Google Groups Home
Help | Sign in
Recent pages and files
TurkEgitimSen    

TÜRKİYE SEVDAMIZ, EKMEK İÇİN KAVGAMIZ!

Hayatta bir gayesi olmayan insanlar,
bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler;
onlar gitmezler, ancak suyun akışına kapılırlar.
Seneca

SAKIN SENDİKALI OLMAYIN

Yıllardır hep sizlere gelindi, sendikalı olmanız için dil döküldü. Sendikalı olunca neler kazanacağınız, neleri değiştirebileceğiniz, sendikalı olmanın ne demek olduğu, örgütlenmenin önemi anlatıldı. Ülkenin aydın insan sıfatı taşıyan eğitimcilerinin demokratik oluşumlara katkı vermesinin gereği anlatıldı.


Aslında bunları size anlatandan daha iyi biliyordunuz belkide. Sizin zaten bildiğiniz şeyleri birileri gelip inatla, bıkmadan, tekrar tekrar anlatıyor, dergiler, broşürler, bültenler, afişler hazırlıyor, nedenini bir türlü anlayamadığınız bir azimle bunları sizlere ulaştırıyor, bu iş için emek, zaman ve para harcıyordu. Eğitimi ve eğitimciyi ilgilendiren bir sürü konuda idareye karşı çıkıyor, davalar açıyor, eylemler yapıyor, sizin de faydalandığınız haklar elde ediyorlardı. Bazen cezalar alıyor, bedel ödüyor, uslanmıyor, yerlerinde rahat durmuyorlardı.


Galiba bunların akıllarından zoru vardı. “Bu insanlar şahsi bir menfaatleri olmadığı halde neden böyle çırpınıyorlar, acaba haklı olabilirler mi?” diye düşünmek boşa kafa yormaktı.


Tabi ki siz zeki birisi olarak, akıllıca hareket edip sendikalı olmadınız. Bu hakkın size demokratik hak olarak verildiği, kullanılmasının çağdaş ve aydın birey olmaya işaret olduğu safsatalarına kulak bile asmadınız. Ne mutlu size.


Her seferinde anlatılanları dinledikten sonra veya dinlemeden; ya sessizce ortamdan ayrıldınız, ya “Düşünmüyorum.” dediniz, ya “Sendika ne yapıyor ki?” diye burun kıvırdınız, ya “Bütün sendikalar birleşirse üye olurum.” dediniz, ya da “Ben eskiden büyük mücadele adamıydım, ama şimdi düşünmüyorum.” deyip eski maceralar anlattınız. Bazen de sendikal mücadeleyi siyasal görüş ayrılığı boyutuna çekerek üyelik konusunu savuşturdunuz. Çok sıkıştığınızda ise, bu mücadeleyi veren insanları "sendika ağalığı" ile itham ederek aşağılarken, kendinizi yücelttiniz ve üye olmama konusunda zekice bahaneler oluşturdunuz. Tabi sendika aidatı olan 3 lira da cebinizde kaldı ve kazançlı çıktınız.


Zaten ne gerek var ki? Nasıl olsa sendika bir hak elde ettiğinde siz de faydalanıyorsunuz. Kazanılan banka promosyonlarını, kazanılan atama yolluklarını, toplu görüşmede alnına 40+40 ları, seyyanen zamları, v.s. kazanımları sendika üyesi olmadan da afiyetle yemek mümkün. Zaten bunları sendikanın kazandığı falan yok, hükümetin aklına durup duruken memuruna para vermek geliyor ve veriyor. Sendikanın açtığı davalardan, çıkan sonuçlardan sendika üyesi olmadan da faydalanabiliyorsunuz. Bütün bu kazanımların elde edilmesine vesile olan sendikaya üye diğer arkadaşlarınızdan daha zeki ve kurnaz olduğunuzu düşündüğünüzü, aslında onlardan faydalandığınızı nasılsa kimse fark etmez. Bu konular açıldığında, eğitimcilerin problemleri konuşulurken, siz herkesten daha fazla hak-hukuk diye konuşup mevcut durumdan şikayetlenirken, sendika üyesi arkadaşlarınızın yüzündeki "anlamlı tebessümü" görmezden gelirsiniz, olur biter.


Özellikle Türk Eğitim-Sen’e üye olmayı düşünmenize gerek yoktur. Çünkü sadece Türk Eğitim-Sen üyelerine özgü olan bazı avantajlara sizin hiç ihtiyacınız olmaz.


Mesela; cebinizden tek kuruş çıkmadan ferdi kaza sigortasıyla sigortalanmaya ihtiyacınız olmaz, çünkü sizin başınıza kaza gelme ihtimali yoktur.


Türk Eğitim-Sen üyelerine özgü Genel Yaşam Sigortasından dolayı para ödemediği özel hastanelere gittiğinizde, ödeyeceğiniz milyarlarca lirayı ödememeye ihtiyacınız olmaz, nasılsa siz hasta olmazsınız ve acil bile olsa özel hastaneye falan gitmezsiniz. Ailenizden de kimse hastalanmaz.


Size veya yakınlarınıza acil bir durumdan dolayı kan gerek olmaz. Türk Eğitim-Sen’in bütün Türkiye’de oluşturduğu ve mensuplarına kan temin eden Kan Bankası çok lüzumsuz bir şeydir.


