DİYARBAKIR YÜRÜMEDİ!

0 views
Skip to first unread message

Bedrettin Keleştemur

unread,
Mar 3, 2016, 7:52:05 AM3/3/16
to Günışığı, Vedat Günışığı, Alim Gerçel, Emin Giray, Günerkan Bey, A.Güçlü, mirac kelestemur, Mehmet Uluğtekin Yılmaz, Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, M.Emin Ulu, m.aksoy_33, medya23, Seyirci 23, Rüstem Kadri SEPTİOĞLU, Lütfü Şehsuvaroğlu, saadetc...@yahoo.com, Sefer Demir, Süleyman Doğan, Bedrettin Keleştemur, A. Feyzi Bingol, Ahmet Tevfik Ozan, Fatih Yılmaz, Fatih Yılmaz, Tan yıldırım, turkiye-icin-el-ele, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, Tahsin Öztürk, T.Edebiyatı, S. K. TURAL
DİYARBAKIR YÜRÜMEDİ!

Bedrettin KELEŞTİMUR

Diyarbakırlıdan örnek sağduyu!

Vicdanlarınız rahat olsun!

Diyarbakır için bizler, “Nebiler Şehri…” diyoruz!

Diyarbakır için bizler, “Anadolu’nun Medine’ye açılan kapısı” diyoruz!

Mekke ve Medine’den sonra en fazla Sahabe Makamı barındıran şehir…

Diyarbakır için bizler, “sanat ve edebiyatın devasa simalarını
yetiştiren…” şehir diyoruz!

Diyarbakır için bizler, “Harput ve Mardin’le birlikte Artuklu Şehri…” diyoruz!

Birçok güzellikleri özünde toplayan, “kutlu şehir…” diyoruz!

Diyarbakır Şehrimizin, “manevi ruhaniyeti…” karşısında eğilirim!

*** ***

Basında bir haber yer aldı;

Diyarbakır insanı çağrılara rağmen, “Yürümedi…”

Bunun anlamı ne demektir?

Bu kadim şehre yaptığınız kötülükler, “yeter artık!”

Şehirlerinde, “bir kimliği…” var.

O kimliğe, ne asabiyet ve ne de ırkçılık hiç yakışmıyor.

Şehrin, “ruhaniyetini…” incitiyorsunuz!

Diyarbakır, “Sur Mahallesi…”

Bilgisayarınızın tarama motorunda; “şahadet…” yazınız;

Bugün için 138 bin sonuçla;

“şahadet…” ve “Sur…” çıkacaktır.

“şehitlerimizle…” yükselen bir makam!

Kendi haline, sessiz sessiz ağlayan mahalle…

O mahallenin ufkunda, “Medine’nin ruhani iklimi…” var, efendim!

Diyarbakır insanının sağduyusunda; “vicdan muhasebesi…”

Artık yükselen bir ses, “kötülerle/ kötülüklerle birlikte…” yürümüyorum!

Diyarbakırlı, benim yolum; “sırat-ı müstakim yolu…”

“Yeter artık…” diyor; “incitme atanı…”

*** ***

Nimete şükretmeyenler,

Kanaat göstermeyenler,

Ve sürekli, “haddi aşanlar…”

Biliniz ki, “Allah kuluna zulmetmez!”

Sizler, ‘gaflet içerisinde…’ Kendinize ve ülkenize zulmediyorsunuz;

Dilleriniz ve kalpleriniz, “farklı şeyler…” söyler!

Bunun adı, “iki yüzlülük…” riyadır!

Gün doğumunda farklı,

Gün batımında, “farklı bir yüz olmak!”

Dolayısıyla, ne adil olabildiniz;

Ve nede, “yakanızda bile…” gül taşıyamadınız!

Bu millete, “gülümseyemediniz de…”

Dünya, “küçüldü…” efendim!

Sizlerin, ‘yürekleri de…’ bölük pörçük!

Aklınız, marifetinizle; “göçük altında…”

Tarih, sizleri “sorgulayacak…”

Yerin üstünde de, yerin altında da, “hesap terazisi…” mizan var efendim!

Sözümü bu milletin, “vefalı…” ve de, “kurşun işlemez sabrıyla…”
kutlamak isterim.

