---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
From: Habip Hamza ERDEM <
habip...@gmail.com>
Date: Sun, 31 Aug 2014 21:06:20 +0200
‘STRATEJİK DERİNLİK’
Burada Dr Davutoğlu’nun ‘Stratejik Derinlik’ tezinin
ele alınması yerine, öncelikle Fransa’da ‘Soğuk Savaș’ sonrası gelișen ‘Yeni Sağ’ın ‘stratejik derinliği’ ve onun dūnya genelindeki ‘yansıma’larına
değinilecektir.
Dr Davutoğlu’nun ‘restorasyon’ ya da ‘yeni’ Tūrkiye’si
ile Avrupa’da yūkselen ‘Yeni Sağ’ arasında ‘paralellik’ kurulup
kurulamayacağına, uygulanan ‘politika’lar kadar tasarlanan ‘strateji’lerin ‘derinlik’ine
bakılarak karar verilebilir.
Bu amaçla kimi temel ‘kavramsal’ araçların tanıtılmasına çalıșılacaktır.
Meta-politik
Nieztche’nin
‘būyūk politika’ (grande politique)’sına gönderme yapan Meta-Politik terimi, Fransızca’ya,
Joseph de Maistre’in önemli
bir çalıșmasına yazdığı (1) ‘önsöz’de (1814) Alman idealizminin teknik
sözcūklerinden biri olarak girer : « Ȫyle sanıyorum ki, diyor yazar, meta-politik Alman filozofların fizikten
fizikötesini (metafizik) ayırmak istedikleri biçimde politikadan da politikaötesini
ayırmak için bu sözcūğū ileri sūrdūler. Ancak, sıradan bir politika-ötelik olma
yerine, gözlemciler tarafından, bilimsel açıdan ‘politikanın metafiziği’ olarak
ele alınmasında yarar vardır ».
1906
yılından itibaren Moeller van den Bruck tarafından sisyasal/felsefesî bir proje olarak
geliștirilen ve ‘muhafazakar devrimcilik’ terimiyle anılan ‘dūșūnce akımı’nın uyguladığı
politikaların adı oldu. Mufafazakar devriciliği diğer ‘Devrimcilik’lerden ayırıcı özelliği, ‘darbe’ yerine, Weimar Cumhuriyeti döneminden itibaren, Almanya’da ‘uç sağ’ın anti-demokratik eğilim
ve etkinliklerini dile getirmek için kullanılmakta olan ‘meta-politik’ uygulamalarıyla
istenilen amaca ulașmak çabasıdır.
Fransa’da
ise, 1968 yılında, GERECE’in (2) kurulușuyla birlikte yeniden kullanılmaya
bașlanmasına değin ciddî herhangi bir ideolojik-politik çalıșmada yeralmaz.
Salt adsal (subtantif) bir politika-ötelik yerine, niteliksel (politikaötesi
mūcadele) olarak; spekūlatif anlamda felsefe, tarih ve politikaya
gönderme yaparken; stratejik anlamda da etkin bir politik pratik
kuramına, ideolojik ve kūltūrel gūç ilișkilerini ‘anlamaya’ ve politik
mūcadelenin ‘ūstbelirlenmesi’ (surdétermination) ilkesine
dayanmaktadır.
Bu ikinci
anlamda, bir ‘kūltūrel devrim’ amacından bile sözedilebilir.
Ludwig von Mises’in “dūșūnceler ancak
dūșūnceler tarafından alt edilebilirler” görūșūne benzer biçimde Fransa’da ve
giderek tūm Avrupa’da etkin olacak ‘Yeni Sağ’ adlı bir dūșūnce akımı
geliștirildi. Dergileri: ‘Yeni Ekol’. Bu akımın öncūlerinden Jules Monnerot’ya göre, ‘Action Française’den sonra kurulan ‘tek’ sağcı ekol olur (1970).
‘Yeni sağ’
ortaya çıkarken, çalıșmalarının politik gelișmelerden uzak durup onları
kūçūmsemeyeceklerini ama ‘kesinlikle’ politik davranmayacaklarını da ilan
ediyorlardı.
İlginç bir
biçimde, ‘politik islam’ın da bașlangıçta benzer bir ‘strateji’ ile yola
çıktığının altını çizelim.
Fransa’daki ‘yeni
sağ’ın öncū dūșūnūrleri, ‘varlık nedenleri, çalıșma yöntemleri ve amaçları’nın ‘bașka
yerde’ aranması gerektiğini ileri sūrūp, bu bașka yeri de ‘metapolitik’ olarak tanımladılar (3).
Bu ‘metapolitika’,
bir ‘dūșūnce kurumu’ (société de pensée)
olarak GRECE ‘in kuracağı ‘dūnya görūșū’ne dayanan, uzun erimli ve tarihsel nitelikte
olan, salt Fransa değil ama tūm Avrupa halklarının kendi geleceklerine
kendilerinin karar verecekleri bir ‘kūltūrel devrim’ hazırlığına dayanmaktadır.
Meta-Kuram
Politika ‘kuram’sız
olmaz. Meta-politika’nın da kendine özgū ‘kuram’ları ve giderek bir ‘meta-kuram’ı
olacaktı. Hatta dilden bilime, psikolojiden
ekonomiye, devletten uluslararası ilișkilere değin her alanda bir ‘meta-kuramlar
yelpazesi’ (4) oluștu.
Bir kısım
araștırmacılar, meta-kuramın somut gerçeklik ile ilgisi olmadığı ve onun salt ‘kuramlar
kuramı’ olarak ele alınması gerektiğini ileri sūrseler de; özellikle ontolojik
ve epistemolojik temelleri bakımından çoğu kez soyutlama dūzeylerinde ‘karıșıklık’
ve hatta ‘açmaz’lara sūrūklenen ‘meta-kuram’lar ūretilmeye bașlandı.
O arada
Marksist ‘bilinç’ ve ‘anlama’ kuramlarının da, bir bakıma ‘meta-kuram’
bağlamında değerlendirilebileceği ileri sūrūlmūștū (5).
Ilginç olan,
‘Yeni-Sağ’ın ‘kūltūrel’ denilen ‘öğretileri’ de önceden hazırlanmak
yerine, pragmatik olarak uygulandıkları ‘metapolitik’ bir strateji içinde,
değișken bir etkilinlik kazanmakta ve politik mūcadele içinde ‘pratik bir değer’e kavușmakta idiler.
Strateji ve Derinlik
Ancak zamanla bir araștırma grubu olarak değil ama
‘Avrupa genelinde’ bir politik grup gibi çalıșmaya bașladıkları görūlmektedir.
Kușkusuz ‘görūldūkleri’ kadarıyla.
Oysa görūlemedik kısımları görūndūklerininden çok
daha derinlere uzanmıș durumdadır.
Ȫğrenci kurulușlarından meslek kurulușlarına, yazılı
ve görsel medyadan ‘araștırma kurulușları’na değin etkin bir ‘meta-politka’
uygulamaktadırlar.
Bu araștırma kurulușlarında da sūrekli olarak yeni ‘meta-kuram’lar
ūretilmeltedir.
Tūrkiye’de, son yıllarda mantar gibi biten ‘stratejik
araștırma’ kurumlarının bunlardan etkilenmediklerini dūșūnmek olası mıdır?
Dr Davutoğlu’nun ‘Stratejik Derinliği’nin de ‘uluslararası
akademi’lerin ‘derinliği’ kadar olabileceğini tahmin etmek pek zor olmasa
gerek.
Ve tam da bu nedenle, ‘strateji’lerdeki ‘sığ’lığın, uygulanan ‘politika’ların ‘katı’lığına yol açtığı ileri sūrūlebilir.
Meta-kuram’larından ‘kuram’ çıkarıldığında ise
geriye salt ‘metal’ kalmaktadır.
Habip Hamza Erdem
_______________
(1) Joseph de MAISTRE, Essai sur le principe générateur des
constitutions politiques et des autres institutions humaines, 1814. 1814
Yılının Fransa’da ‘Restorasyon Dönemi’nin bașlangıç yılı olması salt bir ‘raslantı’
olabilir.
(2) GRECE, (Groupement de Recherche
et d’Etudes pour la Civilisation Européenne) Avrupa Uygarlığı(nı) Araștırma ve İnceleme
Grubu (1968)
(3) Pierre André TAGUIEFF,
« La Stratégie culturelle de la ‘Nouvelle Droite’ en France
(1968-1983) », Fașizm mi Dediniz ?
(Vous avez dit Fascismes?), Robert Badinter (éd), Arthaud/Montballa, Paris, 1984 içinde pp:13-153
(4) Eric
THOMAS, « Le Spectre de la métathéorie », Etudes internationales, vol. 36, n°3, septembre 2007 pp: 383-403
(5) Habip Hamza Erdem, “Toplumsal Eylembilim”, Ȫrūtbağ, 12 Șubat 2012
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.