir hareket içindedirler.

Simdi gelinen nokta ortada.
Türkiye de Orduya,aydınlara,TC nin kurulusunda hizmet verenlere,agızlarından
sıvı lar getirerek saldıranlar,Rusya ya bir sey söyliyemiyorlar.
Davudiler le  Esadı harcama planı yapanlar,Davudi düsmanlıgı yaparak
kendilerini temiz e çıkarmaya çalışıyorlar.Olacak sey değil.
Gur-Buz



On Saturday, October 3, 2015 11:36 AM, "ahmet dogan Simsek ahmetdog...@gmail.com [SiyasetMeydani]" <Siyaset...@yahoogroups.com> wrote:


 
Saldırgan Muttaki yıllardır bana çemkirirsin hala adını açıklamadın.
Biz kaybedilmiş bir savaştan sonra, Müslümanları esir etmiş kurulu 
haksız ve zalim küfür düzenlerine karşı.
Müslümanların yeniden istiklalini geri alabilmeleri için istiklal savaşı veriyoruz. 
Kimimiz siyaset ile kimimiz kalem ile. Kimizde duaları ile. 
Rabbimiz Allah ve Resulü ile bir de kuru başımızdan başka da kimsemiz yoktur.
Düşmanın elindeki silah, para, başkalarını esir tutma, islam alemini 
köleleştirme araç gereçleri henüz bize verilmedi. 
Olanlar ile düşürüldüğümüz yerden kalkmaya çalışıyoruz. 
İçimizdeki bazı parti ve fırkalar ise küffara çalışıp yıllarca müslümanların 
okumalarını makam ve mevkilere gelip yönetici olmalarını engellediler.
Tarihimiz ile bağlarımızı kopartıp dinimizi çeşitli fitneler ve zulümler ile yasakladılar.
Dini kıyıda köşede dünyadan habersiz kalmış ve küffara karşı nasıl 
savaşılacağını bilmeyen dinikonularıda savaşıda siyaseti de bilmeyenlerin eline 
terk edip bir miktar dini olanlarıda dünya metaı verip satın alıp kullandılar.
İyi niyetli, küfre ve zulme karşı kurulan partileri rejim aleyhtarı diye 
kapatıp bütün milli ve dini fırkaları hapislerde süründürdüler.
İşlerinden attılar ayakları baş, başları ayak yaptılar.
Melike dedi ki
 Neml  34  
 (Mekkî 48)
Melike: Hükümdarlar bir memlekete girdiler mi, orayı perişan ederler ve halkının ulularını alçaltırlar. (Herhalde) onlar da böyle yapacaklardır, dedi.
Neml  35  
 (Mekkî 48)
Ben (şimdi) onlara bir hediye göndereyim de, bakayım elçiler ne (gibibir sonuç) ile dönecekler.
Biz işgal edildik. İçimizden satıldık. Düşman geldi ve başları alçaltmakla 
kalmayıp vatanlarından sürdüler. Geride bıraktıklarıasırlarca biriken 
maddi mirası talan edip, manevi mirasında kirletip karıştırıp ifsat ettiler.
Biz kaybettiklerimizi geri almak için savaşmakdayız.
Siz ne yaptınız. Hayvanat bahçesindeki kafeslerin kırılamayacağına 
dair itikadınızı bozup, kafeslerin içinde kıvrılıp yattınız.
Maymunların muzla sınanıp muzla ralarına elektrikli tel koymaları 
sonucu Muza ulaşamayacağına inandırılan maymunların elektirik 
kesildikten sonrada bir daha ulaşmaya çalışmaması gibi teslim 
oldunuz. terk ettiğiniz izzet ve şerefinizi istiklal savaşı verenleri de 
kendileriniz gibi miskinleştirmek sureti ile mucahitleer ile eşitlene 
bilmek için ayak bağı olup mankurt kafanız ile çevrenizide 
mankurtlaştırmaya çalışıyorsunuz.
Hast ile hareket ediyor ama savaşmıyorsunuz.
Harpten kaçmak günahı kebairdendir.
Gümüzde harbin nasıl bir şey olduğunu bile öğrenemediniz.
Başınıza işaçmamak için anlamakda istemediniz. 
Harpten kaçarken kaçmayanları suçlamak ile, günahı 
kebairinizin hesabını sorulmayacakmı zannettiniz, yanıldınız.
Allahın Rahmeti Şehitler gaziler, katledilen sabiler, mazlular, ve 
mücahitler hürmetine bütün islam alemininde üzerine olsun. 
Bütün milletimize ve İslam alemine Selam olsun.Nasibi olan alsın. 
A.D.Şimşek

3 Ekim 2015 08:32 tarihinde bilgi kitap mutt...@gmail.com [inanc] <in...@yahoogroups.com> yazdı:
 
Bay ahmet sadece cevap istedim
Laf ebeliği değil şayet Rasulullahı kendinize efendi olarak kabul görseydiniz. Onun getirmiş olduğu İslamı dünya sahanesinden silen nizamlara kurtarıcı gibi bağlanmaz. Demokrasiyi kutsallaştırmaz ona davet etmez. Ve kafirlerle işbirliği yapan hain yöneticilerinizi övüp onları efendi yapmazdınız.
Allah Azze ve Celle
O vakit, kendilerine uyulan kimseler, kendilerine uyanlardan hızla kaçıp uzaklaşmış ve azabı görmüşlerdir. Nihayet aralarındaki bütün bağlar da kopmuştur. Onlara uyanlar şöyle demektedirler: “Ah, bizim için dünyaya bir dönüş daha olsaydı da onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!” İşte böylece, Allah onlara bütün amellerini, üzerlerine yığılmış hasretler (pişmanlık ve üzüntüler) hâlinde gösterecektir. Onlar bu ateşten çıkacak değillerdir.
3 Eki 2015 00:15 tarihinde "ahmet dogan Simsek ahmetdog...@gmail.com [inanc]" <in...@yahoogroups.com> yazdı:
 
Cahil Muttaki
Banim sadece bir efendim vardır Allahın banaemirlerini ulaştırmış olan Resulullah efendimizdir. Rabbim de sadece Allah dır. 
Bu yüzden efendime dil uzatmakile kendi yolunu kapatır Huzuru ilahide ilahi hitaba mazhar olamaya bilirsin.. Dünyadaki insanların içinde ne benden aşağıda nede benden yukarıda benim nazarımda kimse yoktur
Kendine yazık ediyor veremeyeceğin bir hesabın altınagiriyorsun. İnşallah cehaletine bakılıp bağışlanırsın.
Bir gün hidayete erip de tövbekar olursan, Gelip özür dilersin. Özür dilemeden gidersen ben hakkımı helal etsemde hatta Efendim Resulullah da etse dahi Rabbimizin hesabında kurtulamaya bilirsin. Sağlıcakla kal.
A.D.Şimşek 

2 Ekim 2015 21:21 tarihinde bilgi kitap mutt...@gmail.com [inanc] <in...@yahoogroups.com> yazdı:
 
Bay ahmet bunlar cevap mı?
Yoksa Efendinize toz kondurmadan onu nasıl aklayıp paklaya mı çalışıyorsunuz. Efendilerinizi razı etmek yerine Rabbinizi Razı etmeye çalışsanız sizin için daha hayr olmaz mı?
Bay ahmet bunları yazmak için çok düşündünüz mü? Mugalatalı boş sözlerden başka değil.
Bana daha tutarlı çelişkşsiz. Laf ebeliği yapmadan kısa ve net cevaplar verinki anlaşılır olsun ve insanlarda yanlış anlamasın
2 Eki 2015 20:50 tarihinde "ahmet dogan Simsek ahmetdog...@gmail.com [inanc]" <in...@yahoogroups.com> yazdı:
 
Bay Muttaki ya da adınız ne ise ben bilmediğimden nikinize hitap ediyorum.
Çünkü yazılarınızda, mail adresinizde ve yazının altında isminizi göremiyorum.
Adresiniz deki bilgi kitap'ın adınız olacağınıda düşünmediğimden Siz isminizi söyleyene kadar Muttaki diye Hitap edeceğim.
Yazınızın paragraf aralarında mavi eğik yazı ile cevap ve yorumlarımı yazacağım ki, iki yazı bir birine karışmasın. Ayrıca  ben bazı görme engelliler gruplarındada yazdığım için onları yazılarında bazı teknik nedenler ile pek büyük harf kullanmazlar.  Beni mazur görürseniz aklıma sizn de görme engelli olabileceğiniz geliyor. Lütfen bunda başka maksat aramayınız.Gayet ciddi olarak soruyorum. 

2 Ekim 2015 11:10 tarihinde bilgi kitap mutt...@gmail.com [inanc] <in...@yahoogroups.com> yazdı:
 
bay ahmet uzun oldu biraz ama umarım okursun.
ha bu arada Allah Bağdadi ve çetesinin (İŞİD) (efendiniz deaş dediği için siz öylede diyebilirsiniz) belasını versin Rabbim onları zelil etsin 
bay ahmet öncelikle kendime muttaki demiş değilim o sizin teveccühünüz.
 hani siz insanlara cevap yetiştiriyorsunuz ya bende size cevap yetiştirmeye çalışayım 
Duydumki bela okunan yere bela yağar bundan mazlumlarda zarar görürler. Bir hadisi şerifi hatırlıyorum. Resulullah efendimiz Şeytana sövmeyiniz, onun şerrinden Allah sığınınız buyuruyor. Kötüye zalime sövüp sayarak davranmak onun zulmüne mani olmak yerine ateşe odun atmaya benzer ve allah katında zulmünde hak sahibi olur. Sövdükçe bela okudukça o sövgüde belada kişinin kendisine de dönder. Bu da onun zulmünün devamlılığına yardım eder.
Kaldıki medyanın söyledikleri üzerinden hükümler veriyoruz. Medya ise deccalın merkebi gibi bir şeydir ve yalanla gerçek karıştırılı verildiğinden içindeki hakikati görüp kabul eder iseniz içindeki küfrüde kabul ile kafir olursunuz. İcindeki batılı görüp ret ederseniz içindeki Hak kı da ret ile yine küfre düşersiniz.
 