Biliyorum, “coğrafya’m terörle birlikte değil…”

Hiçbir zaman olmadı/ veya olmayacakta.

21 asır, şüphesiz ki, bu millete “tebessüm ediyor!”

*** ***

ÜNİVERSİTE YOLUNDA…

13 Mart 2016 Pazar Günü, “YGS Sınavları…”

173 İl ve İlçe Merkezinde,

Takriben, 7300 bina, 117 bin Salonda;

303 bin Görevlinin denetiminde;

“2 milyon 178 bin 563 aday…” ter dökecekler!

Bu bir, “bilgi yarılmasıdır…”

Netice de, “emeğin zaferidir…”

*** ***

Elazığ’dan; Türkiye’ye seslenmek istiyorum;

Huzur ve Güven anlamında, Elazığ İlimize;

“Doğunun-Batısı…” diyoruz.

Elazığ, Türkiye’de; “yereli aşarak…” günümüzde;

Bir önemli, “Üniversite…” şehridir!

Bu yıl, kuruluşunun; “41. Yılı kutlanıyor…”

Elazığ Şehrinin de, en büyük “katma değeri…”

FÜ kampüsü, “sosyal tesisleri…” ve “park bahçeleriyle de…”

Mimari bir zevk ve estetiğe sahiptir.

Kendinizi, toprağa daha yakın; doğal bir atmosferde hissediyorsunuz.

*** ***

Bir fidan dikersiniz;

Kökleri giderek toprağın derinliklerine doğru iner;

O diktiğiniz fidan, bakımlı bir büyük ağaç olur…

Köklerle birlikte, ‘gövdesi…’ irileşir;

O gövdeden, “dallar…” fışkırır!

İşte, o bakımlı ağaç, “Fırat Üniversitesi…”

O ağacın dalları, “fakültelerimiz…” ve “bölümlerimiz”

Her yıl olgunlaşan meyvesi; “öğrencilerdir…”

Bu ülkenin geleceğidir!

*** ***

Fırat Üniversitesi için en güzel ve zarif tarif;

81 İlimizden gelen öğrencilerimizle birlikte;

“Türkiye’nin Toplamı…” diyoruz!

Günümüzde, ilim dünyasıyla;

“entegre...” olan yani coğrafyayla “bütünleşen” bir Üniversitemiz!

Elazığ Şehri için, “Doğu’daki Batı” diyoruz!

“Şehirleşme…” kültürü, bir asır öncesinden başlar;

Elazığ Şehri, “narin, zarif, düşünen, vefalı, fedakâr…” insanlarıyla;

Bu coğrafya’da, “Harput Beyefendisi…” olarak tanımlanır.

Burada, “şehre sahiplenmeliyiz…”

F.Ü. Eğitimde, Türkiye Üniversiteleri arasında;

Çok önemli başarılara sahip...

Bilge yüzüyle bu şehre sürekli tebessüm eden aydını!

Anne ve Babalar, sizlerden Fırat Üniversitesini;

“Yakından…” tanımanızı; bölümler hakkında incelemeler yapmanızı,

Tavsiye ederim… Başarıyı, o zaman göreceksiniz!

*** ***

12 Şubat 2016 tarihinden itibaren,

Fırat Üniversitesi, NGK Anadolu İletişim Meslek Lisesi,

Ve Kanal 23 TV ile birlikte; “Kariyer Yolunda…” isimli programı
hazırlamaya başladık!

Bu programlarda şunun farkına varmaya başladım;

F.Ü. bu şehirde, “gizli bir hazine…”

Üniversitemizi, “el ele, yürek yüreğe” vererek büyültebiliriz!

Üniversitemizden, “toplumun bütün kesimlerine”

Danışmanlık Hizmeti alınmasını öneriyorum!

Ve özellikle de, AB ağırlıklı ve SODES, “projelerinin…”

“Üretime…” yönelik olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.

Özetle, Elazığ’ın en önde gelen projeleri arasında;

“eğitimi, sağlığı…” ve diğerlerini sayabiliriz.
DİYARBAKIR YÜRÜMEDİ.docx
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages