*** Ramazanlarda otobüs, metrodakilere su ve kumanya verebiliriz veya karlı günlerde arabamıza termosla çay alıp sıkışan trafikte ilerleyemeyen araçlardaki üşüyen yaşlılara çay ikram edebiliriz.
*** Bayram öncesi veya okulların açılmasından önce fakirlerin genelde gittiği mağazalara gidip kulak misafiri olabiliriz. Mesela, çocuk bir ayakkabı beğenir ve babası mahcup bir edayla, ama kızım paramız yok, der. Bunu duyunca o ayakkabıyı alsak ve onlara yetişip hediye etsek ne güzel olur... Hem onlar sevinir, hem de içimiz huzurla dolar...
*** Cebimizde sürekli şeker bulundursak, işten dönüşte sokakta oynayan çocuklara verebiliriz, babam gibi...
*** Akşam yemeğinden sonra yemek için pastaneden aldığımız tatlıdan, yarım kilo fazla alarak komşumuza tabakla yollayabiliriz.
*** Mahallemizdeki hasta komşu ve engellileri ziyaret edip sohbet ederek moral verebiliriz.
*** Facebooktan dostlarımıza mesaj yazıp hal hatır sorabiliriz.
*** Havalar soğuyunca aç kalan kuşlar için penceremizin önüne veya balkonumuza ekmek kırıntıları koyabiliriz.
*** Kendimizin uyguladığı ve mutlu olduğu şeyleri Facebooktan paylaşalım ki, arkadaşlarımızda mutlu olsun. Namaz, kek tarifi, bir engelliye selam verdim öyle sıcak gülümsedi ki, gibi...
*** Cuma namazı çıkışı Kuran kursu için yardım toplayan kadına bozuklukları değil, 10-20 tl verebiliriz.
*** Aç bir kediye süt içirebiliriz.
*** Özellikle engelli simitçilerden 5-6 fazla simit alarak hem onu sevindiririz, hem kendimiz yeriz, hem işyeri arkadaşlarımızla paylaşır, hem de akşam çayın yanında çocuklarımız için çok güzel bir ikram olur.
Bütün bu ve benzer iyilikler ile, hem muhataplarımızın gönlünü hoş etmiş oluruz, hem de müthiş sevaplar kazanırız. Çünkü sayılan konularla ilgili pekçok ayet ve hadis vardır...
Hergün küçükte olsa birkaç iyilik yapalım.
Çünkü Allah zerre miktar iyiliği bile zayi etmez.
“Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlemişse, onun mükâfatını alacaktır. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa, onun cezasını görecektir. ”
(Zilzal suresi 7,8. ayet)
Celalin Penceresinden