1. pkk nın sahibi nato ve ona üye ülkeler İDİ deyip suçu başka bir yere atmakla Türkiyenin nato üyeliği ortadan kalkmış değil. 
öncelikle natonun kuruluş amacı yada işleyişi örgütleri bağlamamakla beraber. sömürgeci kafirlerin komünist rusyaya karşı kurduğu sonrasınd yıkılan komünizmden sonra yönünü İSLAM a çevirdiği ona karşı hamleler yapan bir oluşumdur. türkiye ise bu oluşumun en önde güçlü üyesidir. yani natonun eli müslüman kanı ile yıkanmıştır. Türkiyede nasibini almıştır.
Yazılarımı diğer gruplarda da takip ediyor olsa idiniz benimde aynı şeyleri farklı söylediğimi fark ederdiniz. Nato düşman konseptini değiştirip kızıl tehlikeyi yeşile çevirince Ordumuzda NATO nun bir parçası olduğu için, Sovyetler de ortadan kalktığından bu konsepte uyup yeşil tehdit ile savaşı artırıp PKK yı birinci tehdit olmaktan çıkarıp yerine müslümanları birinci tehdit olarak ilan ederken adını irtica koyup irtica, 1. tehdittir dedi. Zaten PKK nın kurucularından birisi de NATO gladisunun Türk ordusu içindeki kolu idi. 28 Şubat da bu konseptin gerçekleştirilmesi çabası idi. PKK nın kuruluş amacıda Müslüman kürtleri dinsizleştirilen nesiller ile dönüştürmek idi. 

2. sscb 1989 da yıkıldı. hala yeni bir dünya düzeni kurulamadımı 25 yıl geçmesine rağmen. bu avutmadan başka bişey değildir. 
Bu avutmalar olabilir ama bizler zamana kısa mesafeli bakıyoruz. Sovyetler dağılma anlaşmasını ABD ve bazı kankakaları ile Malta anlaşmasında uzlaşarak karara bağladı. İlk hamle dünyanın bizim bölgemizdeki haritasının ve devletlerin bölünmesi şeklinde olacaktı. Buna BOP projesi denildi. İçinde Türkiyenin de bölünmesi vardı. Bunu devletimiz haber aldı ve derhal iç konsept değişikliğine başladı. Bu başlangıçta 28 şubatçıların BOP projesini üslenip İslamı tamamen yok etme ama Türkiyeyide bölme konusundaki kararlılığını gören bazı askeri zevat ve üst bürokratlar. Rolü kabul eder görünüp AKP nin Kurulmasına ve başına Erdoğanın geçmesine zemin açtılar. bildiğiniz gibi yıllar geçtikçe bu durumun farkına varan ABD Bop projesini ortadan kaldırıp yeni planında Mısır Libya gibi ülkeler darma dağın ettiler ve Irakı tamamen Şiilere bıraktılar. İran Irak Suriye kapanı kurup Türkiyeyi çembere almaya başladılar. Bu suretle Türkiyenin etrafını oyup Türkiyeyi gömecek çukur hazırladılar. 

3. sizin anlayışınıza göre dost ve düşman göreceli ve değişken olabilir. ama sizinde bazen birilerine laf sokmak yada taşlamak için kullandığınız Kur'an'da Rabbimiz dost ve düşmanı tanımladığı gibi nasıl davranılması gerektiğini de uzun uzun ve anlaşılır bir şekilde anlaşılmıştır. bu sizde olduğu gibi göreceli ve değişken değildir. 
sabittir değişmez. (siz umursamayabilirsiniz ama gerçek bu)
Bu konuyu 66 ya bağlayıp işin içinden çıkamaz ve kaçamazsınız. Bilirsiniz sanırım. 66 Allahu tealanın Allah isminin ebcedidir. Elbette Allah Cc. Dost ve düşmanı en iyi bilendir. Şeytan sizin apaçık düşmanınız diye bildirendir. Lakin mesela siz şeytanı nereden ve nasıl tanırsınız. Bu hiçde kolay değildir. Yanınızdaki eşiniz den çoluk çocuğunuzdan yakın çevrenizdeki salih kişiler üzerinden de gelip  çıkaracağı fitneyi çıkarıp gider. Siz onu eşinizden çocuğunuzdan komşunuzdan ve ya arkadaşınızdan bilirsiniz. Halbuki o kişiler sadece birer binit (Merkep) ve gizlenme kıyafeti olarak şeytan tarafından kullanılmışlardır. Aslında iyi kişilerdir. Bir anda bir yanlış düşünce aklına gelip onu çileden çıkarmıştır.
Eğer dost ve düşmanınızı söylediğiniz gibi bir de anı anına uymaz olabileceklerini bile bilse idiniz dikkatli davranınca ne zaman muhatabın şeytanın kamuflajında kullandığı kıyafete dönüştüğünü anlardınız. Bilmediğiniz alanlarada konuşmakla savruluyorsunuz. Benim gibi işinize yarayacak bilgiler ile dolu bir dostunuza size benzemediği için düşman olmazdınız.  Bu fakirin yegane eşi ve benzeri olmayan Rabbi sadece Allahtır. Tevhid vahdeti kesrette bulmak ve kesreti vahdette görmektir. Aksi halde getirdiğin şehadetin şahidi olduğundan nasıl emin oldun sorusuna cevap veremezsin. Kişi kendi hatalarının peşine düşmelidir. Başkalarının günahları kişi için birer rububiyet dersidir. Rabbani derslerdir. Hakkımdaki kanaatiniz maalesef yanlıştır. Çok bildiğiniz zannı ile yanılmışlardansınız.

4 kuşatılmış bir türkiyeden bahsediyorsunuz. dışardan rusya iran ırak ve suriye tarafından içerde ise mhp chp hdp
bay ahmet bunlar kim kafir mi? canavar mı? 
Her grupda hem kafir hem münafık hemde Müslimler vardır. Mümin kaç tane vardır bilemem ama insanın her birininde mümin müslim kafir münafık demleri vardır. Ama konu bu değildir. Gavurun ekmeğini yiyen. Yada gavurun peşine düşen. Gavurun kılıcını sallar.
Kuran Çoğunluk olmak kuruntunuz sizi o kadar oyaladı ki kabirleri ziyaret ettiniz buyuruyor. Mezarı müteharriklerin görüntüsüne bakıp peşine düşmek kişi ne olursa olsun kendi aklı kendi izanı kendi kalbi kendi istiharesi olmadan nereye dahil olursa olsun imanı üzerine kumarda parasını basmak gibidir. 
a) rusyada hristiyan kafir putin ile beraber fatiha suresi okunarak (ki bilir misiniz bilmem bakınız 7. ayet) cami açılışı yapıp sarmaş dolaş olup sonrasında suriye müslümanlarının bombalanmasını konuşulan bir yerde nasıl kuşatıcı olabilir. sizler kandırmaya doymadınız mı müslüman kanına doymadınız mı? 
İftira ediyorsunuz. Hem devlet başkanına yani ilahi takdirin ululemr yaptığı kişiye hemde bana. Bu ne ona nede bana bir zarar vermez ama kendi elinizle kendinizi ateşe atmayınız ayetinin muhataplarından biri durumundasınız. Kendinize yazık edip mahşeri ve İlahi mahkemeyi önemsemiyorsunuz. Orada hepimizin doğru zannettikleri nasıl çıkar kimse bilemez. Ama çok söz söyleyenlerin, hak söz dışında söz etmeleri ve iftira, kul hakkına falan dalmaları hem imanın zaafının işareti hemde aklın zaafına işaret eder. Bu halinize çok üzüldüm. 
Bana dilediğinizi söyleye bilirsiniz. Ben herekese hakkımımı, af edilmesi yasak olanlar hariç helal ettim sizede helal olsun. Ama bu alışkanlık faturası ağır bir alışkanlıktır. Kırımda Harab olmuş bir cami yeniden Türkiyeden giden çiniler ve malzemeler ile ihya edilmiş. Buraya daveti ret etmek Cumhur başkanımız olarak. Müslümanların içine yara olur. Görüşme ise Ruslar bizi İran ile birlikte güneyimizden de Suriyeyi ele geçirmek ile kuşatıyorlar. Rusya ve İrana karşı ikisine birden savaşacak gücümüz yok. Bu görüşmelerde Türkiyeden istenenleri önlemek ve bu duruma karşı fiili savaş verilemeyeceği için  diplomatik savaş verebilmek için Rusların asıl amacını anlayıp zaaflarını görmek ve bu harekeri ABD ve Müttefikleri ile anlaşmalı yapıp yapmadıklarına dair bilgi edinmeye çalışmaktır.
Bu tip durumlarda görüşmelerde dost gibi davranmak diplpmasi ve siyasetin gereğidir. 
Posta koysa adamın eli çok güçlü. Gayet tabii mutlaka yapılması gereken görüşmeleri bütün diğer ülkeler ile yapmak ve Ülkemizi yakılmaktan korumak için çareler aramak zorundayız. Biz yanarsak Bütün Sünni islam alemi sıraya konulup yakılacak daha sonrada sıra Şiilere gelecektir. Suriyeden halk boşaltılmıştır. Ruslar mı Amerikamı diğerlerimi yerleştirlecektir. Her halukarda İsrailin açık ve gizli müttefikleri oraya halkını gönderip yerleşecektir.
b) iran ile sahipleri abd den emir aldıktan sonra anlaşmalar yapan kim hali hazırda iranın ellerinde suriyeli müslümanların kanı varken
c) mhp chp hdp demişsiniz. bunların düşmanlıklarını yada dostluklarını belirlemek sizin ne haddinize sizin ve saydıklarınızın ortak paydanız demokrasi iken ve demokrasi sizin kutsalınız iken sizin ne haddinize siz bölücü müsünüz.
Sayın Müttaki, korkunç bir cehalet sergiliyorsunuz. Ya Esatın yanında yer alanlar iktidar olsa idi belki bizde İsraile yağ çekip emrine girerek yok edilmekten kurtulurduk der gibi konuşuyorsunuz ki kurtulamazdık.
Ayrıca benim yazılarımdan hiç bir şey anlayamadığınız da ortaya çıkıyor. Bu fakir vatanım milletim ve islam aleminin başındaki düşman yangınının teşhisine çalışıyorum. Bunda da şimdiye kadar bazı yararlı hizmetlerim oldu. Çünkü bu konularda oldukça bilgi sahibiyim. Suriyede Irakda katledilen kadınlar çocular mazlumlat da Allah diye feryat etmekteler. Takdiri ilahi nasıl hükmederse o olur. Bizim işimiz elimizden geldiği kadar düşmana karşı neler ve ya nasıl davranmak zorunda olmamız gerektiğini analiz etmek savaşa hazır olmaktır. Sizin dedikleriniz içerideki yangını büyütüp temelli imha edilmemizi önemsemeden kendi zihniyetlerinin başa geçmesi derdindeler. Abdülhamidin düşürülmesinin ardından koskoca Osmanı on yılda tamamen yok edildi. Şimdi bir cihan savasının arifesindeyiz. Biz kaç yıl ayakta kalabiliriz ve hangi dengeler ile bunları düşünmek yerine miskinler yekkesinde muttakilik taslamanın ne bu dünyada milletimize nede ahiretde kendilerimize bir faydası olmayacak belki iki cihandada helak olacapız. Siz kişisel tartışmalar ile oyunda oynaştasınız maalesef. 

5 gelelim almanya ve ingiltereye tekarar ediyorum madem bunlar pkk yı koruyup kolluyor ve insanlarımız ümmetin evlatları katlediliyor. (sizlerde buna göz yumuyorsunuz) neden hala onların ajanları ve temsilcilikleri topraklarımızda cirit atıyor. şirketleri at koşturuyor. neden hala onlarla terörle mücadele anlaşmaları yapılıyor. kimi kandırmaya çalışıyorlar. yoksa çatışma hali ve insanların öldürülmesi hoşlarına mı gidiyor.
Sadece oradaki üç milyondan fazla iyi kötü işi sosyal güvencesi olan adamı  bir savaş krizinde yaptırım olarak buraya gönderseler. Bizden satın aldıkları malları almasalar. PKK ya stinger füzeleri verip uçaklarımızıda düşürseler. Şii İran ve Şii Irak üzerinden ağır silahları PKK ya yetişmiş personeli ile birlikte gönderseler Ruslar ilemi, Almanlar İngilizler Yuanlılar Belçika hollanda italya üzerinden saldırsalar Yunanlılar egeden İngilizler Kıbrıstaki Dikelya hava üssünden ve İsrail de ABD ile birlikte İsrail topraklarından saldırsalar. İran ve ırakda kendilerine vaat edilen silahları almak için Türkiyeye girse. Sayın Müttaki dervişlerin başına geçip hepsinin haddini nasıl bildireceğinizide izah edinki artık bizde kendimizi güvende hissedelim.

6. vatan ve millet anlayışına gelince müslümanların tek vatanı islam beldelerinin tüm topraklarıdır. sömürgeci kafir ingilizlerin çizdiği suni sınırları tanımadığım gibi bir bölgeye hapsedilmiş müslümanlardan değilim
"Ey Rabbimiz Tüm islam belderini tüm islam topraklarını tek bir çatı tekbir yönetim altında topla. sen buna kadirsin"
tek devlet (ki o islam ile yönetilen islam devletidir.
tek ümmet ( ki o tüm islam beldelerinde yaşayan islam akidesine iman etmiş ve etrafında toplanmış müslümanlardır)
tek bayrak (ki o ingilizlerin hazırladığı bez parçaları değil. o Resulullahın tarif ettiği üzere kelimei tevhid yazılı islam bayrağıdır.)
Muttaki. Osmanlı yok olurken dünya müslümanlarından senin bu dualarının yanında belkide değeri sıfıra yakın, evlatları yanan analar tecavüze uğrayanlar. Savaşa gidip ölüm haberleri bile gelmeyen babalar amcalar dayılar ağabeyler kocalar. Yüz binlerce Hocalar dindarlar. Düşmanın içinde bırakıp çekildiğimiz müslümanlar, Evliyalar kimbilir göz yaşları içinde ne dualar ettiler. Ama fiili dualarımız çok zayıf kaldı. Halende zayıf. Kafamıza roketler yağmaya başladığında süngü takıp o roketi ateşleyenleri kendi ülkelerine gidip süngülemeye söz verirsen sözlerin söze benzer. kaçacak delik arayıp sığındığın binaların bodrumlarının üzerine Suriyedeki Iraktaki gibi binalar bombalanıp çökmeye başlayınca. Bizim kandil de uçalarımız mağaraya kaçan teröristleri mağaranın en derin dibine kadar giden bombalar ile uçaktan vurunca bir kişi bile sağ çıkmayan silah ve Mühimmatları berhava olan PKK lılar gibi duayı bırakıp küfür etmeye başlasanda başlamazsanda ne değişir.

7 millet meselesine gelince milliyetçilik yapmaktan bir milleti övmekten yada onu yermekten yada onu yüceltmekten yada tekbir millet için Allaha dua etmekten Allaha sığınırım. Rabbimiz böyle bir durumdan korusun.
ayrıca üzerinde faizin kumarın fuhuşun ve diğer islamın yasakladığı tüm haramların bizzat devlet eliyle yapılıyorken benden böyle bişey istediğiniz içinde sizi allaha havale ediyorum.
Sizden ne istemişim. Ya da sizden ne isteye bilirim. Sizden ancak dua isteyebilirim. Zaten başka da işe yarar hiç bir şeyiniz yok ki ne isteyeyim.
Sizden akıl dahi istememe gerek yok. Çünkü Aklın nuru ile vatanı milleti nasıl kurtarırız diye düşünüp bulamasan bile çare aramakda sizde yok. Benimle çekişince bir şey olduğunuzu zannedip keyifleniyorsunuz galiba. Buna sadece üzülünür ve Allah akıl fikir versin denilir. 
 tÜrkiye devleti zaten batılı kafir batılılar tarafından sömürülmekte ve kullanılmaktadır. batının kendi nizamı olan kapitalizm ve demokrasiyi laikliği cumhuriyeti vb. alıp uyguladığından bunu rahatlıkla görebiliriz bunu miskinler ve cahillerde artık biliyor. 
son olarak yeryüzünde 3 tür devlet vardır 1 ideolojik devletler (dünya siyasetine yön veren devletler)
                                                           2 uydu devletler (hem iç işlerinde hem de dış işlerinde ideolojik devlete bağlı olan devletler)
                                                           3 tabi devletler (İç işlerinde bağımsız dış işlerinde ideolojik devlete bağlı olan devletler)
bu bilgiyi de size verdikten sonra çok değil küçük bir tefekkür etme ile türkiyenin durumunu hemen anlarsınız.
Sayın Muttaki basbayağı bilmediğimiz bir şeyi söylemiş zannediyorsunuz kendinizi ve beni bilgilendirdiğinizi sanıyorsunuz. Bunları ben yıllardır yazarken Türkiyenin özgür bir ülke olmadığını ve Gizli anlaşmalar ile İngilizler ve müttefiklerinin dayattığı bir düzeni kabule zorlanıp kabul etmiş bir ülke olduğunu bazı Anayasa maddelerinden de örnekler vererek yazıyorum. Diğer iki durum ise bir yenilik içermeyen malumun ilamıdır.
 Zaten sıkıntıda buradadır.İran dahi çok uzun menzilli füzeler yaparlarken bizler piyade tüfeğini bile dışarıdan almaya mecbur edilmiş ilk uçak fabrikamızı kapattırmışlar ve hilafeti ilga ederek islam alemindeki kısmen birliği de imha etmişlerdir. İpin ucu hala işgalcilerin elinde olduğu halde mevcut hükümet en azından PKK ile savaşacak uydu İHA lar Savaş uçaklarının yerli yazılımları ve yerli helikopterler üretmek sureti ile savaş sanayinin temellerini atmıştır. İstediğimiz gibi hareket edememişsek bu bazı sınırlandırmalar ve IMF e esaretin parayı yatırıma değil İstanbul dukalığı denilen yerli yabancı sömürgecilerimize vermek zorunda bırakmışlardır. Siyaset de ihtilalde o sözde yerli olan milletimize karşı sömürgecilerin Türkiyedeki sömürge valiliği pozisyonunda olan ve milletin dindarlaşmasına iftira tezvir ve cezalar vererek okullarda milli ahlak derleri vermeyerek ahlaksız tinerciler serhoşlar ayyaşlar yetiştirip Yetim hanelerimizde de maalesef çok sayıda eşcinseller üretmişlerdir. Makam ve mevkilerde bu hükümete kadar sadece onların emirlerine itaat etmek zorunda kalan bürokratlardan oluşmuştur. Yüz yılda kaybettiğimiz savaşdan sonra, Yüz yılda müstemleke ülkesi olarak geçmiştir. Hükümet esaret anlaşmalarının bir yüz yıl daha uzatılmamasına çalışırken Muhalefet Sömürgecilerin içeride iç savaş çıkarmaya bile razı olacak kadar hizmetlerine tabi olmuş ama sözde Milliyetçi geçinmek ile sanki milleti vatanı savunmayı düşünüyorlarmış gibi halkı kandırarak sürekli sömürge rejiminin varlığını sürdürmeye çalışmışlardır.
Bu uzunca yazışmamızdan sonra bana tavsiye ettiğiniz tefekküre belki sizde dalarsınız. Çünkü bu fakir zaten ömrünün tamamını tefekkür edip anlamak yorumlamak ve çareler arayıp uyarmak için çırpınmıştır.
Saygı ve Selamlarımla
A.D.Şimşek

1 Ekim 2015 15:41 tarihinde ahmet dogan Simsek ahmetdog...@gmail.com [inanc] <in...@yahoogroups.com> yazdı:
 
PKK'nın Sahibi NATO ve NATO'ya bağlı ülkeler idi. Buna NATO üyesi Türkiyede dahildir.
Şimdi NATO çıkarları gereği sahiplik Rusya, Büyük şii imparatorluğu kurmakta onunla anlaştığı anlaşılan ABD,
Suriye ve İranda ortaklardan olmuştur diye biliriz.
Denizler dalgalanmadan durulmazlar. Sovyetlerin dağılması sonrası dünya yeniden kuruluyor. Bu yüzden dost düşmanb bir birleri ile hem savaş hemde ittifak arayışları içindedir.
Rusya Kuzeyimizi zaten kuşatmıştı, Doğumuzda Müttefiki İran, Şii Irak ve Şii Suriye ile içeride de CHP MHP HDP ile iç ve dışdan kuşatma halindeyiz. Müttefiklerimizde bizi pişirip yemeye çalışıyor.. Suudiler İle İsrail  bazı Rusların Akdenize resmen inmesi ile bazı anşlaşmalara vardılar. Beşer Esat gitmezse kendileri öldüreceklerini söylüyorlar. Mısır düştü, Libya düştü, Irak düştü. Türkiye sıkıştı. İran çok güçlendi.
Dünyada şartlar hergün değişiyor. PKK yı Almanlar İngilizler eğitip donatıyor. Bu NATO içinde görev taksimidir.
Madem Kendinize muttaki diyorsunuz. Şimdi canıgönülden vatan ve milletimiz için dua etmenizi dilerim.
Tek düze düşünceler ile bu dünyadaki durumları anlamak mümkün değildir. İç siyaseti yanlış ellere verirsek de, zaten büyük tehditler altındaki ülkemizi korkarım ki kendi elimizle düşmana teslim edeceklere teslim etmeyelim.
Selamlar
A.D.Şimşek

1 Ekim 2015 15:04 tarihinde bilgi kitap mutt...@gmail.com [inanc] <in...@yahoogroups.com> yazdı:

 
BAY ahmet yine değinmeden edemiyeceğim.
insanların kafasını öyle bir bulandırıyorsunuz ki 
tüylerim diken diken oluyor
daha öncede sordum herkese cevap verdiğiniz klavyenizden bana tek cevap veremediniz. muhtemelen 
buda bilmediğinizdendir. yada kirli kanın sizin ve tutunduğunuz iktidarın ellerinde olduğunu fark ettiğinizden olabilir ama sanmam
1 pkk nın patronu abd ise abd ile stratejik ortaklık kuran kim?
2 pkk nın patronu ingiltere ise terör strateji antlaşması yapan kim?
3 şayet israil ise onunla ticaret rekorları yapıp övünen kim?
şimdi pkk nın patronu kim?

1 Ekim 2015 14:45 tarihinde ahmet dogan Simsek ahmetdog...@gmail.com [inanc] <in...@yahoogroups.com> yazdı:

 
Kırıkkale Mühimmat fabrikasının Patlatılma nedeni. PKK ya mühimmat desteği.
Metin Bey
Kaç yaşındasın bilmiyorum. Refah yol hükümeti
54. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti, (Erbakan Hükümeti veya REFAHYOL olarak da bilinir), 28 Haziran 1996-30 Haziran 1997 tarihleri arasında görev yapan, Refah Partisive Doğru Yol Partisi koalisyonunun oluşturduğu Türkiye Cumhuriyeti hükûmetidir.
1996 da en azından 25 30 yaşlarında olmalısınız ki bu söylediklerimi yirmi yıl önce siyasi konulara ilgi duyacak yaş da ve fabrikanın patladığı haberlerinin nedenlerini de Sömürge medyası okuma alışkanlığının dışında milli basından da okumuş olmanız lazım. 
Ben niye bu kadar cahil kalmış hiç bir şeyden haberi olmayıp her gerçek söze delil isteyen sizin gibi bir çocukla uğraşıp her gün daralıp azalan ömrümün en önemli dönemlerini size açıklamak için yeniden kaynak araştırmaları ile geçireyim.?
Patlama videosunu açabilirsin kısa yolu
1997 de patlatılan fabrikadan 1997 öncesi sevk edilen mühimmat şimdiye kadar neden bekletilsin. Sürekli kullanıldı. Bizim fabrika patlayınca Yabancılar açığı kapatmak zorunda kaldı.
Şimdi havadan patlatılan sığınak depolarında sayım mı yapacağız ki bu kadar saçma sorular ile çocukça polemiklere giriyorsunuz.
Evladım ben bilmediğim şeyleri söylemem. Söylediklerimin de çoğunu açıklayan az kişiden birisiyim. Çünkü benim can derdim yok. Canan da vatana helal olsun.
Partizanlık dangalağı da değilim. Ama hangi partilerin dangalakların elinde milletinde devletinde canına okuduğunu da bilirim.
Madem karışık işleri araştıracak anlayacak kapasiten yok sana bir şey daha söyleyeyim. O yıllarda Elazığ Maden ilçesi üzerinde kara yolu ile Van'a gidiyordum. Oraya uçakla gelen görüşmeler ve İncelemeler yapmak amaçlı gelecek iki kişilik bir siyasi ve diplomatik ekibi  polis eskortları ile koruma altında gezdireceğim. Yoldan geçerken dağların arasında derin vadilerden geçiyorsun ve  madenler görünen kısmı ile işletmeleri gidişte sağ tarafında kalıyor. Oralar da insan avlamak çocuk işi gibi kolay. Madende çalışan 11 mühendis çıkarılan madenin yarıya yakın kısmının satışının gösterilmediğini ve parasının PKK ya aktarıldığını Ankara’ya yazıp imzalarını atıp gönderiyorlar. Mektup ya da bilgi Ankara ya ulaştığından sonra bir iki gün içinde o maden mühendisleri servis aracı ile işe giderken kaçırıldılar ve hepside öldürüldüler. Bunlar sadece bazı haberler. Gazetelerde okunanlar ise On bir madenci PKK tarafından kaçırıldı sonraki günlerde de haberler öldürüldüler.
Bunlar doğru haberler. Senin dahi işine gelmeyen haberler olduğuna göre, bunu cehaletinden mi elinde olmadan ideolojik amaçlı vatanını umursamayan vurdum duymaz kişiliğine mi bağlayayım
Ararsan bu madenci haberlerini de çok öncesi iddialar ve sonrası cinayetler ile birlikte basın arşivinden öğrene bilirsin. Tabi sömürge medyasından çarpıtılarak verildiğini unutmadan
Ayrıca askerden terhis olan askerlerin koruma altında uçakla memleketlerine gönderilmesi emrine rağmen Türkiye’nin bazı çok önemli anlaşmalarını önlemek için bölgedeki bir generalin elli civarı askeri PKK ya infaz edilmek üzere gönderdiği ve bunlardan 28 kişinin öldürülüp diğerlerinin Polis özel harekatı tarafından kurtarılması sonucu, 28 şubat döneminde Polis Özel harbin dağıtılıp ellerindeki ağır savaş silahlarının 28 şubatçılar tarafından alınıp PKK birinci tehdit olmaktan çıkartılıp nirinci tehdit olarak Müslümanların irtica uydurması ile gösterildiğini de araştıra bilirsin. Geçenler de Demirtaşın biz askerle savaşmıyoruz. GK askeri çeksin biz AKP yi düşürelim sonra barış yapalım sözleri de dikkatinizi çekmemiştir. Hem sağır hemde hodul olmak da işte sizin durumunuzda olmak gibi sadece istediğini duyup okuyan bu yüzden gerçekleri göremeyen kişilere ile Milletin iradesi gerçekleri anlatamamaktadır
Sağlıcak ile kal 
A.D.Şimşek
 

30 Eylül 2015 09:28 tarihinde Metin ÖZTÜRK renk...@yahoo.com [UNITED-TURKS] <UNITED...@yahoogroups.com> yazdı:
 
Sevgili Arkadaşlar,

Bir cümle  geçiyor yazışmalarda, kopyala yapıştır aşağıya alıyorum.

Diğer kafa karıştıran hususlar için vaktim  yok.

Refah yol hükümeti sırasında PKK’ya mühimmat ve bazı Silahlar Kırıkkale askeri mühimmat fabrikamızdan gidiyor bilgileri üzerine Refah yol hükümeti Kırıkkale mühimmat fabrikasında sayım ve denetim yapmaya karar verince, Kırıkkale askeri silah ve mühimmat fabrikası tamamı ile havaya uçuruldu.

Şimdi bu iddia sahibi iddiasını ispat etmelidir. PKK nın kullandığı mayınların italya, menşeeli olduğunu biliyorduk. Ayrıca sürekli rus malı kaleşnikof kullandıklarını biliyorduk.

Bunun dışında Kırıkkale silâh  fabrikasından silâhlar gitmişse, pkk cesetleri ve basılan mağaralardan neden bunlar çıkmadı. Ya da şimdiye kadar duyulmadı. PKK teröristleri ile müdacele eden o kadar mehmetcik, asker evlâdı var.  Neden hiç biri bununla ilgili bir söz söylemiyor. Hepsi bunların vatan haini pkk lı mı? 

Böyle bir şey olsa, biz terör ülkelerine silâhlar müttefik bildiğimiz nato ülkelerinden gidiyor dediğimizde onlarda

'Hastirin lan sizin fabrikalardan gidiyor' diyemez miydi. Derdi.

Tıpkı hükümetin adamları ermeni soykırımı olmamıştır diye konuştukça,

Bilumum haçlılar 'Hastirin ulan, ben demiyorum, başbakanınızın danışmanı' diyor.

dediği gibi.

Sadece gizli tanık sakık gibi pkk lılar askerlere ordumuza, şerefli subaylarımıza sürekli çamur atıyor. 

Sürekli yalan söyleyip kendilerini haklı gösterecek olmadık adilikleri yapıyorlar.

Madem öyle 13 yıllık erbakan hoca talebeleri neden bu olayın üzerine gidip çözmüyor da, yahudinatomerika köpekleri pkk hizmetçisi oluyorlar. 

Her yerde olduğu gibi o fabrikada da bile bile patlatılmış ise, satılık bir haine yaptırılmıştır.

Öyle çok satılık hain var ki bu ülkede.

Her gün 50 idam ile 1 yılda zor temizlersin.

Geçen gazetelerde okudum.

274 milyar dolar, dışarıdan tarım ve hayvancılık ürünleri ithal etmemize harcanmış.

Ülkemiz yıllık bütçesinin neredeyse yarısı.

Öyle hainler var ki bu ülkede.

En tepe noktalara getirilmişler.

Kendimize yeter ülke halinden 15yılda 274 milyar dolar tarım ve hayvancılık için ithalat yapan haline gelmek.

Öyle hainler var ki bu ülkede.

Her gün 50 kişi assan 1 yılda bitmez. 












 

Gönderilen bu e-posta için gönderici asla sorumlu olamaz. Gösterilen kaynaklar dahi sahibini sorumlu yapmaz. Bu e-posta size uygun gelmiyorsa silinmesi gerekir.
 
Sevgi ve Muhabbetlerimle
Metin ÖZTÜRK
Elektronik Yüksek Mühendisi
GSM     : 0542 225 6161
              : 0534 294 6161



On Tuesday, September 29, 2015 8:49 PM, "ZEKI SAHIN zeki...@yahoo.com [UNITED-TURKS]" <UNITED...@yahoogroups.com> wrote:


 
Değerli ve Saygıdeğer Üstad,

Benim de bizzat yaşadıklarım ve Hikmet-i Hüda ile bu anlattıklarınızı teyid eder mahiyette bilgiler edinecek fırsatlarım oldu. Yanlışları düzeltmek için ciddi müdahalelerim de oldu... Hepsi de fiziki bir husumet olarak bana döndü ve bana dayanan insanlara da çok zarar verdi. Ama ne yapalım? Çok cahildik(!)... Hakka tabi olduğumuzdan, gücümüz yetmese de güce boyun eğmemek gibi asi bir ruh yapımız ile yaratılmışız.. Çok çile çektik.. Hiç dostumuz olmadı.. Herkes bize husumet ve kalleşlik etmede işbirliği yaparak karşılığını cömertçe aldı.. 

O nedenle, yazdıklarınıza itiraz etmiyor, bu vesileyle dost-düşman birçok insanın da okumasına vesile olmaktan memnun oluyorum.

Bu gelişmelere, Allah'ın izniyle, hayırlı sonuçlara yol açacak katkılarda bulundum. Mesela; 2005 yılının başında, bazı kötü niyetli ya da beyni öyle programlandığı için kara cahil olmakla birlikte, bulunduğu mevki ve işgal ettiği mevzi itibariyle ülkenin savunma sanayini geliştirmemekte kararlılık gösteren ve inad eden birçok kimsenin yanıldığını ve sağlam bir ekonomik yapının sağlam bir savunma sanayii ve bu sanayii geliştirecek ar-ge temeline dayandırmak gerektiğini ispat eden 3 saatlik bir brifing verdikten sonra, iki tanesini kendimin görebildiği, iddialarımın doğruluğunu tespit eden çalışmaların - ismi lazım olmayan  ilgili kurumlarda - uzmanlık/master tezi olarak araştırma konusu yapıldığını ve ondan sonradır ki yerli savunma sanayiine yeşil ışık yakıldığını ve bu konuda hızla mesafe alındığını gördüm.

Burada benim tenkid ettiğim husus, gerek Menderes, gerek Özal, gerek Erbakan Hükümetlerinin sonlarını hazırlayan aynı yanlışa şimdikilerin de - bilinmez(!) bir ısrarla - düş(ürül)müş olması ve halkın desteğini kaybederek, millete ve memlekete zaman kaybettirmekte olmasıdır...

Daha açık ifade etmem gerekirse, burası Türkiye'dir...ve "Türkiye Türklerindir"... Bunu logo yaparak bu memlekette abad olanlar, kavillerinden dönmüş görünmektedirler... Fert fert bunun hesabını verenleri vardır, sırasını bekleyenler vardır... Her ne kadar onlar oyunlarını baştan kurup milleti "domuzbağı" ile bağlamış olsalar ve içlerinden kıs kıs gülmekte iseler de..

Gerisi laf-ı güzaf ve mugalatadan ve tevil ile kabil-i telif olamayacak safsatadan ibarettir. Bu dil-gönül birliğini ortadan kaldırmaya uğraşanlar asla muvaffak olamayacaklardır... Bu işi bırakmaları ve şeytana uymaktan vazgeçerek, hayırlı işlere yönelmeleri herkesin menfaatinedir. Biz "öteki dünya" inancıyla, bu dünyanın tüm kötülüklerine ve meşakkatlerine tahammül ederiz. Bizim milletin şaşkınlarının dillerinden düşürmediği ve ilhamla gelen "Bize bir şey olmaz Abi!" sözünün derin anlamı budur...

Selam ve saygılar.

Mustafa Zeki ŞAHİN





From: "ahmet dogan Simsek ahmetdog...@gmail.com [UNITED-TURKS]" <UNITED...@yahoogroups.com>
To: ZEKI SAHIN <zeki...@yahoo.com>
Cc: "UNITED...@yahoogroups.com" <UNITED...@yahoogroups.com>; Metin ÖZTÜRK <renk...@yahoo.com>; Dumanol. UNITED-TURKS GRUP <dum...@hotmail.com>; Haydar Ates <ates....@yahoo.com>; Cesuryorum ... <cesur...@gmail.com>; Oraj Poyraz <oraj....@openmail.cc>; Ahmet Kılıçaslan Aytar <ahmetkilic...@gmail.com>; Nadir BIYIKOGLU <nbiyi...@gmail.com>; Dr. Kayaalp Buyukataman <k...@turkishforum.com.tr>; Dr. Erdal Sener- Turkish Forum <er...@turkishnews.com>; Tamer Olgun <htame...@gmail.com>; "united...@hotmail.com" <united...@hotmail.com>; Özcan PEHLİVANOĞLU <ozcanpeh...@yahoo.com>; Huseyin Taşar <htasa...@hotmail.com>; Kamil Ergenekon <kamiler...@yahoo.com>; Dr. Kayaalp Buyukataman <kbuyuk...@gmail.com>; Yasar Nuri Öztürk <in...@yasarnuri.com>; Neval Kavcar <neval...@yahoo.com>; Mehmet ERDOĞAN <oda...@gmail.com>; Mehmet Ali Şadoglu <mehmetal...@hotmail.com>
Sent: Tuesday, September 29, 2015 2:32 PM
Subject: Re: [UNITED-TURKS] PKK’nın patronları: Neden paniklediniz? (İbrahim Karagül)

 
Harp, hiledir. Hadisi Şerif.
PKK’yı, PKK’lıları ayırmadan halkla saldırıp savaşanlar büyüttü. PKK, NATO talimatı ile kurulmuş bir Türk ordusu gladiosu ya da adı her ne ise onun ürünüdür.
Bazı köyleri buraya PKK’lılar gelmiş isim listesini verin yoksa yarın gelip bütün gençlerinizi alırız diyen subayı tanıyıp ama sen geçen gün PKK’lıların arasında gelmiştin diyeni de alıp götürdükleri, Büyük İsrail projesinde Türk askerinin de kullanıldığının farkına varamamışsınız.
Ordu düzelmeseydi. Savaş sanayi de halâ ilerlemez PKK ile değil Kürtler ile bölünme savaşı yapıyor olurduk.
APO bir Devlet içi kuruluştur. Yıllarca tek gelirlerinin devlet olduğunu ve doğudaki O sırada mutlak geçerli olan, İslami dini yapıyı imha edip laikleştirmek ve batının istediği gibi dinsizleştirip ahlaksızlaştırmak amaçlı kurulduğu gibi pek çok şeyi gözden kaçırıyorsunuz.
Sovyetlerin ortadan kalması ile NATO düşman tanımlamasını kızıl tehlikeden yeşil tehlikeye çevirdi. 
Türk ordusu Savaş ihtiyaçlarından dolayı NATO’dan ayrılamazdı çünkü elinde olan modası geçmiş silahların mühimmatı dahi ancak NATO’nun gireceği bir savaşta bize verilecek şekilde bir düzene bağlanmıştı. Erbakan Başbakan yardımcısı ve Ecevit koalisyonunun ortağı olarak yedi  Arap ülkesini silah ve yakıt konusunda bizi desteklemeye ikna etmeseydi. Kıbrıs’a boş tabanca çıkıp perişan olacaktık.
Refah yol hükümeti sırasında PKK’ya mühimmat ve bazı Silahlar Kırıkkale askeri mühimmat fabrikamızdan gidiyor bilgileri üzerine Refah yol hükümeti Kırıkkale mühimmat fabrikasında sayım ve denetim yapmaya karar verince, Kırıkkale askeri silah ve mühimmat fabrikası tamamı ile havaya uçuruldu. Sivas ve Başbağlar köyü katliamları da devlet içi projesi idi. İç savaşı çıkarmak NATO ve ya müttefiklerimiz tarafından devlete bağlı yerli gladioya verilmiş dış destekli bir görev idi. Daha önce size özel yazmıştım. PKK nın ilk büyük katliamlarından olan Ömerli katliamı da sabaha kadar sürmüş ve çok yakındaki Jandarma alayı ya da taburundan kimse yardıma gelmemişti. Başbakan Özal sabaha kadar GKB lığını 30 ağustosa kadar vekaleten ve sonrada asaleten yönetecek olan Necdet Öztorun-a ulaşamamış. Jandarma birliği yukarıdan emir gelmedikçe müdahale edemeyiz demiş jandarma üst kademeleri de GKB lığı emir vermeden bizim yetkimiz yok diye yan çizmişti. Ogün konusunda, Vikipedia dan bir alıntı ve kısa yolu.
Pınarcık KatliamıPKK'nın 20 Haziran 1987 tarihinde, Mardin'in Ömerliilçesindeki geçici köy korucusu ailelerin yoğunlukta olduğu Pınarcık köyünde 16'sı çocuk 30 kişiyi öldürdüğü katliamdır.
Olayın olduğu gecenin önündeki gündüzde ben bir NATO’ya bağlı AB ülkesinin askeri ataşesi olan Yabancı Albay ile Erzincan ordu karargahına Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu ile görüşmek amaçlı gitmek üzere yola çıkan Ataşenin arabasını kullanıyordum. Ankara Erzincan yolunu doğrudan daha az zamanda gitmek yerine nedense Ömerli üzerinden gitmeye karar vermişti. Henüz olmamış o gece olacak olay mahalline yakın bir yerde ağaçların altında piknik yaptık ve sonrada yola devem ettik. O zamanlar bu kadar komplike işlerden haberim olmadığından not tutmak ya da hatıra yazmak aklımdan geçmiyordu. Erzincana vardık. O kadar çok iş seyahatleri yapıp geziyordum ki, o seferinde Ordu evinde mi yoksa otelde mi kaldığımızı tam hatırlamıyorum. O gece olay olup bitmişti bizim (en azından sadece benim) haberimiz yoktu. O günün akşamı Albay, Orgeneral ve ordu komutanı Sabri Yirmibeşoğlu'nun karargahta kendisi için verdiği akşam yemeğine davetli idi.
Kendime gazeteler aldım bazıları olayı erken haber almış ya da başbakan Özal tarafından haberdar edilmiş olmalı ki ya da Radyodan dinlemiş olmalıyım. Özal ateş püskürüyordu. Nasıl olurda da ben GKB vekiline ulaşamam. Ya daha büyük bir savaş çıksaydı diye. Daha sonra, GKB olsun diye GKB orgeneral Necdet Üruğ’un bir ay önce emekliye ayrıldığı Öztorun’u artık Özal onaylamayacağını ilan ediyordu. Araya devlet başkanı Evren girdi ama oda Özal’a kabul ettiremedi. Dolayısı ile Özalın istemiyorum bu herifi sözü yerine geldi ama???? O gün Albayı Yirmibeşoğlunun karargahına yemeğe götürdüm. Gece 23 belki 24 den  sonra geri aldım.
Albayın kafası iyi idi bir iki kadeh fazladan kaçırmıştı.
Otele giderken yolda sordum. Özal’ın Öztorun’u istemiyorum bu herifi sözleri ile aşağılayarak atamaktan vazgeçişi hakkında ne düşünüyorlar diye. Özal’ın işini bitirecekler derken başparmağını Roma arenasındaki gibi öldürülsün işareti şeklinde aşağıya çevirdi. Ama şimdi değil. daha sonra, daha sonra dedi ve ilave etti. Öfkeden çıldırıyorlar ama benim yanımda fazla konuşmak istemiyorlar. Yinede kendilerini tutamıyorlardı dedi. Davete gittiğinde de çıkarken de paşanın yemeğine davetli olan sivil giymiş subayların bana görünüşleri hepside komando subayı gibi güçlü azimli ve tam bir sporcu ya da uzak doğu dövüşçüsü gibi göründü.
Sabri Paşa yanıma gelip elimi sıktı. Sonradan Ömerli olayının olmadan önce yerini keşif yaptığımızı düşündüm. Çünkü Albay ile olay üzerine konuşurken sadece başbakan Özal kısmına giriyor ama o olaya fazla dalmıyordu. Asıl görüşmenin Ömerli olayı olduğunu ve sonuçlarını konuştuklarını fark ediyordum. Bu anlattıklarımdan, ileti listenizdeki kişilerin daha fazlasını da anlayacağından kuşku duymuyorum. Burada kesmeden önce artık saklamaya gerek yok. Hükümet ve tazelenmiş devlet yapımız sadece PKK, KCK falan ile dövüşmüyor. Neredeyse Bütün NATO ülkeleri ile savaşıyor. Kandil dağlarında ölen yabancı askerlerden hiç söz edilmiyor. Daha önce askeri birliklerimize saldıran bazı silahları yabancıların kullandığını da gazetelerden biliyoruz. 
Sabancının Kardeşi eğer Japonlar ile anlaşa bilecek kadar yaşamasına izin verilse idi Türkiye şimdi geldiğimiz noktaya çok daha önce gelecekti. Sabancı cı cinayetinin sanıklarından Fehriye Erdal’ı batılılar öne çıkardıkları Belçika olarak iade etmediler. Hapishanede, Nuriş kardeşlerler çetesi tarafından öldürülen Faillerden bir diğeri Mustafa Duyarı Uşak hapishanesinde Nuriş Kardeşlere öldürttüler. Sonrada onları da öldürmek için hapishaneyi yaktılar. Kendilerinin de öldürüleceğini anlayan Nuriş kardeşlerden Nuri Ergin Hapishanenin penceresinden gazetecilere ve halka, bu devlet bana Mustafa Duyarı öldürttü buradaki durumu veli abiye haber verin diye kendilerinin kurtulmaları için muhtemelen Gladio Tuğgenerali Veli Küçük-e haber verilmesi için bağırıyordu. (Not: Tutuklanmış olan Veli küçükten hala ne bir haber nede ses çıkmıyor)
Değerli Zeki Bey kardeşim. Bu olaylara yakından bakarsanız şimdiye kadar bu ülke ve devlet zaten bizim milletimizin elinde değildi.
Şimdi milletimizin eline yeni geçmeye başladı. Ordumuz da artık bizim ordumuz olduğu için silah geliştiriyor. Veresiye aldığı pahalı bombaları savaş pilotlarımızı yanlış koordinatlara gönderip artık dağa taşa atıp PKK yı kollamıyor. TC. Devleti artık, Hükümeti, Ordusu ve bazı bölümleri kripto Yahudiler ile FETÖ Siyonist örgütünün eline geçmiş, Bürokrasiyi öncelikle Kurtardığı için. PKK ile birlikten, içimizdeki İsrail’i, NATO ülkelerini iç işlerimize karıştırmamak üzere ülkeden tahliye etmeye çalışıyor. Artık bırakın düşmanın bizleri içine ittiği gayya kuyusu tartışmalarını. Hükümete saldırmak aslında Hükümet üzerinden,
TC. Devleti ile savaş da, yabancıların yanında yer almak anlamına geliyor. İki yüz yılda çökertildiğimiz yerden on yılda kalktığımız yer yeterli değildir. Ama seksen yılda da kalkamadığımız çok önemli bir yerdir.
Süper güçlerden kendimizi koruyabilmemiz için, bir iki on yıl daha gerekiyor.
Gerçek dünyaya bakarak gardımızı almamız gerekiyor.
Kişisel ihtiyaçlarımız ve ya heva ve heveslerimizin, hatta hayatımızı korumanında ötesinde. İlk işimiz geçmişimizin altında yattığı ve geleceğimizi üstünde kurmaya çalıştığımız ve halen üzerinde yaşadığımız bu vatanı topraklarını korumak kendimizi de devletimiz ile birlikte savunacak kadar güçlendirmektir.
Bu ülkede yaşayan vatandaş ve kardeş kavimleri kendimize isyan ettirip kara öküz sarı öküz kavgası yapıp çakallara kendimizi yedirmek değildir. Bu da ancak siyaseti yeteri kadar geliştirmek ve Devleti de adil ve Hukukun tam içinde hukuktan asla sapmayan bir Yargı yapılanması gerekiyor. Bunun içinde bizi bir birimize kırdırıp sonrada ihtilal yaptırtıp dışarıdan yeniden esaret bağları ile bağlayan askeri cunta anayasaları yerine milli anayasa yapıp, yargı diktatörlüğüne de son verilmesi aşaması geldiğimiz noktadaki eksikliklerde kurtarılarak herkes için adalet noktasına varıp dış kumpasları önlememize kalıyor.
Bir ülkenin varlığını sürdürmesi çok önemli iki şey olmazsa olmazdır.
Biri, güçlü ordu ikincisi adil yargıdır. Yakın zamana kadar bizde ikisi de yoktu. Nükleer bombalar ile uzun menzilli roketlerin düğmelerinin asker göndermeden ülkeleri çökertmeye yettiği Japonyanın iki atom bombası ile telime razı edildiği dönemlerde bizler süngü talimi yapmaya daha yıllarca devam ettik. Devlet sözde bizimdi ama aslında yabancılar yönetiyordu. Batı dünyası Japonya’yı çoktan atom bombası ile çökertmiş iken biz ilk nükleer santralı kurmaya harcayacağımız paradan çoğunu İçimizdeki Yahudilerin ve Tapınak şövalyelerinin bize pagan tempel’i olarak kurdukları Anıtkabir ile uğraşıp parayı mezar yapmaya ve bu arada da devleti soymaya çalışıyorduk.  Devletin malı deniz yemeyen domuz sözlerini artık tamamen lügatimiz dan ve bankalarımızı yüz milyarlarca dolar boşaltıp birde IMF den borç aldırıp onu da yiyen Kripto Yahudi ve masonlardan kesin olarak kurtarmamız gerekiyor.
Selam ve Saygılarımla 
A.D.Şimşek

29 Eylül 2015 05:35 tarihinde ZEKI SAHIN <zeki...@yahoo.com> yazdı:


İlaveten.....


Fazla söze gerek yok...

Gösterilmek istenenlerle gerçekler uyuşmuyor...

Saygılarımla..