Sizin mahkemeyle, idareyle hiçbir sorununuz olmaz, kesinlikle haksızlığa uğramazsınız, saldırıya uğramazsınız, size iftira atılmaz. Bu sebeple mahkemelere gitmeyeceğinizden, Türk Eğitim-Sen’in üyeleri için maaşını ödediği, davalara ücretsiz bakan anlaşmalı avukatlara da ihtiyacınız yoktur.


Disiplin kurullarında size bir ceza verilecekse, yönetmelik gereği olması gereken ve sizin hakkınızı savunmakla görevli sendika temsilcisine de hiç işiniz düşmez.


Görevde yükselme, yer değiştirme v.b. işlerde yapılan haksızlıklar size yapılmaz. Yapılırsa da siz her türlü haksızlığın bir başınıza üstesinden gelirsiniz zaten. Bu iş için mevzuat yardımına, danışabileceğiniz bir kuruma da ihtiyacınız olmaz.


Türk Eğitim-Sen kimlik kartını göstererek Türkiye’nin hemen her yerinde indirimli alışveriş yapma sizin için hiç önemli değildir. Ne olacak ki? Sizde biraz pahalı alırsınız alacaklarınızı.


Anakara’ya işiniz düştüğünde kalacak bir sendika misafirhanesine de ihtiyacınız olmaz. Zaten Ankara’ya işiniz düşmez sizin. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, sizi ağırlayacak, hastanesinden maliyesine, adliyesine, üniversitelerine kadar bütün resmi veya resmi olmayan kurumlardaki işlerinize yardımcı olacak kimseye de ihtiyacınız olmaz. Olursa da bulursunuz birilerini nasıl olsa.


Yaz tatillerinde indirimli ve taksitli tatil yapmaya da ihtiyacınız olmaz. Sosyal imkânlardan da faydalanmazsınız olur biter.


Evet, siz sendika üyesi olmamalısınız. Çünkü özellikle Türk Eğitim-Sen üyesi olursanız sayın ve sevgili Milli Eğitim Bakanımızı üzersiniz. Hani hatırladınız mı; “Öğretmenler haftada 2 gün çalışıyor, çok ücret alıyor.”, “Bu öğretmenlerin bayanları az çalıştığından, benim bürokratlarım onlarla evlenmeyi tercih ediyor.”, “400 ytl ye öğretmenlik yapacak bir sürü insan var” diyen sayın ve sevgili Bakanımız.


Siz sendika üyesi olursanız sayın Milli Eğitim Bakanımız üzülerek bazı düşüncelerinde değişiklik yapmak zorunda kalır. Çünkü sayın Bakanımız halen sendika üyesi olmayan %51 lik eğitim çalışanını ve bir de eğitim iş kolunda faaliyet gösteren sarı sendikayı, kendi fikirlerini onaylayan, destekleyen kesim olarak görüyor, yaptığı her icraatı bu mantıkla haklı buluyor, “Demek ki eğitimciler beni destekliyor.” diyor. Ayrıca değişik ortamlarda, eğitimcilerin ücretlerinden çok memnun ve zengin olduğunu söylüyor. Siz sendika üyesi olursanız, sayın Bakan icraatlarının eğitim çalışanları tarafından hoş karşılanmadığı hissine kapılacak ve üzülecek. Neden örgütleneceksiniz? Neden caydırıcı bir güç olacaksınız? Neden sendika üyesi olacaksınız ki? Hiç mi vicdanınız sızlamayacak, yazık değil mi sayın Bakanımıza?


Yukarıdaki sebepler de gösteriyor ki sendika üyesi olmak öyle çok matah bir şey değil.


O halde neymiş?

Sendika üyesi olmamak gerekmiş!

 

Mustafa KIZIKLI

Türk Eğitim-Sen

Genel Teşkilatlandırma Sekreteri

www.turkegitimsen.org.tr

Version: 
2 messages about this page
Jun 6 2007 by ihsan dağdelen
Sevgili gönül dostu. Değerli yazınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Yaqkında bütün grup arkadaşlarıma cevap vereceğim. Selam ve sevgilerimle.....  ihsan
From:  _sinanakgul52@hotmail.comReply-To:  _TurkEgitim-owner@googlegroups.comTo:  _TürkEğitim <TurkEgitim@googlegroups.com>Subject:  _[TürkEğitimGurup:8] turkegitimsen üzerindeki tartışmaDate:  _Thu, 24 May 2007 14:42:14 -0700>>değerli başkanım bana gelen mailden bu adresi buldum ve tedetdüt>etmeden kayıt oldum neden mi? çünki adında TÜRK vardı o sebebden. ve>ilk burada sizin yazıyı okudum. ama bir fark ile yazı tamamen benim>beynimi bulandırdı. ve nihayet yazan kısma geldiğimde sizi görünce>sakınleşdim.....>>ve gercekden de ben kendim için söylüyorum ben sendika da hak>mücadelesi yaparken bunu yanlız para olarak hiç bir zaman görmedim. ve>görmüyorumda çünki vatanı olmayanın parası olsa ne yazar çünki
May 24 2007 by sinanakgu...@hotmail.com
değerli başkanım bana gelen mailden bu adresi buldum ve tedetdüt
etmeden kayıt oldum neden mi? çünki adında TÜRK vardı o sebebden. ve
ilk burada sizin yazıyı okudum. ama bir fark ile yazı tamamen benim
beynimi bulandırdı. ve nihayet yazan kısma geldiğimde sizi görünce
sakınleşdim.....
Create a group - Google Groups - Google Home - Terms of Service - Privacy Policy
©2008 Google