From: "ZEKI SAHIN zeki...@yahoo.com [UNITED-TURKS]" <UNITED...@yahoogroups.com>
To: "UNITED...@yahoogroups.com" <UNITED...@yahoogroups.com>; Ahmetdogansimsek <ahmetdog...@gmail.com>
Cc: Metin ÖZTÜRK <renk...@yahoo.com>; Dumanol. UNITED-TURKS GRUP <dum...@hotmail.com>; Haydar Ates <ates....@yahoo.com>; Cesuryorum ... <cesur...@gmail.com>; Oraj Poyraz <oraj....@openmail.cc>; Ahmet Kılıçaslan Aytar <ahmetkilic...@gmail.com>; Nadir BIYIKOGLU <nbiyi...@gmail.com>; Dr. Kayaalp Buyukataman <k...@turkishforum.com.tr>; Dr. Erdal Sener- Turkish Forum <er...@turkishnews.com>; Tamer Olgun <htame...@gmail.com>; "united...@hotmail.com" <united...@hotmail.com>; Özcan PEHLİVANOĞLU <ozcanpeh...@yahoo.com>; Huseyin Taşar <htasa...@hotmail.com>; Kamil Ergenekon <kamiler...@yahoo.com>; Dr. Kayaalp Buyukataman <kbuyuk...@gmail.com>; Yasar Nuri Öztürk <in...@yasarnuri.com>; Neval Kavcar <neval...@yahoo.com>; Mehmet ERDOĞAN <oda...@gmail.com>; Mehmet Ali Şadoglu <mehmetal...@hotmail.com>
Sent: Monday, September 28, 2015 6:11 PM

Subject: Re: [UNITED-TURKS] PKK’nın patronları: Neden paniklediniz? (İbrahim Karagül)

 
Değerli Üstad,

Bu izahatınız inşallah duruma uygundur. Elbette farklı görünen durumlar için bizim gibilerin değerlendirmelerini de mazur görmek ve kızmamak, hatta, daha dikkatli ve azimli davranmak için bir mesnet olarak dikkate almak gerekir.

Biz Türklerin, alınıp satılmaktan ve bozuk para gibi harcanmaktan hiç bir kesime güvenecek ve bağlanacak hali kalmadı...

Bugün, gerek FETO terör örgütünü ve gerekse PKK terör örgütünü, gavurların tam itimadını kazanmış Kripto kimlikli Ermenilerin yönettiğini ve "paralel" çalıştıklarını görüyoruz... Daha önce, FETO terör örgütüne milleti ezdirenlerin kimler olduğu da bellidir... Onlar hilkar ve düzenbaz ayırımcılıkları ve kayırımcılıklarıyla toplumdaki Adalet-eşitlik ve Devlete güven duygusunu tamamen ortadan kaldırdılar. Bu kripto kimlikliler sadece FETO ve PKK terör örgütlerini yönetmiyor, söylemleriyle dinci geçinen ama eylemleriyle gavur dinli olduğu görülen  kesimde de  adeta futbol takımlarının teknik direktörü gibi etkin ve yetkin konumdalar... Politikaları belirlerken Türk unsurunu itip kakarak, kripto kimliklilerin yönettiği sözde Türkçü partinin kucağına atıyorlar...

Bu durum düzelmedikçe bu savaşta galip gelinemez...

Selam ve saygılarımla.

Mustafa zeki ŞAHİN

 





From: "ahmet dogan Simsek ahmetdog...@gmail.com [UNITED-TURKS]" <UNITED...@yahoogroups.com>
To: ZEKI SAHIN <zeki...@yahoo.com>
Cc: "UNITED...@yahoogroups.com" <UNITED...@yahoogroups.com>; Metin ÖZTÜRK <renk...@yahoo.com>; Dumanol. UNITED-TURKS GRUP <dum...@hotmail.com>; Haydar Ates <ates....@yahoo.com>; Cesuryorum ... <cesur...@gmail.com>; Oraj Poyraz <oraj....@openmail.cc>; Ahmet Kılıçaslan Aytar <ahmetkilic...@gmail.com>; Nadir BIYIKOGLU <nbiyi...@gmail.com>; Dr. Kayaalp Buyukataman <k...@turkishforum.com.tr>; Dr. Erdal Sener- Turkish Forum <er...@turkishnews.com>; Tamer Olgun <htame...@gmail.com>; "united...@hotmail.com" <united...@hotmail.com>; Özcan PEHLİVANOĞLU <ozcanpeh...@yahoo.com>; Huseyin Taşar <htasa...@hotmail.com>
Sent: Monday, September 28, 2015 2:52 PM
Subject: Re: [UNITED-TURKS] PKK’nın patronları: Neden paniklediniz? (İbrahim Karagül)

 
Yerli siyaset uluslar arası oyunları bozarak ilerliyor.
Sayın ve değerli Zeki Bey Kardeş
Bir şeyi atlamamalıyız.
Türkiye’nin yeni PKK politikası. Nush (Nasihat) ile uslanmayanı etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir. Politikasıdır ve Sivil halka PKK’nın gerçek yüzünü göstermek amaçlıdır.
Mevcut politika önce nasihat ile durumunuzu düzelteceğim terörü bırakın dedi ve çok konuda düzeltti.
Ama Kürtler değil, PKK Kürtleri söz ile değil silahla disipline etti. Zavallı insanlar devlet kendilerini PKK’nın zulmünden koruyamayınca çaresiz kaldı ve silaha boyun büktü. Çoluk çocuğu olup da onları korumak için boyun bükmeyen insan nadir bulunur.
Hükümet. Bunun üzerine barış süreci başlattı. PKK'nın arkasındaki yabancılar da kendi siyasetlerini kurup PKK’lıları Habur'a dağ kıyafeti ile gönderip Yahudi gazeteleri ile milleti kışkırttılar. Arkadaki güçler para ve silah verip uyuşturucu alıp PKK’lılara Habur sınır kapısında halay çektirdiler. Bizimkilerden barış sevmez MHP’liler de  Türk gençlerine harmandalı oynattılar ve süreci diğer partiler örgütler ve Siyonist haçlı devletlerin isteğine uygun olarak tıkadılar. Düşmanlar Siyonistler haçlılar ise sevinç içinde bu Türklerin de oyuna gelmekte Kürtlerden farkı yok diye bayram ettiler. Hükümet önce nasihat etti, sonra tekdir etti. Dışarıdaki haçlılar ile Siyonistlerin emrinde ki içeride ki sömürge valiliği ve ve İstanbul dukalığına bağımlı Partileri CHP ve HDP’yi azdırıp Demirtaş’ın bölgedeki herkesi sokağa çağırması üzerine Yezidi Kürler ile Ermeni Kürtler sokağa çıkıp Kurban eti dağıtan Müslüman Kürtleri de önlerine katıp ellinin üzerinde garibanı katlettiler.
Yahudi medya ve Fetö medyası CHP HDP yi yanlarına alıp, LGBT yani Lezbiyen gay biseksüel ve travestiler organizasyonunu yanlarına alıp Kürtler ile alakası olmayan PKK'lıları ahlaklarına uygun olduğu için destekleyip seksen MV li ile meclise soktular. Ama Artık LGBTnin desteği ile gelenlerde onlar gibi LGBT’ler gibi davranıp siyaseti bırakıp PKK ya start vermeleri için Bürükselden icazet aldılar. Ve ortalığı yakıp yıkmaya PKK sizi tükrüğüyle boğar diye meydan okumaya başladılar. Bu arada Hükümet Başkomutan Erdoğan ve GKB ile bunlara artık kötek zamanı geldi deyip kötek atmaya başladılar.
İmdi. Eğer Erdoğan politikadaki hamlelerini satranç oynarcasına yerli yerince düşmana fark ettirmeden yapmasa idi. Uçaklarımızı Irak’a sokacak anlaşmaları çok daha önce imzalatamaz ve PKK Amerika’nın da Türkiye’nin de düşmanıdır sözünü W.Bush-a kabul ettirip söyletmese idi. 
Gök yüzüne batı dışında kendi yazılımlarımız ile Göktürk uydusunu yerleştirmese idi. İnsansız hava araçlarını İsrail ve batı ile Türkiye’ye eş zamanlı bildiren ithal İHA lara muhtaç kalsa idi. Uçaklarımız Irak’a girince daha önce yaptıkları gibi uydu üzerinden uçaklarımızın aygıtlarını durdurup hava da kaybolmalarını ABD ve batı becere bilse idi ve bunlara karşı ASELSAN’dan şehit edilen genç bilgi mühendislerimizin izlerini takip edilip şüpheliler temizlenip yeni yazılımlar ile hem bu gizli saldırılar önlenip hemde mağaralara sığınaklara yerin altına 40 metreden fazla giren ve içeride patlayan bombalar üretilmemiş olsa idi. Kendi helikopterlerimiz dağlardaki teröristleri vücut ısılarından takip edemiyor olsa idi şimdi vardığımız sonuçlara başka bir hükümetin idaresinde kesinlikle varamazdık. Çünkü tek dışarıdan bağımsız ya da diğerlerine kıyas ile pek az bağımlılığı kalmış hükümet dışında Türkiye’yi hükümetler değil Dış güçler ve Yahudi medyası yönetmeye devam ediyor olurdu. Zamanlı zamansız harmandalı oynamak ile PKK adı altında dünyanın en büyük çete ve örgüt organizatörleri olan İngiliz ABD İsrail. Suriye Almanya Fransa ve daha Ermenistan İran Suriye gibi yedi değil belki on yedi düvelle PKK görüntüsü altında savaşa bilirm idik. PKK adı altında kritik saldırıları yapanların batılı ordulardan yetişmiş uzman yabancılar olduğunu devlet bilmese idi eskisi gibi PKK ile karakucak dövüşe girse idi halimiz nice olurdu.
Yunan Ordusu kendi topraklarında savaşmadı, ama aynı ülkeler adına savaşıp onların desteği ile bize karşı savaştı ve kaybetti. Şimdi çöken PKK değil Arkasındaki ülkelerdir.
Siyaset de bir savaştır. Hem de savaşın beynidir. Farkında iseniz İçerideki Medya baronu Aydın Doğan medyasına ve Türkiye’yi iki de bir de soyup soğana döndüren dış destekli Siyonist sermayeye geldi.
Türkiye Cumhuriyeti hükümeti devletimiz adına yüzlerce cephe de savaşıyor.
İçimizde ki PKK dışında kalan bir sürü çakallar, LGBT, ve sözde partiler Siyonist medya da TC.Devleti ve Hükümetine saldırıyorlar. Bu çok karmaşık, girift ve çok tehlikeli hayat memat savaşımızda çevremize dikkatli bakarsak dost bilinenlerinde Türkçülerinde Kürtçülerinde arkalarında Yerli kripto Yahudilerin İngilizler ile birlikte oyun kurup sonrada aralarında gladyatör dövüştürür gibi şu kazanacak bu kazanacak diye kumar oynayıp keyiflendiklerini görmek için sadece basireti açık olmak yeterli olur.
Başından beri, ben Türkiye de bu kadar ustaca siyaseti yöneten başka bir siyasi görmedim. 
O halde bu düşmanlık neden. Talat Paşaya sormuşlar. Artık Abdülhamit’i indirdik şimdi ne yapacaksınız. Talat paşa duraklar biraz soluk aldıktan sonra biz sadece onu indirmeye odaklanmıştık. Başka bir şey düşünmedik ki. Diye cevap vermiş. Bereket Erdoğan’ı İktidara taşıyan Her kesimden derin devlet, seçimini iyi yapmış ve arkasında görünmeden dimdik durmaktadır. Geçende biri sordu. Neden PKK ile savaşı Askerin emrinden alıp yerel askeri de polisi de istihbaratı da Valilerin emrine verdi diye. 
Bende şu cevabı yazdım. Oradaki Asker ve polis lojmanlarından HDP ye çıkan oylar % 60 ı buldu.
Hükümet onları oraya sürerken ne mal olduklarını da biliyordu. 
Bu polis, yerel istihbarat ve askerleri, Ankara merkezli askerin emrine verseydi kimin ne olduğunu orduya ve Polise yargıya İstihbarata sızmış olan Siyonist FETÖ örgütünden ya da sadece hükümet düşmanı olduğu için asıl hedeflere değil de masum hedeflere saldırıp hükümeti düşürme amacı dışında bir boka yaramayan kişiler ile Kötek atma sırasına nasıl ulaşa bilecektik. Vali Jandarma askeri birlik Polis ve istihbaratın bölge yöneticilerini toplayıp sonra karar veriyor ve biri diğerlerini yanıltamıyordu. Halkın içinde halka zarar vermeden içerideki şehir savaşını Hükümetin tayin ettiği güvenilir valiler yönetiyordu. Kimse eskisi gibi alınıp ortadan kaybedilmiyordu. PKK dağ kadrosu ise Ordunun yönetiminde idi. Dağlıca sınır kaçakçıları oyunlarını içeriden kuran askerler temizlendi. Orduda Antalya da golf oynadığı için kendisine günlerce ulaşılamayan ve sorulduğunda da ben kendim mi gidip bombalasaydın diyen Çakma Hava k. Komutanları ordudan temizlendi. HV kuvvetlerinin başarıları sadece PKK’yı değil arkasındaki dünya güçlerinin de bazılarını pataklıyordu. Bolu dan getirilen Bordo berelilerden bazıları geri çağırılmamak için düşmanı kıstırınca telsizleri kapatıp sonra savaşıyordu.
Bütün bunlar Türkiye’nin daha yeni tam anlamı ile devlet olduğunun ve askerin asker, yiğidin yiğit, polisin polis, istihbaratçılarında canlarını ortaya koymuş çekinmeden düşmanın içinde yaşayan kahraman savaşçılar olduğunun ve devletimizin de artık gerçek milletimize yakışır bir devlet olduğunun göstergeleridir.
Yahudi Siyonist ve CIA’nın, Fetö terör örgütünün medyalarının artık sazanları uyutsa da devletten kimseyi uyutamadıkları açıkça görünmektedir.
Ordumuzla askerlerimiz ile Hükümetimiz ile Çetecileri katilleri zindandan çıkarıp AKP hükümetini düşürecek bombalı eylemler yapsınlar diye serbest bıraktıran MHP nin kendi partisinden kimi aday gösterse seçilecekken CHP’nin Çakma Cumhur başkanı adayı sonradan nankör kedi demek zorunda kaldıkları Ahmet Necdet Sezer gibi Türk milletine selam vermeyip İsrail parlamentosundaki konuşmasına Şalom (İbranice Selam) diye başlayan, ya da Demirel gibi yüksek dereceli mason devlet adamlarının büyütüp azdırdığı teröre ve dış baskılara rağmen.
Devlet Türkler tarafından nasıl yönetilirmiş en güzel temsil edip gösteren CB. Erdoğan’a bu kin ve nefreti terk etmek zamanı gelmedi mi?  Gelmedi gelmeyecek bizler istemezükçü kullanılmak dan hoşlanırız diyenlerin ne istediklerini bilmeden sadece yıkıcılık yaptıklarını da artık anlamaya başlamalıyız diye düşünüyorum. İnsanlar Siyonist kuklaları gibi konuşmayı artık terk etmeliler. Yoksa sonunda kendileri mahcup olurlar.
Selam ve Saygılarımla
A.D.Şimşek

28 Eylül 2015 11:23 tarihinde ZEKI SAHIN <zeki...@yahoo.com> yazdı:


Değerli Üstad,

Heyecanlı Metin ÖZTÜRK kardeşimizin temennisine yürekten bir "amin" diyorum...

Yıllar önce bölücü kesim milleti aldatıp "çözüm" dedikçe biz bunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti için bir "çözülme" olarak uygulanmaya alındığını yazıyorduk...

"İbiraamm" da askerin müdebbir tutumunu görünce pabucun bu defa pahalı olduğunu anlayıp "tövbekar" rolüne soyunmuş... Tövbeleri kabul etme merhameti yüce Allah'ın takdirindedir.. Biz faniler "kısas" ve "misilleme" ile hareketi tercih ederiz..

Saygılarımla.




From: "ahmet dogan Simsek ahmetdog...@gmail.com [UNITED-TURKS]" <UNITED...@yahoogroups.com>
To: "united...@yahoogroups.com" <UNITED...@yahoogroups.com>
Sent: Monday, September 28, 2015 9:33 AM
Subject: Re: [UNITED-TURKS] PKK’nın patronları: Neden paniklediniz? (İbrahim Karagül)

 
Metin Bey
Sizin bazı şeyleri öğrenebilmeniz ve yalancı medyanın kuyruğuna takılı kalmaktan kurtulmanız için daha kaç fırın ekmek yemeniz gerektiğini bilemem ama bu gidişle kılavuzu karga olanın durumuna düşmekten kendinizi kurtarmaya çalışmanızı tavsiye ederim.
A.D.Şimşek

27 Eylül 2015 21:25 tarihinde Metin ÖZTÜRK renk...@yahoo.com [UNITED-TURKS] <UNITED...@yahoogroups.com> yazdı:


 
Sevgili Arkadaşlar,



Bir de bu yazarın, aynel arap olayları yalandan pkk'lıların isyanı 53 kişinin katledilmesi, hükümetin pkk'lıların pyd li maskesi altında ülkemizden güle oynaya o bölgeye ağır silâhlarla gönderilişi sırasındaki yazılarını okuyun.

O kadar dendi ki. Bunlar yarın birgün ülkemize mehmetçiğe kurşun sıkacak. Bunları ne diye ülke sınırından güneyimizi çevirmeye gönderiyorsunuz.

Bunlar da barış insanlık falan diye martavallarla milleti uyutuyorlardı.

Yersen, duruma göre yazı.

Otur köşeye söyleneni yaz paranı al işine bak.

Yeminle ak parti ve şurakesı içinde binlerce akşeytanlar var.

Millet uyandı, ak partinin veledi pkk, pyd ve bölücü unsurlarla nasıl içli dışlı olduğunu anladı.

Buzdolabına koyduğu şeyi de anladı.

İnşallah Ak parti mak parti kalmayacak, seçimle büyük bir yenilgiye uğrayacaklar. Hem feto ajan ve şeytanları hem akpkk ajan ve şeytanları hesap verecek idam geri gelecek. Her gün en az 50 idam.

O zaman bakalım abd şeytanları, alman, yahudi v.b bütün haçlı unsurların içimizdeki yumurtaları ne yapacak.

Her gün 50 idam. Yarısı yabancı ajan provakatör.

Yakındır.


 

Gönderilen bu e-posta için gönderici asla sorumlu olamaz. Gösterilen kaynaklar dahi sahibini sorumlu yapmaz. Bu e-posta size uygun gelmiyorsa silinmesi gerekir.
 
Sevgi ve Muhabbetlerimle
Metin ÖZTÜRK
Elektronik Yüksek Mühendisi
GSM     : 0542 225 6161
              : 0534 294 6161



On Sunday, September 27, 2015 9:00 PM, "ahmet dogan Simsek ahmetdog...@gmail.com [UNITED-TURKS]" <UNITED...@yahoogroups.com> wrote:


 
Çok dikkale anlayarak okunması gereken konusunda uzaman İbrahim Karagül yazısı.
A.D.Şimşek
İbrahim Karagül

İbrahim Karagül

    PKK’nın patronları: Neden paniklediniz?

    3.4B 457 2.9B 24 
    04:00 Eylül 23, 2015
    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby'nin; “YPG dostumuz, ortağımızdır” açıklamasına, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in “Türkiye hava operasyonlarını durdursun” dediği yönünde iddiaları da eklersek, “Nasıl bir tehditle karşı karşıyayız, içerideki iktidar operasyonuyla dışarıdaki çevreleme operasyonu arasında nasıl bir bağlantı var” sorusu çok daha ölümcül bir hal alır.
    <
    ...

    __._,_.___

    Posted by: ahmet dogan Simsek <ahmetdog...@gmail.com>
    Reply via web post Reply to sender Reply to group Start a New Topic Messages in this topic (1)

    .

    __,_._,___


    Reply all
    Reply to author
    Forward
    0 new messages